Senin Yerinde Olsaydım-Lisa Renee Jones || Kitap Yorumu

Kitabın Yazarı: Lisa Renee Jones

Orjinal Adı: If I Were You

Seri Adı: Inside Out #1
Çeviren: Hülya Bakça
Yayınevi: Arkadya Bitter Yayınları
Kitap Türü: Aşk, Yetişkin Aşk
Yayınlandığı Yıl: 2015
Sayfa Sayısı: 336
ARKA KAPAK

Bu sayfalar, bir kadının yasaklı dünyasına açılan gizemli bir kapı. Kapının ardında ise sıradan birinin asla hayal edemeyeceği bir dünya saklı; acının zevkle, korkunun aşkla karıştığı bir dünya. Tutkunun önüne ne gelirse yakıp küle çevirdiği o ilkel ateşin ve aşkın en saf hali gizli bu satırlarda. Ne duyarsan duy ya da ne görürsen gör devam edebilecek, bana hazzın ve acının en büyüklerini yaşatan gizemli adamın kim olduğunu çözebilecek kadar cesur musun? Benim yerimde olsaydın, cevabın ne olurdu?
Sıradan bir lise öğretmeni olan Sara McMillan'ın cevabı evetti. Ta ki bir rastlantı sonucu okuduğu o günlükteki kayıp kadını bulmaya çalışırken, git gide hiç tanımadığı o kadına benzediğini, onun hayatını yaşamaya başladığını fark edene kadar. Rebecca'yı içine çekip yutan, parlak ışıklarla dolu sanat dünyası, Sara'ya boyun eğecek miydi? Yoksa onun da sonu bu ateşli, gizemli ama bir o kadar da tehlikeli adamın kollarında mı gelecekti?
Kimdi bu adam? Peki, ya ben kimdim? Korku, nasıl böyle baştan çıkarıcı olabilirdi?
Öğrenmeye hazır mısın?
(Tanıtım Bülteninden)
Tekrar selamlar,
Bugün hazır fırsat bulmuşken çok beğenerek okuduğum kitapların yorumlarını paylaşayım istedim.
Bu kitaplardan biri de şüphesiz Senin Yerinde Olsaydım oldu. Kitap nasıl başladı nasıl bitti anlamadım desem yeri. Hele sonu... O konudaki serzenişlerime postun sonunda yer vereceğim :)

Sara'nın hayatı arkadaşının onun evinde unuttuğu bir günlükle değişiyor. Kimliği belirsiz bir adamla, tutkulu ve gizemli bir ilişki yaşayan Rebecca'ya ait olan bu günlük genç kadının ilgisini çekmekle kalmıyor, içten içe Rebecca'ya bir yakınlık hissetmesine sebep oluyor.
Arkadaşı da sevgilisiyle aniden evlenmeye karar verip Paris'e gidince Rebecca'nın eşyaları ve günlüğü Sara'ya kalıyor. Kızımız da böylelikle Rebecca'yı bulup eşyalarını ona vermeyi kendine görev ediniyor.
Sanat eğitimi almış olmasına rağmen öğretmenlik yapan ve yaşadığı hayat hayallerindekiyle örtüşmeyen kızımız, böylelikle kendini şehrin en ünlü galerilerinden birinde geçici bir işe başlamış buluyor. Böylelikle hayatına galeri yöneticisi Mark ve ünlü ressam Chris giriyor.
Daha galeriden adım atar atmaz karşısına çıkan bu iki adamın da böyle gizemli kalan ve merak uyandıran yönleri var. Sara'nın aklında özellikle Mark için günlükte bahsi geçen adamın o olup olmadığı sorusu var. Chris'e gelince... O kızımızın çekimine karşı koyamadığı esrarengiz ressamımız :)
Ki bu noktada bir parantez açarsam, Chris de baskın, dediğim dedik bir tip. Ve Sara'yı görür görmez kafayı takıyor. İkili birbirine yakınlaşırken Sara hem yeni girdiği bu sanat dünyasına alışmaya çalışıyor, hem Chris'le aralarında olanı anlamlandırmayı deniyor hem de Rebecca gizemini çözmeye çalışıyor.
İp uçları bulduğunu sansa da aslında çok da bir yol aldığını söyleyemem.
Ve kitap öyle bir yerde bitiyor ki 'N'olur ikinci kitap çabucak çıksın!!!' dedim. Nasıl burada biter? dedirtiyor resmen... Ki bağımlı seri kitap okumanın en kötü yanı da bu olsa gerek.
Ve tekrarlıyorum nolur nolur ikinci kitap çabuk çıksın :)

Yazarın dilimize çevrilen ilk kitabı... Ama dili o kadar akıcı ki kendini çabucak okutuyor. Bir de kitabın içine gömülmüş gizem merak unsurunu baştan sona sıcak tutuyor. Yani kitap erotik bir romanstan beklediğinizden fazlasını veriyor.
Erotik kısmı ise bana sorarsanız dozundaydı ve okurken rahatsız etmiyor.



Gördüğünüz üzere kitabın yurtdışı kapakları böyle...
Türkiye görseli hem sade hem de etkileyici. Tipik bir Arkadya klasiği olan püsküllü ayracıyla ve kaliteli baskısıyla okuru hayal kırıklığına uğratmıyor. 

Çeviriye değinecek olursam ben son derece başarılı buldum.
Bu arada Arkadya'nın redakte ve minimum hata konusunda en başarılı yayıncılardan biri olduğunu da söylemeden geçemeyeceğim. Son okuduğum kitaptaki hayal kırıklığından sonra buna değinmeden edemedim :)

Bu arada bu seri baya kalabalıkmış, ben de Goodreads'ın yalancısıyım :)
Yan serisiyle beraber baya kitap var. Umarım çabuk çabuk çevrilip, hızla yayınlanırlar :)
Sonuç olarak kitaba puanım 9...
Keyifli okumalarınız olsun :)









4 yorum :

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
BLOG DESIGN BY BİR OTAKUNUN DÜNYASI