Daktilo Sevdası

Herkese selamlar :)
Nasılsınız bakalım? Umarım keyifleriniz yerindedir.
Uzun zamandır, blogla verimle şekilde ilgilenemiyorum maalesef. Hazır vakit bulmuşken, birazcık çene çalmaya geldim.

Bahsetme fırsatı bulamadım; ama iki ay kadar önce İstanbul'a taşındım. Hayatımın en radikal kararlarından biri oldu diyebilirim. Şu sıra hayatımda rayına oturmamış, netleşmemiş epey konu var. Ama tüm belirsizliklere rağmen belirli bir rutin oturtmaya çalışıyorum.
Tüm bunların dışında...
Post yazmama asıl sebep olan şey yukarıda gördüğünüz daktilo.
Efenim ben bu güzel şeyi, ki aldığımda bu kadar güzel değildi :P, Mart ayının son haftasında aldım. Aynı olmamakla birlikte, yandaki görseldeki modele benziyordu. Renkleri tersine çevirip hayal ederseniz aldığım şeye daha yaklaşmış oluruz. Neyse mesele bu değil zaten.
Uzun zamandır daktilo almaya hevesliydim ve Instagramda birkaç hesap takip ediyordum. Arada çok şahane şeylere denk geldiğim bir hesap vardı; ama maalesef fiyatları biraz pahalıydı. Derken 'serbestbolgeb' kullanıcı adıyla bir hesaba denk geldim. Beyoğlu'nda satış yaptıkları bir dükkanları varmış. Tabii, ben o zamanlar Ankara'da olduğum için elden almak gibi bir şansım yoktu. Neyse... Bu hesabın sahibi arkadaş bana bu modelin fotoğrafını yollayıp, ilgilenip ilgilenmediğimi sordu. Dekoratif amaçlı, daha renkli bir şeyler istediğimi söylediğimde "Boyarız, sıkıntı olmaz!" diye belirtti. Eh, yıllardır istediğim şey neticede. Ben de bir heves atladım. Ödemeyi yaptım. Sözde arkadaşlar bu daktiloyu bana kırmızıya boyayıp kargolayacaklardı.
Tabi öyle olmadı...
Ödeme hesaplarına geçip, adres bilgilerini aldıktan sonra bu arkadaşlardan ses seda çıkmadı.
Sonraki süreçte DEFALARCA beyefendiye ulaşmaya çalışıp açıklama rica etsem de pek iplenmedim. Tabi kendince bahaneler sunduğu birkaç defayı es geçmeyeyim. Her seferinde mağduriyetimin giderileceğini söylediği; ama yerine getirmediği zamanlar.
Sonuç olarak benim daktiloyu alabilmek için taşınmam gerekiyormuş :)))
Haftasonu Romantik Optik'le buluştuk Taksim'de. Yer tesadüf değildi tabi ki :) Amaç gidip daktiloyu almak. Ama yalnız gitmek de yemedi :)) Pısırık mıyım nedir :)))
Sonuçta gittik dükkana. Bu arada güzel de bir dükkanmış. Keşke daha etik davranmayı başarabilseler.
Ufak bir hatırlatmadan sonra arkadaş beni tanıdı. Ama ne bir utanma belirtisi ne başka bir şey! Son derece bu duygulardan arınmış bir şahsı muhteremdi kendileri. Hatta kahve bile ikram edecekti de istemedik. Ama ettiği bir laf var ki beni benden aldı:
"Ben bu daktiloyu, şimdiye kadar kaç defa satabilirdim ama satmadım."
Hani "Allah razı olsun! Parasını ödediğim şeyi satmadığın için minnettarım!" demek gelmedi içimden. Neyse neticede aylarrrrrrr sonra daktiloya kavuşabildim.
Ama eve geldikten sonra bilin bakalım ne keşfettim. Bu daktilo bana fotoğrafı yollanan daktilo değildi. Neyse dedim artık, kader...
Ertesi gün soluğu büyükçe bir mağazanın sprey boya standında aldım. Vee işte eserim!


Bence benim gibi yeteneksiz biri için büyük başarı!
Bu da demektir ki, artık daktilo sevdamdan kurtulduk :)))


6 yorum :

  1. Yaa çok güzel olmuş, ellerine sağlık :)

    YanıtlaSil
  2. Ya daktilonuzu boyadiktan sonra çalışmasında bir sıkıntı oldu mu, bende bir tane begendim alip boyamak istiyorum ama çok kararsızım nasıl yaptığınızı tam olarak anlatabilir misiniz

    YanıtlaSil
  3. Selam nasil bukadar duzgun boyayabildiniz benim de bir daktilom var ve sprey boyayla boyamak istiyorum ama tuslara bulasip berbat olmasindan korkuyorum:(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba dış iskeleti söküp boyarsanız tuşlara bulaşmaz. Sevgiler...

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
BLOG DESIGN BY BİR OTAKUNUN DÜNYASI