Aşk Neye Dönüşür?


Dünden beri sarıp sarıp aynı videoyu seyrediyorum. Arada böyle tek bir şarkıya, tek bir söze takıldığım olur benim. O dönemlerden biri sanırım :) Neyse efendim vaktiniz olursa yukarıdaki videoyu izleyin... Sadece şarkıyı dinlemeyin ama izleyin de... Levent Yüksel'in bakışlarını yakalayın... Araya serpiştirilmiş o sözcüklerin derin anlamlarını keşfedin yanı sıra.
“İkimizde nasıl bir sınavdan geçtik bilmiyorum ama biz, iki genç insan evliliğimiz boyunca birbirimizin amansız hastalıklarının bekçileri olduk. Tüm derdimiz birbirimizi iyileştirmek oldu. Belkide bu yüzden kadın erkek savaşlarına hiç vaktimiz olmadı. Belkide yine o yüzden o benim artık dostum.”

Bitmiş veya bitmemiş bir şeyler değil bu cümleyi etkileyici kılan; tüm yaşanmışlığın ardından 'O artık dost' diyebilmek mühim olan sanki. Gerçi ben neden hâlâ hayatta olan, kendi seçimlerini yaşayan iki insanın ilişkisi üzerine bir şeyler yazma ihtiyacı duydum emin olamıyorum :) Hata ediyorsam affola... Ama etkilendim ne yapayım :)
-Hoşgeldin
-Hoşbulduk
-Biz böyle birbirimize baktık böyle yataklarda biliyorsun değil mi?
-Evet, şimdi bu durum nedir? Ben seni iyileştirmiştim ondan sonra bırakmıştın beni
-Yok yok, ben iyiyim de... Masuscuktan yapıyoruz...
Bakın bakalım sizi de etkileyecek mi yoksa bende bir tuhaflık mı var:)
Bir söyleşisinde söyle demiş Sertap Erener:
''Ama ilişkiden korkmaya başlıyorsun. 'Acaba benden iğreniyor mudur?' diye düşünmeye başlıyorsun. O benim için çocuktu. O da benim için çok şeyler kaybetti. Ve bir baktık ki, birbirimizin doktoru, hemşiresi, her şeyi olmuşuz. Ama kadın-erkek ilişkisinde, sekste tükenmişiz. Bunu böyle yürütürsek birbirimize saygımızı yitireceğimizi anladık. Diğer yandan kendimizi beslememiz lazım, birilerinden hoşlanabilirdik çünkü. '''Birbirimizi özgür bırakalımilişkimiz nasılsa bitmeyecek bu kadar çok şey yaşadıktan sonra' dedik ve her ikimiz de rahatlıkla başka hayatlara başlayabileceğimize karar verdik.''
Çocuğum gibi demiş Levent Yüksel için... Birini bu denli kıymetli kılan beraber yaşanan ve baş edilen acı mı? Yoksa ne yaşandığının anlamı yok da hissedilen kafi mi? Sonuçta dönüşmüş ama yok olmamış bir sevgi var ortada belli ki... Çağımızın amansız salgınının aksine sevgiyi tüketmemişler. 
Tam bu noktada şunu sorguluyorum:
Belli ki aşk dediğimiz dönüşüyor... Kimi zaman nefrete, kimi zaman dostluğa, yeri geliyor özleme, acı da olsa bazen hiçliğe... Sanırım insanı da değerli kılan sonunda sevgiyi neye dönüştürdüğü...
Yani diyeceğim böyle zamanlarda birlikte olduğumuz için ben Sertap'a baktığımda direkt o kötü anlar geliyor aklıma canım benim diyorum gerçekten öyle. Aşktan daha yüce bir duygudan söz ediyorum ben.
Aşktan daha yüce bir duygu... Aynen katılıyorum Levent Yüksel'e... Onlara imrensem mi üzülsem mi bilemedim, karar da veremedim. Ama yüreğime dokundular... Of yahu napcaz benim şu iflah olmaz romantikliğimi bilmiyorum :) Belli ki ben bu şarkıyı bir süre daha dinleyeceğim :)

Levent Yüksel'in  Ayşe Arman'a verdiği röportaja göz atmak isterseniz buyrun...

4 yorum :

  1. Merhaba,
    sizi sevgili arkadaşım yazar Sema Bekmez Hanımın tavsiyesi üzerine ekledim. Çok etkileyici, çok doyurucu bir yazı olmuş. Emeğinize sağlık. Ben de beklerim.
    Sevgiyle, mutlu kalın.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhabalar, teşekkürler zarif düşünceleriniz için :)

      Sil
  2. İflah olmaz bir romantiksin evet
    Ama bu kez bana da dokundu.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. offf vurma yüzüme ben zaten biliyorum :D

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
BLOG DESIGN BY BİR OTAKUNUN DÜNYASI