Kırık Çember || The Broken Circle Breakdown



Film Adı: Kırık Çember
Orijinal Adı: The Broken Circle Breakdown
Yönetmen: Felix Van Groeningen
Oyuncular: Veerle Baetens, Johan Heldenbergh, Nell Cattrysse
Tür: Dram
IMDB Puanı: 7.6





Aslına bakarsanız pek film izleyen bir tip değilim, genelde okumayı tercih ediyorum(Gerçi şu ara onu da tercih edemiyorum ya neyse) Ama bu gece bir değişiklik yapıp The Broken Circle Breakdown'u izledim. Hemen söyleyeyim aranızda izlemeyeniniz varsa hemen izlesin bu filmi.
Birbirlerinden oldukça farklı iki insanın aşkı değil sadece anlatılan. Kayıpların ardından asla aynı insan olarak devam edilemeyeceğinin ispatı gibi bu film. 
Didier ve Elise altı yaşındaki kızları Mabelle'yi kanserden kaybettikten sonra zor bir süreçle karşı karşıya kalırlar. Ateist olan Didier'le kızının ölümünden sonra inancından başka tutunacak bir şeyi kalmayan Elise'in arası her geçen gün daha fazla açılır. Çiftin birbirinden hızla uzaklaşışını izletirken diğer yandan yas sürecini ve kaybedilen bir evladın ardından hiçbir şeyin aynı kalmayışını sorgulatmış yönetmen.

Aslına bakarsanız kaybetmenin her türlüsü için pay biçilebilir... İster madden ister manen birini kaybedin asla eski siz olarak devam edemiyorsunuz yolunuza. Bir parçanızı da gidenle uğurlayıp dönüşüyorsunuz... Sizden geriye kalan çoğu kez sizi bile memnun etmeye yetmiyor. Sanırım eksile eksile yaşamak dedikleri tam da bu...

Tahmin edersiniz ki filmde etkileyici epey sahne vardı; ama en çok etkilendiklerimden biri buydu. Küçücük bir çocuğun camın ne olduğunu bilmediği için ölen bir kuştan kendi ölümüne pay biçişiydi bu sahne... O yaştaki bir çocuğa ölümün ne olduğunu nasıl anlatabilirsiniz ki? Çoğu kez kendimize bile bu tanımı yapmaya yanaşmazken üstelik hangi kelimelerle gözünün içine baktığımız bir çocuğa ölümü anlatabiliriz? 
Peki bir anneye evladının artık olmadığı nasıl anlatılır?
Kanser zaten öyle zor bir hastalık ki... Mücadele süreci fazlasıyla çetin... Ama ya izlediğiniz evladınızsa? Düşüncesi bile kabus gibi değil mi?
Üstelik kayıplardan sonrası da ayrı sancılı bir süreç. İnsanların pek çoğunun yitirilenleri çabucak unutabilmek gibi bir gayeleri var. İsimlerin anılmasına bile tahammülleri yok çoğu kez. Hiç olmamış gibi yapmak daha kolay sanırım... Tabii becerebiliyorsan... 
Ne diyeyim ki, umarım Rabbim böyle acılarla sınamaz bizleri...
Neyse lafı çok uzattım farkındayım :) Hemen müzik diyeyim de konu tatlıya bağlansın :)

Filmde çok güzel şarkılar vardı. Karakterlerin müzisyen olmalarının etkisi büyük tabi bunda. Soundtrack için TIKLAYIN

Country müzik seviyorsanız şarkılara bayılacaksınız :)
Benim en çok beğendiğim If I Needed You oldu.
Merak ederseniz diye onu da paylaşayım :)



Gece gece yine çok konuştum :) 
Keyifle kalın efendim...


2 yorum :

  1. Okurken bile içimde bi burukluk oldu izleyebilceğimi sanmıyorum kolay kolay etkisinden çıkamıyorum sonra :/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sen bilirsin ama tavsiye ederim. Çok fazla acıtasyon yapmamışlar tadında bir dram. Aralarda da çiftin nasıl tanıştığına falan dönüş yapıyor. Güzel bir filmdi

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
BLOG DESIGN BY BİR OTAKUNUN DÜNYASI