Burcu Demet ile Söyleşi

Merhabalar herkese :)
Uzun zaman önce sözünü aldığım bir söyleşiyle daha geldim. 
Bugünki konuğum Sahra'nın güzel yazarı Burcu Demet.
Kitabın ikinci baskısının heyecanını yaşadığı şu günlerde biraz Sahra'dan ve pek tabi ondan bahsettik. Lafı daha fazla uzatmadan sizleri sorularla ve yazarın cevaplarıyla baş başa bırakıyorum :)

  • Nihayet Sahra'dan konuşma fırsatı yaratabildik :) Öncelikle vakit ayırdığın ve beni kırmadığın için çok teşekkür ediyorum. Hemen söyleşilerin klişe sorusuyla başlayalım: Burcu Demet kimdir? Nasıl bir kadındır? Neler yapmaktan hoşlanır?
Merhabalar, öncelikle sana teşekkür etmek istiyorum eminim ki keyifli bir söyleşi olacak. Burcu Demet kimdir sorusuna cevap vermek inan benim için çok zor. Kendimi anlatmakta çok başarılı değilim açıkçası. İnsanı tanımlayan şey ne? Yaşıyorum nefes alıyorum, her sabah güzel olmasını umduğum bir güne uyanıyorum. Kimlik bilgilerimi sorsan, 1979 yılında bir gün, sabahın kör vakti zavallı anneciğimi hastane yollarına düşürmüşüm. Babamın görev yapmakta olduğu Diyarbakır’da doğdum. Sonrasında kısa bir Van macerası ve ilk ve ortaöğrenim hayatımı tamamladığım Trabzon yılları… Üniversite Ankara ve yine biraz dolaştıktan sonra Ege’nin incisi İzmir’deyim şimdi.

Son dönem iş kazaları nedeni ile sıklıkla duyduğumuz ve yeni yeni öğrenmeye başladığımız İş Sağlığı ve Güvenliği konusunun İş Sağlığı kısmında iş yeri hekimliği yapıyorum. Elbette yanı sıra yazıyorum… Yazıyorum.

Evliyim ve gelecek soruyu tahmin ederek başından söylüyorum, karakterlerim hayattan olsa da hiçbiri ben değilim ve hiçbiri eşim değil. Buradan evli olduğumu anlamışsınızdır zaten. Çocuk mu? O yolda.
  • Bebek haberi beni hala gülümseten bir haber :) Bir kez daha tebrik ediyorum :) Peki ne oldu da yazmaya karar verdin? Ne vesile oldu buna? Ve ilk yazdığın taslak hangisiydi?
Twilight’ı okudum, kızdım. Bir kadın yazarın bu denli silik ve zayıf bir kadın karakter yaratması çok dokundu bana. Dolayısıyla ilk roman taslağım bir fantastik kurguydu. İhtimaller… Yerinin ayrı olduğunu söylemeliyim.

  • Zayıf kadın karakterler :) Sanırım bu konuda en son ağzını açması gereken kişi benim :) Peki Twilight ve pek tabi ilk taslak demişken, yeri de gelmişken hemen forum yazarlığından bahsedelim. Neticede bizim tanışmamıza vesile de oldu forumlar? Tüm o sürecin ve ortamın hem avantajı hem de dezavantajı olduğunu biliyorum. Kendi açından bahsetmek ister misin tüm bunlar ve o süreçten?
Forumlar… Çok başka olduğunu söylemeliyim öncelikle. Oralarda çok iyi yazarlarla tanışma fırsatım oldu. Bir önceki soruda ilk taslağımdan bahsetmiştim. O dönem Twilight’ın son romanı yayımlanmamıştı ve onu araştırırken benim gibi amatör yazarların olduğunu fark ettim. Çok yakında romanı baskıya girecek olan sevgili dostum Özge Erkin’in taslağına denk geldim ve onu okurken bir de baktım müdavim olmuşum. Sevgili Özge’nin ısrar ve destekleriyle İhtimalleri yayımlamaya başladım. Gerisi geldi.

Forum ortamının tek dezavantajı daha kapalı bir ortam olması idi. Yine de hareketli zamanlarını çok özlediğimi belirtmeliyim. Her ne kadar wattpadde de çok değerli insanlarla karşılaşmış da olsam, forumlardaki aile ortamı farkıydı. Okuryazar ilişkisi değil, yazan kişi ve dostları arasında kurulmuş sıcak bir ilişki vardı ve yapıcı eleştiriler de gelirdi. 
  • Forumların en büyük artısı o dostlar zaten :) Birkaç yıl öncesinin sessiz sakin yazar
    forumlarının yerini son zamanların popüler platformu Wattpad aldı. Biraz da oradan bahsetmek ister misin?
Wattpad çok geniş ve kabul etmek gerekirse yapı olarak daha profesyonel bir ortam. Ancak geniş bir platform olmasından dolayı çoğu zaman gerekten olgunlaşmış, roman karakteri kazanmış, karakter ve konusu, kurgusu oturmuş kitapları bulman zorlaşıyor.

  • Tüm bunların haricinde SAHRA... Tamamlanmış pek çok romanın olduğunu biliyorum. Neden öncelik Sahra'nın oldu? 
Sahra… Yeri özel olduğu için sanırım. Karakteri çok özümsediğimi de eklemeliyim. Hemen her kitabımda bir boy gösterir. 

  • Ve basım sürecini sormak istiyorum. Senin için nasıl bir tecrübeydi bu süreç?
İnan çok rahattı. Daha önce de bu amaçla başvurularım olmuş ama sonunu getirmemiştim. Hepsinden olumlu cevap almış olmama rağmen nedense olmadı. Kısmet şimdiyeymiş. Sanırım benim de olgunlaşmam gerekiyordu.

  • Kitap ismini kahramanı Sahra'dan alıyor malum. Sana Sahra'yı kısaca tanımla desem nasıl anlatırdın onu? Çünkü kitabın ilk kısımlarında zayıf bir kadın portresi çiziyor olsa da Sahra'nın çok güçlü bir kadın olduğunu okuyan herkes fark edecektir. Sahra'yla ne anlatmayı amaçladın esas olarak?
Benim ana karakterim her zaman kadındır aslında.
Romanın başında çizdiği zayıf kadın karakterinde dahi ne istediğini bilen, peşine giden, yılmayan o güçlü yapıyı görebilirsiniz. Başlarda zayıf görünüyor, çünkü onu erkek anlatıyor, aslında bu kadar basit.

Sahra, bir büyüme öyküsü… Yalnızlığı, ipleri eline alışı ve hayat denen oyunda durun bakalım yönetmen benim diyecek konuma gelişi… 

  • Tam bu noktada Mirza demezsem olmaz. Ki ah Mirza, ah! En büyük yanılgısına önce kendini inandırmış, okuyanı kendine bol bol kızdıracak ama sonra Sahra'yla beraber herkesin gönlünü alacak Mirza... Onu biraz yazarından dinlemek istiyorum.
Mirza her ne kadar çok sevilmiş olsa da başlarda bencil bir karakter. Hırslı, öfkeli… Sevdikçe büyüyor, büyüdükçe sevmeyi öğreniyor. Karşısındaki kadın güçlendikçe güçleniyor. Başka ne denebilir ki Mirza için.

  • İnan Mirza ancak bu kadar güzel özetlenebilirdi. Peki ya kitap kapağı... Seveni de çok oldu eleştireni de. İkinci baskıya yeni bir tasarımla gitti
    kitap ama değişmeyen bir ayrıntısı var o da kapak kızının sırtındaki dövme. Aynı dövme detayı sayfa tasarımlarında da karşımızda. Peki ne bu dövmenin sırrı?
Açıkçası eleştirilere gülümsüyorum sadece. Romanı okuyan herkes o dövmeyi anlayacak ve kapağın aslında Sahra’yı ne kadar yansıttığını görecektir. Dövme, Sahra’nın tenine işlenen dönüm noktası… Dövme, Sahra ve Mirza’nın ortak yazılmış kaderi, aşk bağı.

Kitapta o kadar önemli bir yeri var ki, olmazsa olmazdı açıkçası. Zaten kitabı okumuş olan kimseden bu konuyla ilgili eleştiri almadım.
  • İkinci baskı demişken... Kitap güzel bir başarı yakaladı öncelikle tebrik ediyorum. Bu sana ne hissettiriyor?

Mutlu ve şaşkınım. Açıkçası bu kadar hızlı tükenmesini beklemiyordum. Sevilmek çok güzel bir şey… Kabul etmek gerekiyor ki ilk baskının bu denli hızlı tükenmesinin sebebi, forumlardaki ve wattpaddeki dostlarımın desteği ve sevgisi…

Bundan sonrası ise kitabın kendisine ve gelecek olan yorumlara bağlı. Hatta yeri gelmişken küçük bir sır vereyim, okuyanların yorumlarını dört gözle bekliyorum.
  • Hemen gelecek kitap diyorum fırsattan istifade :) Verecek güzel haberlerin vardır umarım :)
Bu konuda susuyor ve gülümsüyorum. İkinci kitap için görüşmelerimiz var, hazırlıklar başladı. Hangisi olduğu ise bir sır. İmzası atılmadan bunun duyurusunu yapmak okuyanlar inde benim içinde hayal kırıklığı olacaktır diye düşünüyorum. 
  • Son olarak okuyuculara ne söylemek istersin?
Okuyuculara söylemek istediğim o kadar çok şey var ki… Ama bir tanesini, en yürekten geleni söyleyeceğim. Her biriniz, iyi ki varsınız. Teşekkürler.Belki çok klişe olacak ama onlar olmasaydı şu anda bu söyleşiyi yapıyor olmazdık.


6 yorum :

  1. Teşekkürler güzel bir söyleşi olmuş.

    YanıtlaSil
  2. Çok güzel olmuş, yazara da size de teşekkürler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beğendiysen ne mutlu bana :) Ben zaten keyif alarak yapıyorum, her halimden bellidir :)

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
BLOG DESIGN BY BİR OTAKUNUN DÜNYASI