RKBT 4. Gün || Ölüm Oyunu-Kaushun Takami || Kitap Yorumu

Kitabın Yazarı: Kaushun Takami
Orjinal Adı: Battle Royale

Çeviren: Müge Kocaman Özçelik

Yayınevi: Pegasus Yayınları
Kitap Türü: Gerilim, Distopya
Yayınlandığı Yıl: 2014
Sayfa Sayısı: 624
ARKA KAPAK 

Varoluş ile vicdanın mücadelesi: Bir adaya hapsedilmiş 21 kız ve 21 erkek öğrenci.
Şiddet dolu, kâbus gibi bir oyun.
Onlarca silah, psikolojik bir savaş ve tek bir kazanan…
Totaliter Büyük Doğu Asya Cumhuriyeti, halkı baskı altında tutmak için her sene acımasız bir askerî program düzenlemektedir. Bu doğrultuda ıssız bir adaya götürülen lise öğrencilerine rastgele silahlar verilmekte ve kuralları çiğnediklerinde patlayan tasmalarla, geriye tek kişi kalana kadar birbirleriyle mücadele etmeleri beklenmektedir…
Modern Japon edebiyatının klasikleşmiş eserlerinden sayılan ve aman vermez günümüz dünyasında hayatta kalmanın anlamına dair çok güçlü bir alegori olan Ölüm Oyunu, şiddet kavramını baş döndürücü bir gerilimle işliyor.
"Ölüm Oyunu, delicesine keyifli ve dehşet dolu bir nükte. Belki de başlı başına delicedir."
-Stephen King-
"Otomatik Portakal'daki şiddet, Sineklerin Tanrısı'ndaki insan doğasıyla birleşiyor;
kalbi dayanmayacaklar okumasın."
-Publishers Weekly-
(Tanıtım Bülteninden)
Ölüm Oyunu Turu'nun son gününden herkese merhabalar.
Kitap yorumu yazmam lazım ama elim gitmiyor ne yalan söyleyeyim. Tek kelime edesim gelmiyor. Acılarımız bu denli tazeyken rutinime dönemiyorum, dönmek de istemiyorum. Soma da diğerleri gibi çabucak unutulsun istemiyorum. O yüzden tur görevimi geçiştirmiş gibi olsam da arkadaşlarımdan ve sizlerden özür diliyorum. Ama inanın defalarca bu postu silip silip tekrar yazdım ama olmadı. Hepinizin affına sığınıyorum. Detaylı bilgi edinmek isterseniz diğer arkadaşların postlarına bakmanızı öneririm.
Diktatörlükle yönetilen Büyük Asya Devleti'nde her yıl seçilen bir sınıf Ölüm Oyunu adı verilen bir oyunu
oynamak zorunda bırakılıyor. Amaç gençler üzerinde diktatörün baskısını daim kılmak ve bir nevi sindirme politikası. Ki malumunuz korku en büyük sindirme aracıdır... Çok uzağa gitmeye de distopya okumaya da gerek yok, gözümüzün önünde ülkemiz gerçeği var !!!

O seneki malum talihliler(!) de Şiroiva Lisesi 1/B sınıfı. Okul gezisi diye çıktıkları yolculukta gözlerini boşaltılmış bir adadaki sınıfta açarlar. Boyunlarında patlayıcı olan tasmalar ve başlarında bir eğitmenle...
Öğrencilere oyunun kuralları anlatılır ve 3 gün içinde tek bir galip kalana kadar birbirlerini öldürmeleri istenir.

Fark etmişsinizdir ki kurgu  Açlık Oyunları'na son derece benzer. İşin ironik yanıysa aslında tam tersinin geçerli oluşu. Ölüm Oyunu Açlık Oyunları'ndan çok daha evvel yazılmış bir kitap. Üstelik birbirlerinden ayrıldıkları noktalar da var. Açlık Oyunları'nda oyunlar görsel bir şölene dönüştürülmüşken Ölüm Oyunu onun aksine çok daha kanlı ve gerilimi yüksek bir kitaptı. Hatta babamın izlemeye bayıldığı benim ise dayanamadığım Japon filmlerini anımsattı bana. Belli ki adamlar kanlı sahneleri seviyorlar.

Diğer yandan kitapta bahsedilen 21 kız ve 21 erkek ismini aklımda tutmaya çalışmak tam bir eziyetti. Hatta başlarda isimleri kavrayacağım diye kitaba odaklanamadım. Onca gayretimin sonucu ne peki; birkaç isimden başkası yine de kalmadı aklımda.

Neyse efendim lafı fazla uzatmayayım. Distopya ve gerilim sevenlere tavsiye edebileceğim bir kitap Ölüm Oyunu. Benim kitaba puanım 9...

Çekilişe katılıp şansınızı denemek isterseniz :

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
BLOG DESIGN BY BİR OTAKUNUN DÜNYASI