Ceren Bektaş'ın Konuğuydum

Selamlar herkese...
Sanırım geçen yıl başlayan kitap maceramdan birçoklarınız haberdarsınızdır.
Yıllar yılı kitaplar konusunda kendime biçtiğim rol okurlukken; geçen yıl en büyük hayallerimden biri gerçek oldu ve yazdığım iki kitap basıldı.
Eğer bir şeyler karalıyorsanız bunun benim için ne anlam ifade ettiğini anlarsınız.
Büyük hevesle aldığım, okuduğum ve kitaplığımı süsleyen kitapların arasına kendi kitaplarımı da ekledim. İnanın benim için bu kafiydi. Hayalimdi ve gerçek oldu... Dilerim isteyen herkes başarabilir. Ardından gelenlerse hem şaşırtan hem de mutlu eden ekstralar oldu.
İzninizle becerebildiğim kadar paylaşmak isterim.

Yazmak apayrı bir paylaşım bunun her zaman farkındaydım. Ama aynı zamanda işin bireysel kısmı da. Yazdıktan sonrası apayrı bir paylaşımmış. Bunu öğreten ilk deneyimi Geçen sene Tüyap'ta yaşadım. Kitabım ilk kez okurla Tüyap İstanbul Kitap Fuarı'nda buluştu. Ve inanın ilk imza günü öyle bir heyecandı ki hâlâ detaylar flu :) Bugün bile kitapları imzalarken neler yazdım anımsayamıyorum :)
Çünkü tam bu noktada işin içine okurla buluşma kısmı giriyor ki, ciddiyim, işin en heyecanlı kısmı burasıymış. Hâlâ imza günlerine o ilk günkü heyecanla katılıyorum ve tanışıp sohbet etme fırsatı bulduğum her insan yüzümde kocaman bir gülümsemeye yol açıyor. Bunun kıymetini ve duyduğum minneti ifade edemem. O yüzden eğer bu yazıyı okuyan okurlar varsa bir kez daha teşekkür etmenin tam yeri :) İyi ki varsınız... Çünkü maceramı anlamlı kılan sizlersiniz.
Tamam konuyu çok fazla dağıttım farkındayım :) Ama şimdiye kadar blogumda bu sürece pek değinmemiştim. Aslında amaç 'Okur' oluşumu gölgede bırakmak istemeyişimdi; çünkü kalıcılığından emin olduğum tek kimlik 'Okurluk'...
Şimdi ne mi değişti? Sadece heyecanımı paylaşmak istedim.
Geçen haftasonu kısacık bir İstanbul seyehati gerçekleştirdim. Bugün TV'de yayınlanan Ceren Bektaş'la Haftasonu Programı'nın konuğuydum. İlk TV deneyimimdi ve... Hadi tahmin edin! Elbette çok çok heyecanlıydım! Ki emin olun normalde soğukkanlılığımla övünürdüm. Ama işte kazın ayağı öyle değilmiş :)
İtiraf ediyorum TV Programı fikri ilk başta beni dehşete düşürdü. Gerçi hâlâ dehşete düşürüyor :)
Sanırım biraz asosyal bir tarafım var. Neyse sonuçta bir parça gazla insan her şeyi yapabiliyormuş :) Neticede ben de programa katıldım. Yani umarım bu kamera fobimi yendiğim anlamına geliyordur ve cesaretimi toplayıp vlog çekmeye başlayabilirim :) 
Programa göz atmak isterseniz diye ekledim :) 
Her türlü eleştiri kabul edilir. 
Ve evet dikkatli bakanlar ne kadar heyecanlı olduğumu fark edebilirler :)
Sevgiyle kalın :)))

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
BLOG DESIGN BY BİR OTAKUNUN DÜNYASI