Aşk Daima Kazanır-Sandra Brown || Kitap Yorumu

Kitabın Yazarı: Sandra Brown
Orjinal Adı: Standoff
Çeviren: Mine Atafırat
Yayınevi: Epsilon Yayınları
Kitap Türü: Aşk, Macera, Polisiye
Yayınlandığı Yıl: 2004
Sayfa Sayısı:  221
ARKA KAPAK
Kırk romanı New York Times'ın 'En Çok Satanlar' listesine girmiş olan Sandra Brown, dünyada ki en sevilen aşk romanı yazarlarındandır. Kitapları otuz dile çevrilmiş olan romancının 'Bana Çiçek Gönderme' adlı kitabı, okuyucularımız tarafından beğenerek okunmuştur.
Gözükara bir televizyon muhabiri olan Tiel McCoy, Meksika'ya tatil yapmaya giderken, her an faciaya dönüşebilecek bir olayın ortasına düşer. Telefon etmek için girdiği bir benzin istasyonu kafeteryasında, iki genç sevgili tarafından rehine alınır. Kız doğum yapmak üzere olduğu halde, acımasız bir iş adamı olarak bilinen babası, inatla gençlerin birlikteliğine karşı çıkmaktadır. Oysa iki sevgili ayrılmamak için ölümü bile göze almıştır. Kafeteryadaki diğer rehineler, kasiyer kız, karavanla 'balayı'na çıkmış yaşlı bir çift, İngilizce bilmeyen iki Meksikalı ve oralarda 'Doc' diye bilinen gizemli ve yakışıklı bir kovboydur. Durumu FBI el koyar ve bütün TV kanalları, bu olaydan haber çıkarmak için mücadeleye girişirler. Tiel McCoy bu çıkmazın içinden çıkana kadar pek çok çelişki yaşayacak; birçok kez kendini televizyonculukla insani değerler arasına sıkışmış hissedecek; aşkı ve tutkuyu yeniden keşfedecektir.
 Yine ben ve yine daha evvel çıkmış ama benim geç okuduğum kitaplardan birinin yorumu...
Sizde nasıldır bilmiyorum ama benim şöyle bir takıntım var: Eğer bir yazarı beğenmişsem onun tüm kitaplarını edinip okumak isterim. Bu yazarlara Sandra Brown da dahil... Yazarın kitaplarının hepsini edinmek istiyorum ama henüz bunu başaramadım; çünkü pek çoğunun baskısı yenilenmiyor. Ben de haliyle takas sitelerinde, sahaflarda falan arıyorum. İşte bu kitabı da o şekilde edinme fırsatı buldum.
İnce olunca da geçen kafa dağıtmak için kitap arayışımda bunu seçtim.

Hemen söyleyeyim çabuk okunuyor ama pek çok açıdan eksiği olan bir roman.
Arka kapak yazısı kurgu hakkındaki her şeyi söylüyor zaten. Ona bir şey eklersem kitabı okumanıza gerek kalmaz.
Ben hemen karakterlerden ve kitabın hissettirdiğinden bahsedeyim.
Tiel ve Doc'un geçmişlerinde yaşadıkları olaylar bence güzel bir yerden yakalanmıştı ama çok hızlı geçilmişti.
Yine bu ikili arasındaki çekim-etkileşim adına her ne derseniz, rehine kaldıkları zaman aralığında üstünkörü geçilmişti. Haliyle daha sonradan yakınlaşmaları çok aceleye getirilmiş hissi yaratıyor. Ayrılıp barışma kısmı da öyle... Yani kitap için özet kelime muhtemelen ACELEYE GETİRİLMİŞ olacak. Eh, 221 sayfa düşünüldüğünde bu pek de yadırganacak bir durum olmuyor. Ama keşke kurgu daha detaylı işlenip kitaba yazık edilmeseymiş.



Baskıda bir dünya hata vardı onları da söylemeden geçemeyeceğim.
Yani bu kitap yazarın çıtasının çok çok altında kalan bir kitap oldu.
Kitaba puanım 7...
Keyifli okumalar...






Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
BLOG DESIGN BY BİR OTAKUNUN DÜNYASI