Kör Talih-Müjde Aklanoğlu || Kitap Yorumu

Kitabın Yazarı: Müjde Aklanoğlu

Seri Adı: Talih Serisi #1
Yayınevi: Parola Yayınları
Kitap Türü: Romantik Komedi, Aşk
Yayınlandığı Yıl: 2014
Sayfa Sayısı: 720
ARKA KAPAK

Büyük holdinglerin karizmatik başkanı, sınırsız servetin despot sahibi: Arda Mertoğlu! Topluma mal olmuş eşsiz bir Ceo, kadınların yüreğine taht kurmuş pervasız bir kral, çalışanlarının iyilik timsali sert görünümlü müsamahasız patronu...
Ama işler hiç ummadığı anda tersine döndü! Ufacık bir kız; es kaza hayatına sürpriz bir giriş yaptı, yaşamının tüm merkezine bir kraliçe idamesinde izinsizce oturarak, yüreğindeki yasak toprakları savaşmadan teslim aldı. Ve tüm dengeler altüst olurken, terazinin kantarı kaçtı. Evet, Arda patavatsız oldu, Hazal düşünceli…
Arda milyarla banyo yapıyordu; Hazal babası para vermezse meteliğe kurşun değil, kurusıkı bile atamıyordu. Asiydi ama gurursuz değil… Tamam, mahalle arası, edep yuvası, her çetrefilli işin olduğu arka mahalle bir ortamda büyümüş, ünlüleri televizyonda görüp, beyaz atlı prensle ilgili hayaller bile kurmamıştı. Keza asosyal hayatında, masalların gerçekleşmeyeceğini bilen ender genç kızlardandı.
Okulunun birincisi, babasının şamar oğlanı, abisinin bezelye beyinlisi, annesinin biricik kuzusu, ailenin dil yumağı, asi bebeciği…
Çirkin ördek yavrusu: Hazal…
O, daracık kaderin çemberinden inadına geçmek isteyince, isteklerinin arasında sıkışıp kalarak, Kör bir Talih'e denk geldi!
(Tanıtım Bülteninden)

Hazır fuar öncesi dönüşüm Türk yazarlardan biriyle olsun :)

Kör Talih daha kapak tasarımını gördüğüm ilk an göz kırpan bir kitap oldu. Tür de romantik komedi olunca okunmadan geçilmezdi. Öncelikle belirteyim yazarın okuduğum ilk kitabı Kör Talih.
Detaylar hakkında konuşmadan kitap ve karakterlerden bahsedeyim:
Aylarca emek verip didindiğiniz projenin arkadaşlarınızdan biri tarafından çalındığını ve kendi projesi gibi teslim edildiğini düşünün. Üstelik dersin hocasını da aksine inandıramadığınızı! Bir de fevri tepkiler veren, sinirli biriyseniz... Hah işte siz kendinizi hayal edemediyseniz tüm bu saydıklarımı barındıran Hazal'ı getirin gözünüzün önüne. Kendisi 21 olduğunu iddia etse de 20 yaşında, zeki, akıllı, ama az biraz patavatsız, fevri, sinirli ve huysuz bir genç kız. Biraz evvel söylediğim bahtsız durumu yaşamış, sahilde oturmuş sayıp dökerken yanında oturan adamın bacağına dokunmasıyla tacize uğradığını zannediyor. Ama bilmediği, duyduğundaysa inanmadığı bir detay var: Tacizci sandığı adamın -Arda'nın- gözleri görmüyor!
Kopan tüm yaygaranın ardından Hazal Arda'yla bir kez daha karşılaşıp yine ufak çaplı bir kriz yaşadıklarında beklemediği bir teklifle karşılaşıyor: Arda genç kıza kişisel asistanı olmasını teklif ediyor.
Bu mesafeli ama kibar genç adamın teklifini başta pek akıl karı bulmasa da kabul ediyor Hazal ve asıl hikaye de tam buradan sonra başlıyor!
Konu hakkında daha fazla detay vermeyeyim okursanız siz kendiniz keşfedin.
Ben sadece şu kadarını söylemek istiyorum. Çok güzel bir yerden yakalamış konuyu yazar ve kurgu merak uyandırıcı. Benim açımdan kitabı eleştireceğim tek nokta çok fazla eski sözcük kullanılmasıydı. Buna neden takıldım derseniz hemen açıklayayım. Okuduğum duygusal yönü ağır olan bir kitap olsaydı sözcük seçimi bu denli takılmazdı gözüme. Ama bahsi geçen bir romantik komedi olduğunda bu tür seçimlerin okumayı yavaşlattığını düşünüyorum.

Bir diğer noktaysa elbette kitabın sonu! Allah'ım o nasıl bir sondu!!!
Yani ikinci kitap basılmış olsa vakit kaybetmeden başlardım. Çünkü kitabın giriş kısmında anlatılan sahne tamamen muallakta. Kitap öyle bir yerde bitiyor ki yok artık dedirtiyor.

Ufak tefek dizgi hatalarının sonraki baskılarda düzeltileceğini umuyorum.
Yazarın ve kitabın yolu açık olsun <3
Keyifli okumalar :)




2 yorum :

  1. Ay çok merak ettim kiiii. Ama bi dakika,Arda kör mü? Yoksa bunu mecazi anlamda mı söyledin. Bu yeri pek anlamadım. Hemen almam lazıııım. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet evet bildiğimiz görme engelli :)

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
BLOG DESIGN BY BİR OTAKUNUN DÜNYASI