Deniz Kızları ile Okuma Etkinlikleri || Gece ile Şafak-Fatma Erdek || Kitap Yorumu

Kitabın Yazarı: Fatma Erdek

Yayınevi: Ephesus Yayınları
Kitap Türü: Günümüz Aşk, Dram
Yayınlandığı Yıl: 2015
Sayfa Sayısı: 523
ARKA KAPAK

Karanlıkta bile gören gözdü yürek. Bir kez bağlandığında, iz sürüyordu. Onlar sevgiyi de, acıyı da birlikte yaşamışlardı. Büyüklerin dünyasında kötülüğün kurbanı olmuş, kaderin savurduğu farklı yönlerde kaybolmuşlardı.
Yıllar geçmiş, yaşamlar değişmiş, dile getirilemeyen acılar karanlıklarda hapsolmuştu. Ancak bir gerçek vardı ki; aynı ateşte yanan yürekler, biraz örselenmiş, biraz olgunlaşmış olsa da, birbirini tanıyordu.
Fakat hayat bu kez onlara farklı roller çizmişti. Gece, intikam ateşiyle yanan bir kadın… Şafak, sevdiği kadını korumak için kendinden vazgeçmeye hazır bir erkek… Gerçeği ararken, aşkın ve tutkunun esiri olan iki yürek…
Bir yanda dar, çıkmaz sokaklar, birbirine yaslanmış gecekondular, benzer yazgılar, yüzler, insanlar…

Diğer yanda karanlığa sahte ışıklar yakan sazlı sözlü mekânlar, suçlar, suçlular, hem sefil, hem de göz alıcı hayatlar…
Tehlikenin koynunda, sırlarla çevrili derin bir AŞK hikâyesi okumaya hazır mısınız?
(Tanıtım Bülteninden)
Selamlar herkese :)) Umarım keyifli bir güne uyanmışsınızdır...
Yoğun bir iş temposunun arasında bir güncük bir resmi tatil nasıl da mutlu ediyor insanı tahmin edersiniz. Ben de sabah erkenden bu mutlulukla başladım güne. Ve pek tabii yeni etkinliğimizin heyecanıyla da!
Malumunuz bir süre önce başlattığımız okuma etkinliklerini artık Deniz Kızları adıyla yapıyoruz. Taklitlerimizden sakının demeden geçmiyoruz :P
İşin esprisi bir yana, yine keyifli mi keyifli, kaliteli bir kalemle geldik. 
Bu sefer ki konuğumuz benim çok sevdiğim, gıpta ettiğim, duruşunu her daim takdir ettiğim, mükemmel bir yüreğe sahip, usta bir kalem. Sevgili Fatma Erdek!


Ve onun en son bebeği Gece ile Şafak...
İtiraf ediyorum yazarın bende yeri başkadır. Hem insan olarak, hem de yazar olarak... Ve her kitabı, istisnasız, son sayfasını kapattığımda beğeniyle kitaplığımdaki baş köşeyi alır. Yine bu ritüel bozulmadı, şükür ki bozulmadı.
Hemen kitaptan bahsedeyim sizlere...
Gece, yıldızı parlayan, güzeller güzeli bir şarkıcı... Kitap da tam bu noktada başlıyor işte. Gece, yeraltı dünyasının karanlık isimlerinden biri olan Ayhan Çakır'la görüşmede... Ve o görüşmenin sonunda da adamın en gözde mekanı ÇakırKeyif'te assolist!
Gece öyle bir kadın ki... Nasıl anlatsam? Öncelikle çok güzel bir kadın; ama onu essiz kılan üzerinde taşıdığı büyü bana sorarsanız. Bakanı tekrar bakmaya sevk eden bir dişiliği, karşısında bıraktığı etkiden emin bir özgüveni var kızımızın. Ve tabi görünenin dışında, saplantı haline getirdiği bir de amacı...
Gece mekanın sahnesine ilk kez adım attığında, mekandaki tüm erkeklerin dışında özellikle etkilediği iki kişi var: Biri mekan sahibi Ayhan Çakır, diğeriyse Şafak...
Şafak kim mi? Görünürde ÇakırKeyif'in işletmecisi, Çakır'ın adamı. Sonra Gece'nin koruması... Ama esasta... İşte bu noktayı tabi ki de söylemeyeceğim :)

Öyle bir kurgu ki herkesin kendince bir hesabı, bir planı var. Atılan adımların ardında incelikle tasarlanmış, hesaplar... Kimisininki yıllanmış, kişisel bir hesap, kimisininki hırs, kimisininkiyse görev... Ama değişmeyen bir şey var ki bu insanların yolları bir yerde çakışıyor.
O yolsa tek bir adama çıkarıyor herkesi. Hayalet'e... Tuncay Demirhanlı'ya...
Demirhanlı Gece'nin adını ilk duyduğunda, her zamanki haliyle pek de ciddiye almıyor. Ama onu sahnede gördüğünde... İşte Demirhanlı'nın dünyasının merkezi tam da o an değişiyor...
Bu noktadan sonra söyleyeceğim her şey, spoilerin dozunu kaçırmak olur ki bunu yapmak istemiyorum. Kitabı okurken keşfetmelisiniz detayları.
Ama yazarın incelikle işlediği 1986 Flashbacklerini atlayamayacağım.
İstanbul'un kenar mahallelerinden birindeki bir avuç insancığın hayatlarının nasıl da bir tek domino taşıyla tarumar olduğunu öyle güzel, öyle etkiliyici anlatmış ki yazar. İlk gençlik aşkıyla hayatının hatasına yol alan Ceylan, ömrünü evlatlarına adamış Leyla, Hikmet, genç yaşında ömrü yiten Mahur... Ve tüm o çaresizliğin iki seyircisi ve kurbanı Karaca ve Toprak... İki minik yürek...
1986'da yaşananlar, günümüzde olanların sırrı aslında. Her bir satır Gece'nin nedenlerine tutulan ışık...

Demem o ki bu kitabı muhakkak okuyun. Yazar sıradan gibi görünen bir olayı nasıl da ustalıkla anlatacağını size de kanıtlasın.
Fatma Erdek kitaplarıyla tanışmadıysanız çok gecikmişsiniz benden söylemesi :)
Etkinliğimiz dahilinde Facebook sayfa çekişimiz var katılmayı unutmayın :) TIKK


1 yorum :

  1. Herkes Fatma Erdek'in kitaplarının çok iyi olduğunu söylüyor.bende Gece ile şafak'ı aldım ve çok merak ediyorum.Umarım bayık bir aşk hikayesi çıkmaz.
    Blogunu takipteyim canım bana da beklerim
    http://beyazbegonvil.blogspot.com.tr/

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
BLOG DESIGN BY BİR OTAKUNUN DÜNYASI