Öksüzler Treni-Christina Baker Kline || Kitap Yorumu

Kitabın Yazarı: Christina Baker Kline
Orjinal Adı: Orphan Train
Çeviren:  Duygu Parsadan
Yayınevi: Arkadya Yayınları
Kitap Türü:  Dram,Aile,Aşk
Yayınlandığı Yıl: 2014
Sayfa Sayısı: 368
ARKA KAPAK
Bazen içinizdeki çocuk geçmişinizde hapsolur ve siz o çocuğu kurtarmak için tüm umutlara sımsıkı sarılırsınız…
Binlerce çocuk düşünün, ya ailesini hiç tanımamış ya da ailesini kaybetmiş. Kimsesiz çocukları düşünün, gülen gözleriyle size bakan. Tek istedikleri sıcak bir yuvayken, tek umutları ise onları bilinmeyen geleceklerine taşıyan Öksüzler Treni'dir.
1929 yılı Amerika'sında Vivian Daly de o trende yolculuk eden çocuklardan sadece biridir. Küçük yaşta hayatın zorluklarıyla karşılaşan Vivian, bir şekilde kaderine yön vermek zorundadır. Bunu gerçekleştirme gücünü de ona nereden geldiğini hatırlatan aile yadigârı kolyesinde bulacaktır…
On yedi yaşındaki Molly Ayer, son şansını da tüketmek üzere olduğunun farkındadır. Ona bakmakla yükümlü olan aileyle arası iyice açılan Molly'nin tek şansı, kamu hizmeti adına doksan bir yaşındaki yaşlı bir kadının çatı katını temizlemeye bağlıdır. Molly bu işi gönülsüzce yapacak olsa da aslında o yaşlı kadınla ne kadar çok ortak yönleri olduğunu yaşayarak öğrenecek ve geçmişte hapsolan ruhlarını özgür bırakma yollarını onunla birlikte keşfedecektir.
Öksüzler Treni ikinci şansları, beklenmedik dostlukları ve bizi kim olduğumuzu keşfetmekten alıkoyan sırları barındıran muhteşem bir roman.
"Sürükleyici… Bir eve ait olma hissini arayan iki kadının yürek burkan hikâyesi."
-Publishers Weekly-
(Tanıtım Bülteninden)

Uzun zamandır bu denli etkilendiğim bir roman okumuş muydum emin değilim. O kadar güzeldi ki ayraçsız okudum :)

Hemen konusundan bahsedeyim biraz.
Molly 17 yaşında koruyucu aile sistemine dahil bir öksüz. Babasını kaybetmiş genç kızımızın annesi bir uyuşturucu bağımlısı ve Molly'nin emanet edildiği koruyucu ailelerden başka kimsesi yok.
O kadar çok aile ve ortam değiştirmek zorunda kalmış ki bir süre sonra kendini korumak zorunda hissediyor kendini. Bu koruma tamamen manevi anlamda bir zırh. Gotik bir kişiliğe bürünerek çevresindekilerin ondan bir parça çekinmelerini sağlayarak kendi özel alanını oluşturuyor kızımız.
Ta ki Jack o sınırları umursamayana kadar...
Tüm bu çabanın sonucunda kızımız başına açtığı bir bela sonucu 50 saatlik bir kamu görevi cezasına çarptırılıyor.  Ve Jack'in önerisiyle cezasını 91 yaşındaki Vivian'ın çatı katını temizleyerek tamamlamaya karar veriyor.

Vivan ise çok başka bir boyutu kitabın. Kitabımız çift zamanlı ilerlerken Vivian'ın çocukluğuna da tanık oluyor ve onun, Molly'nin zannettiği gibi keyifli bir çocukluk geçirmediğini anlıyoruz. Ama size şu kadarını söyleyeyim çok etkileyici ve buruk bir çocukluk Vivian'ınki.

1929 ve 2011 yıllarında çift zamanlı anlatımla sürüp giden kitap kesinlikle ve kesinlikle zevkli bir okuma süreci geçirtiyor okuyana.


Arkadya'nın orijinal kapak tercih etmeyişini öyle bir memnuniyetle karşıladım ki anlatamam. 
Tipik bir Arkadya kapağı gibi yine okurun gönlünü çalan bir tasarım olmuş. Ve konuyla da alakalı.
Çeviri yine Arkadya kitaplarından tanıdığımız Duygu Parsadan'a ait. 
Göze batan, rahatsız eden bir yanı yoktu.
Kitaba tek eleştirim Molly'nin akıbetinin belirsiz olması :)
Puanım 9...
Keyifli okumalar :)




Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
BLOG DESIGN BY BİR OTAKUNUN DÜNYASI