RKBT 2. Gün || Süper Güvercin-Ester Gerritsen || Yorum ve Çekiliş

Kitabın Yazarı: Ester Gerritsen
Orjinal Adı: Super Duif

Çeviren: Filiz Yarlıbucak Salman

Yayınevi: Trend Yayınevi

Kitap Türü: Roman, Psikolojik kurgu
Yayınlandığı Yıl: 2014
Sayfa Sayısı: 160
ARKA KAPAK
Kim olduğunuzu ilk ne zaman anladınız?
Büyümek hepimiz için çok zordu. Ancak Bonnie için büyürken normal davranmak zorunda olmak daha da zor!
Özel bir yeteneğiniz olsa ve herkesin bunu göremeyecek kadar kör olduğunu anlasanız, ne yapardınız?
On iki yaşındaki Bonnie'nin dilinden yetişkinlerin dünyasında bir 'Süper Güvercin' olmanın zorluğunu okurken, içinizdeki çocuğu ne zaman dinlemekten vazgeçtiğinizi fark edeceksiniz...
(Tanıtım Bülteninden)
Turumuzun ikinci gününde hepinize merhaba :) Evvela kitabın ön okumasına göz atmak isterseniz sizleri BÖYLE alayım.
Süper Güvercin benim Trend Yayınevi'nden okuduğum ilk kitaptı. Tür olarak farklı bir kitap olduğunu hemen belirteyim. Son sayfasına kadar neyle karşılaşacağınızı bilemiyorsunuz.
Bonnie 13 yaşında bir çocuk... Aslında tahmin edebileceğiniz gibi ergenlik döneminin başında, çocuk kalmakla yetişkin olmak arasında bocalayan bir karakter. Evde yaş ortalamaları diğer anne babalarınkinden biraz büyük iki ebeveynle yalnız hisseden, yaşıtları arasında da epeyce izole olmuş bir kız. Süper Güvercin ise okuyucunun Bonnie'nin zihninde giriştiği bir serüven. Karakter ağzından anlatılan, okumayı soru işaretleriyle devam ettiren bir kitap.

Dürüst olmak gerekirse ilk 60 sayfa epey ağır bir tempoda ilerledi kitap. Yazarın karakterin yaşadığı çevreyi ve insanların içinde kendini ne kadar tuhaf hissettiğini veriş tarzı bir parça sıkıcıydı. Daha sonra Bonnie'nin bir güvercine dönüştüğünü iddia ediş süreciyle işler biraz daha ilginç bir hal almaya başladı. Bir noktadan sonraysa, ki bu kitabın son 50 sayfası kadar bir bölüm, yazarın kurguyu bağladığı yer ve vermek istediği mesaj hoşuma gitti. Bu yaş grubu çocuğa sahip olan insanlara farklı bir bakış sunabilir bu kitap.
Bonnie kesinlikle 'normal' bir ergen değildi. Yazarın okuyucuya sunmaya çalıştığı psikolojik çerçeve ilginçti.

Yazarın dili son derece sadeydi. Kaldı ki olay örgüsünü 13 yaşında bir çocuğun gözünden yansıttığı için bu anlaşılır bir durum. Ama son sayfalara doğru bazı kelimelerde ek fazlalıklarının neden olduğu anlatım bozuklukları vardı. Çeviriyi bu anlamda biraz sıkıntılı bulduğumu söylemeliyim. 

Tur takvimini tekrar hatırlatmamda fayda var sanırım :)
Turun 4. gününde tekrar görüşürüz :)
Çekilişe katılmayı unutmayın :)

a Rafflecopter giveaway

4 yorum :

  1. Çeviri hataları insanı kitaptan soğutuyor yaaa, neyse ki bununki sonlardaymış :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. aynen, nefret ediyorum kötü çeviri okumaktan. Bununki fena değildi ama sonlara doğru vardı birkaç hata. Gerçi yorumda da dedim ya kurgu biraz değişikti

      Sil
  2. merhaba Fulya Atak olarak takipçinim
    https://www.facebook.com/permalink.php?story_fbid=1401075233508152&id=100008170654885&stream_ref=10
    sevgiler fulyaergulec@gmail.com

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Fulya Hanım çekilişimiz Rafflecopter üzerinden gerçekleşiyor :)

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
BLOG DESIGN BY BİR OTAKUNUN DÜNYASI