Sınırları Zorlamak-Katie McGarry || Kitap Yorumu



Kitabın Yazarı: Katie McGarry

Orjinal Adı: Pushing the Limits
Seri Adı: Pushing the Limits #1
Çeviren: Tuğçe Nida Sevin
Yayınevi: Aspendos Yayınları
Kitap Türü: Günümüz Aşk, Yeni Yetişkin
Yayınlandığı Yıl: 2014
Sayfa Sayısı: 416
ARKA KAPAK 

Birbirleri için çok yanlış… ve bir o kadar da doğrular.
Echo Emerson'ın, sporcu sevgilisi olan popüler bir kızdan, hakkında dedikodular dönen, kollarında 'tuhaf' yaralar olan dışlanmış bir kıza dönüştüğü akşam neler olduğuna dair kimsenin bir fikri yoktur. Echo bile o korkunç akşama dair tüm olanları hatırlayamıyordur. Tek bildiği, her şeyin tekrardan normale dönmesini istediği.
Oldukça yakışıklı ve siyah deri ceketli çapkın ama yalnız Noah Hutchins, şaşırtıcı anlayışıyla hayatına girdiğinde Echo'nun dünyası asla hayal edemeyeceği bir biçimde değişir. Oysa ortak hiçbir noktaları olmaması gerekirdi. İkisinin de tuttuğu sırları düşünürsek, beraber olmaları oldukça imkânsızdı.
Fakat aralarındaki çekim bir türlü geçmek bilmez. Echo, sınırları daha ne kadar zorlayabileceklerini ve ona sevmeyi yeniden öğretebilecek tek bir adam için neleri göze alabileceğini kendisine sormak durumunda kalır.
(Tanıtım Bülteninden)
Kitabı bitireli birkaç saat ancak oldu; ama tam olarak ne yazsam bilemiyorum. Öncelikle etkilendim hemen belirteyim. Yeni Yetişkin kategorisindeki kitaplara hep bir parça önyargıyla başlıyorum ben. Her ne kadar peş peşe okuduğum üç kitap da bu türde olsa da ön yargımı inkar etmiyorum :)
Hemen kitaptan bahsedeyim sizlere:

Noah ve Echo Çocuk Koruma Hizmetleri dahilinde terapi almak zorunda olan iki lise son sınıf öğrencisi. Echo kollarındaki yaralara ve hafızasının bir kısmını kaybetmesine neden olan olayı hatırlamak ve bu travmayı atlatmak zorundayken; Noah koruyucu aileye verilen kardeşleriyle yeniden görüşebilmek için terapilere devam etmek zorundadır. Başlangıçta ikisi için de zorunlu ve isteksiz olan terapiler zaman geçtikçe hayatlarındaki hasır altı ettikleri şeylerle yüzleşmelerini sağlar. Yeni terapistlerinin bu gelişmelerdeki katkısı yadsınamaz bir gerçek tabi... Ve elbette birbirleri üzerindeki etkileri...

Aslında iki yaralı ruhun kendi karanlıklarında birbirlerine tutunup el yordamıyla çıkışı bulmalarının hikayesi bu kitap. Karakterlerin yaşları itibariyle new adult türüne dahil edilse de kurgu ve karakterlerle işlenen dram kitabı sıradan olmaktan çıkarıyor. Yazarın üslubunun da son derece sürükleyci olduğunu belirtmem lazım. Sık olarak karşılaştığımız iki karakterin bakış açılarına sırasıyla yer verilmişti ve kitap karakter bakış açısından anlatılmıştı.
Echo'nun ağabeyini kaybettikten sonra yasını tam anlamıyla yaşamasına fırsat kalmadan yaşadığı travma; Noah'ın ailesini kaybettikten sonra yanına verildiği talihsiz koruyucu aile tecrübeleri... Üstüne kardeşlerini de neredeyse kaybetmesi...
İkisinin de hayatları hiç kolay değil ve 'normal' olabilmeyi dileseler de öyle olamayacaklarının farkındalar.
Spoiler vermek istemiyordum ama kitap hakkında konuşmazsam çatlarım. O yüzden bundan sonrasında SPOİLER VAR. Lütfen bunu bilerek okumaya devam edin ya da okumayın :)

Noah'ın kaybı öylesine sarsıcıydı ki... Düşünsenize anne ve babanızı trajik bir yangında kaybediyorsunuz, kardeşlerinizi kıl payı kurtarıyorsunuz; ama buna sevinemeden kendinizi ayrılmış ve rezil koruyucu ailelerin yanında buluyorsunuz. Üstelik o denli kötü tecrübeler ediniyorsunuz ki kardeşlerinizin de benzer ailelerde olup olmadığı endişesiyle yaşıyorsunuz. Üzerinize yapışmış bir 'Kötü Çocuk' etiketi var ve zamanla siz de buna inanıp öyle davranmaya başlıyorsunuz.
Kitabın başından beri Noah'ın kötü çocuk tablosu beni ikna etmedi, son derece düşünceli bir karakter yaratmıştı yazar. Üstelik kardeşleriyle buluştuğu pek çok kısımda kendimi ağlarken buldum itiraf edeyim. Öyle bir yere bağladı ki yazar bu trajediyi hem sevindim hem de Noah'ın dışlanmışlığı dokundu bana.

Diğer yandna Echo... Hayatta değerli olduğunu hissettiren tek varlığını, abisini kaybetmek onun için hiç kolay değilken, üvey annesiyle, baskıcı babasıyla ve bipolar annesinin hayatını enkaza çevirişiyle baş etmek zorunda. Kollarındaki yaraları saklamak, sorgulayıcı bakışlara katlanmak zorunda... Normal olmayı dilerken asla olamayacağını biliyor aslında.
Hayatını mahveden o akşamın detaylarını anımsadıkça Echo'ya üzülmeden edemedim. Birilerinin önceliği olamamak kadar yaralayıcı başka ne vardır bilemiyorum. Hiçkimsenin öncelik listesinde ilk sıraya oturamamak, hayatta hiç kimseye tam manasıyla güvenememek... Hep sevilmek için birilerinin gözlerinin içine bakmak... Nevroz bu noktada başlıyor sanırım :)
Neyse lafı çok fazla dolandırmayayım. Yazar iki karakterin de incinmişliğini çok iyi aktarmıştı. Ve SPOİLER BİTTİ arkadaşlar rahatlayın :)

Üstelik tüm hikayeyi naif bir çizgide anlatmayı sürdürmüştü yazarımız. Elbette karakterlerimizin yakınlaştığı bölümler var ama dozunda ve göze batmıyorlar.

Gördüğünüz üzere bunlar yurtdışı edisyonların kapakları. Ben Türkiye kapağını beğenmedim işin açığı keşke orijinal kapaklardan birini kullansalarmış özellikle 4 numaradaki kapağı beğendim. 

Hemen çevirisinden de bahsedeyim. Artık neredeyse alışmış olduğum Aspendos'un kötü çevirilerinin aksine bu kitabın çevirisi son derece güzeldi. Şaşırmadım desem yalan :) Ama tabi bu sevindirici bir şaşkınlık :)

Bu arada son olarak serinin diğer kitaplarından bahsedeyim:
Pushing the Limits Serisi
  • Pushing the Limits (Sınırları Zorlamak) #1
  • Crossing the Line  #1.1
  • Breaking the Rules  #1.5
  • Dare You To (Pushing the Limits, #2)
  • Crash into You (Pushing the Limits, #3)
  • Take Me On (Pushing the Limits, #4)
Kitaba puanım 9 ...
Keyifli okumalarınız olsun :)



Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
BLOG DESIGN BY BİR OTAKUNUN DÜNYASI