RKBT 1. Gün || Sadece Seni Sevdiğimi Söylemek İçin Aramıştım-Eda Tuzcalı || Kitap Yorumu ve Çekiliş

Kitabın Yazarı: Eda Tuzcalı
Yayınevi: Altın Bilek Yayınları
Kitap Türü: Romantik Komedi, Günümüz Aşk
Yayınlandığı Yıl: 2014
Sayfa Sayısı: 431
ARKA KAPAK
"Öpmeye doyamayacağım bir kadınla karşılaşmadım."
Su, tez konusu olarak bir telekız olmayı seçti; tanımadığı erkeklerle 6 ay boyunca telefonla konuştu, onların dertlerini dinledi, yol gösterdi, fantezileriyle onları mutlu etti. Konuştuğu erkeklerin kimisi kendine çok güvenliydi. Ama içlerinden birisi (Mert), hiç konuşmuyor sadece Su'nun sesini dinliyordu…
Birkaç konuşmadan sonra; Mert utangaçlığını yavaş yavaş üstünden atmaya başladı, kendinden bahsediyordu; Su ise kuralları gereği kendisi ve hayatı hakkında hiçbir ipucu vermiyor; tıpkı bir telekız gibi davranıyordu…
Gün geçtikçe Mert, hiç görmediği bu genç kadına tutkuyla bağlandı. Onu görmek, ellerini tutmak, teninde ellerini dolaştırmak, kokusunu hissetmek istiyordu… Ama Su, sadece bir oyunun içindeydi; bu gerçek değildi…
Mert'in son sözü ise şuydu: SADECE SENİ SEVDİĞİMİ SÖYLEMEK İÇİN ARAMIŞTIM…
O günden sonra, Su'ya artık ulaşamaz oldu…
Peki ya kader onlara bir şans daha verse, bu kez sesleri değil; gözleri buluşsa, birbirlerini tanırlar mıydı?
"Aynı gökyüzünü paylaşmadığımızı biliyorsun değil mi?"
"Sana kendi gökyüzümü göstermeyi isterdim."
(Tanıtım Bülteninden)

Günaydınlar herkese :)
Uzun süredir heyecanla beklediğim Sadace Seni Sevdiğimi Söylemek İçin Aramıştım Turu'nun ilk günü bugün ve bir heves yoruma geldim. Lafı çok fazla uzatmadan hemen kitaptan bahsedeyim sizlere:


Eğer spoiler vermeden kitaptan konuşmam istense size arka kapaktan başka bir şey söylememem gerekirdi; çünkü cidden konuyu çok güzel ve net bir şekilde özetleyen bir kapak yazısı olmuş.
Kitabımız tam da bu konu etrafında dönüyor:
Tezi için gözünü karartıp tele kız olmaya karar veren Sude - nam-ı diğer Su- ve sessiz telefonlarının sahibi Mert.
Birbirinden oldukça farklı bu iki karakter ying-yang gibiler. Birbirini hiç görmeden ilginç bir tanışmaya imza atan ikilimiz birbirlerine aşık olduklarında önlerinde pek de bir seçenekleri yok aslında. Mert'ten gelen 'Sadece Seni Sevdiğimi Söylemek İçin Aramıştım' repliğinin barındıran son telefon konuşmasında kendilerini öyle bir çıkmazda buluyorlar ki bu Sude'nin tez çalışmasının sonu oluyor ve irtibatları kesiliyor.
Ama malumunuz kaderin onlar için bambaşka planları var. Yazar da bize bu süreci anlatıyor işte.

Öncelikle hemen söylüyorum: Hani aşina olduğumuz egosu tavan yapmış, kıroluğun sınırlarında gezinen, astığım astık kestiğim kestik erkek karakterler var ya... İşte onları unutun!
Mert bu karakterlerin hiç birine uzaktan yakından benzemiyor. Hani 'saçınızın ucu kırılsa kendine dert edecek adamlar' tabiri var ya; işte tam da öyle bir adam Mert.

Bir kere merhametli... Kendine güvensiz belki ama asla ezik değil. Ve her şeyden önce çok güzel seven bir adam. Ah ah... Neyse tamam sustum. Bu ahlamaları kitabı okuyacak olanlara bırakıyorum :)

Diğer yandan Sude... Mert'in tam aksine özgüveni tavan yapmak deyimini bile anlamsız bırakacak kadar uç sınırlarda gezinen, tabir yerindeyse karşı cinsi parmağının ucunda oynatan bir hatun kişi.
Hani aşina olduğumuz erkek karakterler dedim ya, bir nevi onların bayan versiyonu kızımız :)
Yazar bence tam da bu noktada güzel bir ironi yapmış :)

Ve yan karakterler!!! Hangi birinden bahsedeyim!
Şirin(!) ikizlerimiz Hakan-Ceylin'den mi, Deniz'den mi, Ela'dan mı yoksa Miray'dan mı :) Bir de Kaan var ama ondan bahsetmemeyi tercih ediyorum, zira kendisine epey kızgınım :)))
Ama size şu kadarını söyleyeyim kalabalık ve birbirinden renkli karakterlerle bezeli bir arkadaş grubunun sağlayacağı tüm eğlence kitapta mevcut. Sude'nin çatlak annesini de unutmamam lazım pek tabi :)

Benim aslında o kadar çok konuşasım var ki kitapla ilgili ne desem spoiler olacak. O yüzden çok dikkat etmeye çalışıyorum yoruma. Bıraksanız tüm kitabı anlatacağım çünkü. Ki sanırım arada bir kaç tane spoiler vermiş de olabilirim :P  Kusuruma bakmayın artık :)

Kitaptan bahsetmişken hemen benim Sude ve Mert'le tanışmama değineyim: Benim karakterlerle, daha doğrusu yazarla tanışmam kitabın öncesine denk gelir. Evvela Eda Abla'yla tanıştık ve ardından o kadar çok Sude-Mert konulu muhabbetin ve geyiğin arasında kaldım ki fransız kalmaktan usanıp SSSSİA'yı okudum. Henüz final yapmamıştı hikaye. Neyse efenim yani tanışıklığımız burdan :P İyi ki  de tanışmışız :)))

Ne çok konuştum :) Biraz da kitabın göze takılan eksiklerinden bahsedip elveda diyeyim en iyisi :)
Öncelikle şunu söyleyeyim: Kitabın yayınevine gönderilen taslağını da okumuş biri olarak şunu net bir şekilde söyleyebilirim ki kitapta çok bir değişiklik yoktu. Bu anlamda editoryal manada yapılan çalışmayı yetersiz bulduğumu belirtmeliyim.

Yazara tek eleştirim de konuşma geçişlerinde olacak. Umarım ikinci baskıda hem onlar hem de redaktedeki eksikler giderilir.

Velhasıl-ı kelam kitaba puanım 8...
Keyifli okumalarınız olsun :)

Ve çekilişimize katılmayı unutmayın !!!

a Rafflecopter giveaway
Bol şanslar :)




Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
BLOG DESIGN BY BİR OTAKUNUN DÜNYASI