Cennet Gibi (Smythe-Smith Quartet #1 )-Julia Quinn || Kitap Yorumu

Kitabın Yazarı: Julia Quinn

Orjinal Adı: Just Like Heaven
Seri Adı: Smythe-Smith Quartet #1
Çeviren:  Nil Bosna
Yayınevi: Epsilon Yayınları
Kitap Türü:  Tarihi Aşk
Yayınlandığı Yıl: 2014
Sayfa Sayısı: 368
ARKA KAPAK
Bazen yalnızca arkadaş olmak yetmez, âşık da olursun.
Honoria Smythe-Smith:
A) Berbat keman çalıyor
B) Çocukken ona takılan 'Böcek' isminden dolayı hâlâ kırgın
C) Ağabeyinin en iyi arkadaşına KESİNLİKLE âşık değil
D) Hepsi
Marcus Holroyd:
A) Chatteris Kontu
B) Üzücü şekilde ayağını burkmaya eğilimli
C) En iyi arkadaşının kız kardeşine KESİNLİKLE âşık değil
D) Hepsi
İkisi beraber:
A) Bolca çikolatalı pasta yiyorlar
B) Korkunç bir hastalığı ve dünyanın en kötü müzik gösterisini atlatıyorlar
C) Çaresizce birbirlerine âşık oluyorlar
D) Hepsi
Bu bir JULIA QUINN kitabı, bu yüzden cevapları biliyorsunuz değil mi?
(Tanıtım Bülteninden)
Sınav dönemi bana bir şey  oluyor buna iyice emin oldum. Hayır okumamam gerektiğini bildikçe daha çok okuyorum ya kendime bir şey demiyorum, sözün bittiği yerdeyim :)
Neyse efendim gördüğünüz üzere Julia Quinn'in Cennet Gibi'si bir solukta okundu ve de bitti :) İyi ki de okundu...

Bir Umut Daha-Nora Roberts || Kitap Yorumu



Kitabın Yazarı: Nora Roberts
Orjinal Adı: The Perfect Hope

Seri Adı: Inn BoonsBoro Serisi #3

Çeviren: Deniz Güçlü
Yayınevi: Epsilon Yayınları
Kitap Türü: Günümüz Aşk, Aile
Yayınlandığı Yıl: 2014
Sayfa Sayısı: 392
ARKA KAPAK 
New York Times çoksatan yazarı Nora Roberts, sizi yaşadıkları kasabada sıcacık bir otel inşa eden Montgomery kardeşlerle -Beckett, Ryder ve Owen- son bir maceraya davet ediyor. Ryder fiziksel açıdan güçlü, duygusal açıdansa pek de yumuşak olmayan bir adamdır ve Montgomery kardeşlerin en anlaşılmaz olanıdır. Güler yüzlü ya da pek de sıcakkanlı olmasa da alet kemerini taktığında onun çekici görünüşüne hiçbir kadın karşı koyamaz. Tabii BoonsBoro Oteli'nin yöneticisi Hope Beaumont hariç…
Bir zamanlar D.C.'de lüks bir otelin yöneticisi olan Hope, heyecana ve gösterişe alışkın olsa da küçük kasaba hayatına hızla uyum sağlar. Şu anda tam da istediği yerdedir ama aynısını aşk hayatı için söylemek pek de mümkün değildir. Bir türlü aklından çıkmayan Ryder ise onu hem sinir etmekte hem de heyecanlandırmaktadır. Aralarındaki bu gerilim yeni yıl kutlamalarında tatlı bir öpücükle son bulur. Hope'u takip eden tatsız geçmişi karşısına çıktığında, onu bu çaresiz durumundan kurtaran kişi yine Ryder olacaktır. Titiz ve çalışkan otel yöneticisinin o kadar da kusursuz olmadığını görmek Ryder'ın duygularını harekete geçirecek, genç adam Hope'un tam da kendisine uygun olduğunu fark edecektir…
(Tanıtım Bülteninden)
Kitabı bitireli neredeyse iki gün olacak bir türlü elim yorum yazmaya gitmedi. Bir parça tembellikten diyelim bir parça can sıkıntısından erteledikçe erteledim. Tabi bunda kitapta aradığı bulamamış olmamın da etkisi olabilir :)

RKBT 2. Gün || Sürgün-RaShelle Workman || Kitap Yorumu ve Çekiliş



Kitabın Yazarı: RaShelle Workman
Orjinal Adı: Exiled
Seri Adı: Immortal Essence #1
Çeviren: Aksu Büyükatlı
Yayınevi: Elf Yayınları
Kitap Türü: Fantastik Bilim Kurgu, Yeni Yetişkin
Yayınlandığı Yıl: 2014
Sayfa Sayısı: 387
ARKA KAPAK 
Ayrı dünyalardan geliyorlardı.
Şans, onları bir araya getirdi.
Tek kurtuluşları ise aşktı.
Uzaylı Prenses dünyaya sürgün edilmişti. Gezegenine geri dönmek için bir haftası vardı, yoksa ölecekti. Tek kurtuluşu ise dünyalı bir çocuğun ruh eşini bulmasını sağlamaktı. Yani, çok basit işti...
(Tanıtım Bülteninden)

Turun 3. gününden herkese selamlar :)
Malumunuz bu kez Elf Yayınları'ndan çıkan Sürgün kitabını konuk ediyoruz. Bir süredir fantastik kitap okumamış bana değişiklik yapmak açısından Sürgün çok iyi denk geldi :) Gerçi her ne kadar fantastik bilim kurgu olsa da diğer yandan bu bir new adult kitabı, bu anlamda okuduğum son dört kitapla bir nevi aynı çizgide sayılır. Neyse efendim lafı uzatmadan kitaptan bahsedeyim sizlere birazcık :)

Mayıs'ta Kitaplığıma Eklenenler...

Herkese selamlar :)
Mayısın başında bir süre alışveriş postu girmeyeceğim diyen insan benim, evet :) Yani şimdi kem küm edip bahanelerimi sıralayasım var ama postun devamında göreceğiniz üzere hangi birine bahane bulayım :) Abarttım yine farkındayım :)

Kendime verdiğim sözü bozuşum hep Kitapyurdu'nun yüzünden ve tabii bir de Parodi'nin...
Aylarca Benimle Kal'ın çıkmasını bekle bekle helak oldum. Ha çıktı, ha çıkacak diye diye marttan beri bekletiyorlardı bizi. Nihayet bu ay çıktı. Sonra bir de Kitapyurdu'nun ilk 100 kitap kampanyasına denk gelince elim durmadı tabi, sepete bu 5 kitap eklendi. Son Pişmanlık'tan sonra A.L. Jackson kitaplarını okuyacağım demiştim malum. Kalbimin Sahibi böylece okunacaklar listeme dahi olmuştu. Bir tane daha Jackson kitabım var o postun devamında :)

Sınırları Zorlamak-Katie McGarry || Kitap Yorumu



Kitabın Yazarı: Katie McGarry

Orjinal Adı: Pushing the Limits
Seri Adı: Pushing the Limits #1
Çeviren: Tuğçe Nida Sevin
Yayınevi: Aspendos Yayınları
Kitap Türü: Günümüz Aşk, Yeni Yetişkin
Yayınlandığı Yıl: 2014
Sayfa Sayısı: 416
ARKA KAPAK 

Birbirleri için çok yanlış… ve bir o kadar da doğrular.
Echo Emerson'ın, sporcu sevgilisi olan popüler bir kızdan, hakkında dedikodular dönen, kollarında 'tuhaf' yaralar olan dışlanmış bir kıza dönüştüğü akşam neler olduğuna dair kimsenin bir fikri yoktur. Echo bile o korkunç akşama dair tüm olanları hatırlayamıyordur. Tek bildiği, her şeyin tekrardan normale dönmesini istediği.
Oldukça yakışıklı ve siyah deri ceketli çapkın ama yalnız Noah Hutchins, şaşırtıcı anlayışıyla hayatına girdiğinde Echo'nun dünyası asla hayal edemeyeceği bir biçimde değişir. Oysa ortak hiçbir noktaları olmaması gerekirdi. İkisinin de tuttuğu sırları düşünürsek, beraber olmaları oldukça imkânsızdı.
Fakat aralarındaki çekim bir türlü geçmek bilmez. Echo, sınırları daha ne kadar zorlayabileceklerini ve ona sevmeyi yeniden öğretebilecek tek bir adam için neleri göze alabileceğini kendisine sormak durumunda kalır.
(Tanıtım Bülteninden)
Kitabı bitireli birkaç saat ancak oldu; ama tam olarak ne yazsam bilemiyorum. Öncelikle etkilendim hemen belirteyim. Yeni Yetişkin kategorisindeki kitaplara hep bir parça önyargıyla başlıyorum ben. Her ne kadar peş peşe okuduğum üç kitap da bu türde olsa da ön yargımı inkar etmiyorum :)
Hemen kitaptan bahsedeyim sizlere:

Sevecek Biri-Addison Moore || Kitap Yorumu


Kitabın Yazarı: Addison Moore
Orjinal Adı: Someone to Love
Seri Adı: Someone to Love #1
Çeviren: Arzu Ayas
Yayınevi: Aspendos Yayınları
Kitap Türü: Günümüz Aşk, Yeni Yetişkin
Yayınlandığı Yıl: 2014
Sayfa Sayısı: 336
ARKA KAPAK
Aşka inanmayan iki kişi hayal edebileceklerinin ötesinde mükemmel bir ilişkiyle delicesine âşık olursa ne olur? Tren enkazı. Yirmi yaşındaki Kendall Jordan, ülkenin bir ucundan Garrison Üniversitesine nakil olduğunda, aradığı son şey, tek gecelik bir ilişkidir. Maalesef muhteşem Cruise Elton'ın istediği de tam budur.Kendall, aşkın uzun sürmeyen bir yanılsama olduğunu fark edeli çok olmuştur ve Cruise da onunla hemfikirdir. Ancak yine de içten içe Cruise'u yalnızca kendisi için isteyince Kendall, 'avcıyı avlamak' için rastgele bir plana kalkışır ve Garrison Üniversitesinin zamparası Cruise'dan, ona kendisinin dişi versiyonu olmasını öğretmesini ister.
Gerçek duygular ortaya çıkmaya başlayınca, başladıkları oyun karmaşık bir hâl alır. Birbirlerinde sevecek birini keşfetmeye başlamalarıyla, Kendall'la Cruise, kendilerini aşk adına bildikleri her şeyi sorgularken bulurlar.(Tanıtım Bülteninden)

Şu sıra Aspendos kitaplarından gidiyorum... Okuduğum ilk Aspendos kitabı Kaç Benimle'ydi ve ne yazık ki güzel bir başlangıç olmamıştı. Hemen ardından Son Pişmanlık'la fikrim değişti. Onu Yaralı izledi ki o da fena bir kitap değildi. Sonra Sevecek Biri geldi... Yani işin açığı çok da beğendiğim bir kitap olduğunu söyleyemeyeceğim.

Yaralı-H. M. Ward || Kitap Yorumu

Kitabın Yazarı: H. M. Ward
Orjinal Adı: Damaged
Seri Adı: Damaged #1
Çeviren: Murat Can Buluz
Yayınevi: Aspendos Yayınları
Kitap Türü: Günümüz Aşk, Yeni Yetişkin
Yayınlandığı Yıl: 2014
Sayfa Sayısı: 240

ARKA KAPAK
Hayat berbat. Ve Sidney ne zaman toparlanacak olsa, ters giden bir şeyler daima oluyor. Hiçbir zaman iyi değildi ama bu sefer farklı. Bu sefer "iyi" doğru bir kelime bile değil.
Peter "mükemmel"in insanda vücut bulmuş hâli. Araftan düşmüş bir melek sanki. Çünkü kabul edelim, bu kadar yakışıklı bir adam, aynı zamanda yaramazdır da. Buraya onun hayatını mahvetmek için gönderilmiş olmalı.
Peter, seksi mavi gözleri, koyu renk saçları ve kaslı vücuduyla güzelden de öte. Büyüleyici zekâsını da katarsak Peter, Sidney'nin bir erkekten isteyebileceği her şeye sahip ama tam mercimek fırına verilmek üzereyken Peter ona kapıyı gösterir. Sidney utançla oradan ayrılır. Olabilecek en kötü tanışma randevusunun sonu. Hayatı bundan daha kötüye gidemezdi herhâlde ama gitti.
Ertesi sabah ise her şey başına yıkılır. Geçen akşam, onu yarı çıplak gören delicesine yakışıklı adam, sınıfta karşısında ders anlatıyor!

Okunan ama yorumuna bir türlü elimin gitmediği kitaplardan biri Yaralı.
İlk başta Pena Yayınları'ndan çıkan İlk Defa'ya çok benziyor kurgu itibariyle. Sidney ve Peter'ın karşılaşmaları, öğrenci-öğretmen ilişkileri falan benzer. Ama bu benzerliklerin dışında bence bu kitap karakter derinliği açısndan İlk Defa'dan daha başarılı. İlk Defa'da yazarın benimsemiş olduğu eğlenceli dil, türdeki çik-lit yatkınlığının aksine Yaralı da daha dramvari bir anlatım tercih edilmiş. Elbette sizi gözyaşlarına boğacak bir dram değil sözünü ettiğim. Sadece karakterleri biraz daha içselleştirecek bir derinliği kastediyorum.

RKBT 4. Gün || Ölüm Oyunu-Kaushun Takami || Kitap Yorumu

Kitabın Yazarı: Kaushun Takami
Orjinal Adı: Battle Royale

Çeviren: Müge Kocaman Özçelik

Yayınevi: Pegasus Yayınları
Kitap Türü: Gerilim, Distopya
Yayınlandığı Yıl: 2014
Sayfa Sayısı: 624
ARKA KAPAK 

Varoluş ile vicdanın mücadelesi: Bir adaya hapsedilmiş 21 kız ve 21 erkek öğrenci.
Şiddet dolu, kâbus gibi bir oyun.
Onlarca silah, psikolojik bir savaş ve tek bir kazanan…
Totaliter Büyük Doğu Asya Cumhuriyeti, halkı baskı altında tutmak için her sene acımasız bir askerî program düzenlemektedir. Bu doğrultuda ıssız bir adaya götürülen lise öğrencilerine rastgele silahlar verilmekte ve kuralları çiğnediklerinde patlayan tasmalarla, geriye tek kişi kalana kadar birbirleriyle mücadele etmeleri beklenmektedir…
Modern Japon edebiyatının klasikleşmiş eserlerinden sayılan ve aman vermez günümüz dünyasında hayatta kalmanın anlamına dair çok güçlü bir alegori olan Ölüm Oyunu, şiddet kavramını baş döndürücü bir gerilimle işliyor.
"Ölüm Oyunu, delicesine keyifli ve dehşet dolu bir nükte. Belki de başlı başına delicedir."
-Stephen King-
"Otomatik Portakal'daki şiddet, Sineklerin Tanrısı'ndaki insan doğasıyla birleşiyor;
kalbi dayanmayacaklar okumasın."
-Publishers Weekly-
(Tanıtım Bülteninden)
Ölüm Oyunu Turu'nun son gününden herkese merhabalar.
Kitap yorumu yazmam lazım ama elim gitmiyor ne yalan söyleyeyim. Tek kelime edesim gelmiyor. Acılarımız bu denli tazeyken rutinime dönemiyorum, dönmek de istemiyorum. Soma da diğerleri gibi çabucak unutulsun istemiyorum. O yüzden tur görevimi geçiştirmiş gibi olsam da arkadaşlarımdan ve sizlerden özür diliyorum. Ama inanın defalarca bu postu silip silip tekrar yazdım ama olmadı. Hepinizin affına sığınıyorum. Detaylı bilgi edinmek isterseniz diğer arkadaşların postlarına bakmanızı öneririm.

RKBT 4. Gün || Ölüm Oyunu-Kaushun Takami || Kitabın Yurtdışı Kapakları

Kitabın Yazarı: Kaushun Takami

Orjinal Adı: Battle Royale
Çeviren: Müge Kocaman Özçelik
Yayınevi: Pegasus Yayınları
Kitap Türü: Gerilim, Distopya
Yayınlandığı Yıl: 2014
Sayfa Sayısı: 624
ARKA KAPAK 
Varoluş ile vicdanın mücadelesi: Bir adaya hapsedilmiş 21 kız ve 21 erkek öğrenci.
Şiddet dolu, kâbus gibi bir oyun.
Onlarca silah, psikolojik bir savaş ve tek bir kazanan…
Totaliter Büyük Doğu Asya Cumhuriyeti, halkı baskı altında tutmak için her sene acımasız bir askerî program düzenlemektedir. Bu doğrultuda ıssız bir adaya götürülen lise öğrencilerine rastgele silahlar verilmekte ve kuralları çiğnediklerinde patlayan tasmalarla, geriye tek kişi kalana kadar birbirleriyle mücadele etmeleri beklenmektedir…
Modern Japon edebiyatının klasikleşmiş eserlerinden sayılan ve aman vermez günümüz dünyasında hayatta kalmanın anlamına dair çok güçlü bir alegori olan Ölüm Oyunu, şiddet kavramını baş döndürücü bir gerilimle işliyor.

"Ölüm Oyunu, delicesine keyifli ve dehşet dolu bir nükte. Belki de başlı başına delicedir."
-Stephen King-
"Otomatik Portakal'daki şiddet, Sineklerin Tanrısı'ndaki insan doğasıyla birleşiyor;
kalbi dayanmayacaklar okumasın."
-Publishers Weekly-
(Tanıtım Bülteninden)

Herkese selamlar...
Ülkece kötü zamanlar geçirdiğimiz şu günlerde kitap paylaşımı yapmak her ne kadar boş ve saçma görünse de önceden verilmiş sözlerin yerine getirilmesi adına paylaşım yapıyorum, belirtmeden edemedim.

Soma...


O kadar büyük bir acı ki söylenecek tek bir söz bile yok. Bizler bu denli üzülüp sarsıldıysak Allah babalarını, evlatlarını, eşlerini kaybedenlere güç versin. 

The Reading Lady ve Yorumbaz blogları, Bloggerları Soma için desteğe çağırdılar. Biraz vakit ayırmak isterseniz tıklayın. 
SOMA'DA BABASIZ KALAN ÇOCUKLAR isimli bir de Facebook grubu var. Belki elimizden az da olsa bir şeyler gelir.



Mektupsever Ben :)

Konu başlığına ne yazsam bilemedim, saçma göründüyse affola :) 
Sabah ukitap'ta gezinirken bir konu başlığı takıldı gözüme: Karl Marx'ın Eşine Yazdığı Muhteşem Mektup. (Mektup roselee18 nickli üyenin paylaşımıydı, belirtmekte fayda var ) 
Mektup okumak gibi bir zaafım var, haliyle hemen girip okudum. Ve çokça da hoşuma gitti satırlar. Sizinle de paylaşayım istedim :)
Yürekten sevdiğim,
Sana yine yazıyorum çünkü yalnızım ve çünkü kafamın içinde seninle konuşurken senin bunu bilmiyor, ya da karşılık veremiyor olmana katlanamıyorum.
Kısa süreli ayrılıklar iyi oluyor, çünkü hep bir arada olunca her şey ayırt edilmeyecek kadar birbirine benzemeye başlıyor. Yan yana durduklarında kuleler bile cüceleşirken, alelade ve ufak tefek şeyler yakından bakınca kocamanlarmış. Küçük tedirginlikler onlara yola açan nesneler göz önünden kaldırıldığında yok olabilir. Yan yanalık dolayasıyla sıradanlaşan tutkularsa mesafenin büyümesine yeniden büyüyüp doğal boyutlarına dönerler. Aşkımda öyle...

Son Pişmanlık-A. L. Jackson || Kitap Yorumu

Kitabın Yazarı: A. L. Jackson
Orjinal Adı: Take This Regret
Seri Adı: Take This Regret Serisi #1
Çeviren: M. Can Uzer
Yayınevi: Aspendos Yayınları
Kitap Türü: Günümüz Aşk, Dram, Aile
Yayınlandığı Yıl: 2013
Sayfa Sayısı: 328

ARKA KAPAK 
Öyle hatalar vardır ki ömür boyu pişmanlık duyarız. Christian için, Elizabeth'e ihanet ettiği gündü.
Christian Davison'ın hayatıyla ilgili planı bellidir. Avukat olup babasının hukuk şirketinin başına geçecektir. Hiçbir şey yoluna çıkamaz; ne Elizabeth Ayers ne de doğmamış çocukları.
Elizabeth, Christian'ın onu hayatından çıkarmasıyla son beş yılını kızına bakabilmek için mücadele edip ona güvenli, rahat bir hayat verebilmek için her şeyini feda ederek geçirir.
Christian ise beş yıl boyunca ailesini terk ettiği için pişmanlık duyar ve onları geri kazanmak için her şeyi yapmaya hazırdır - tıpkı Christian'ın onları üzeceğine inanan Elizabeth'in, kızını korumak için her şeyi yapmaya hazır olması gibi.
Christian tekrar hayatlarına girmek için çabalarken Elizabeth, birini bağışlanamaz bir hata yaptığında affetmenin ve yıllarca nefrete dönüşen bir aşkı yeniden canlandırmanın mümkün olup olmadığını sorgulamaya başlar. Yoksa bazı yaralar o kadar derindir ki asla iyileşemezler mi?
Herkes ikinci bir şansı hak eder derler.

Kitaptan bahseden hangi yoruma baksam beğenildiğini görünce bir de üzerine Kitap Sihirbazı'ndaki indirime denk gelince almadan geçemedim bu kitabı :) İyi ki de almışım. Güzel bir kurguyu gayet derinlikli işlemiş bir yazarla tanışmış oldum. Evet efendim, Son Pişmanlık A. L. Jackson'dan okuduğum ilk kitap, üstelik bu yazarın da kaleme aldığı ilk kitapmış. Başarılı bir ilk kitap olduğunu söylemeden geçemeyeceğim.

Tutsak Sevgiler-Sema Bekmez || Kitap Tanıtımı

Kitabın Yazarı: Sema Bekmez
Yayınevi: Nemesis Kitap

Kitap Türü: Aile, Dram

Yayınlandığı Yıl: 2014
Sayfa Sayısı: 272
ARKA KAPAK
Uzun ömürlü evlilikleri, büyük imtihanlar bekler. Bazen bir yol ayrımına gelir kadın ya da erkek. Hayatına devam etmek için seçeceği yolun sonunda kimi zaman daha iyi bir hikâye bekler, kimi zaman da eskiyi aratacak pişmanlıklar.
Bu romanın kahramanları o yol ayrımına geldiklerinde, erkek sırtını döner ve gider. Kadın ise olduğu yere saplanıp kalmıştır. Hayatın getirecekleriyse, gidenin mi yoksa kalanın mı kazanacağını hepimize gösterecektir.
(Tanıtım Bülteninden)

Satın Almak için;

RKBT 4. Gün || Süper Güvercin-Ester Gerritsen || Yazarın Diğer Kitapları ve Yurtdışı Kapakları

Süper Güvercin Turu'muzun 4. gününde herkese bir kez daha merhabalar :) Bugün yazarın basılmış diğer kitaplarına göz atacağız beraber. Yazar hakkında bilgi edinmek isterseniz TIKKK
Hollandalı başarılı bir oyun yazarı olan Ester Gerritsen, 2000 yılında yayınlanan Bevoorrecht Bewustzijn(Ayrıcalıklı Bilinç) isimli kısa öykü koleksiyonu ile Hollanda'da umut verici edebi yeteneklerden biri olarak kabul görmüştür. 
2002 yılında yayınlanan ilk romanı Tussen Een Persoon(Tek Kişi Arasında) edebi çevreler tarafından övgüyle karşılanmıştır. Hemen ardından 2005 yılında Normale Dagen (Olağan Gün) isimli ikinci romanı yayınlanmıştır. 

6 Mayıs Demişken...

6 Mayıs deyince başka bir şey gelmiyor aklıma...


Okuma Etkinliği || Kocan Kadar Konuş-Şebnem Burcuoğlu || Kitap Alıntıları

Atkuyruğumu çözüp saçlarımı omuzlarımda salıncak gibi sallandırmalı mıydım? Yerden olabildiğince yükselmeli miydim on iki punt topuklularımla? Dişi mi olmalıydım en inişli çıkışlısından? "Regl oldum git, cemre düştü gel" mi demeliydim? Kendimi evden arabayla aldırıp, salonun ortasına kadar bıraktırmalı mıydım? Bir serçe gibi korunmasız görünüp erkeğimin tüylerini mi kabartmalıydım? 
Evet, etkinlik olur da alıntısız kalır mı? Şansımız mıdır, yoksa iyi tercih midir bilemem Meltem'le okumaya karar verdiğimiz tüm kitaplarda muhakkak alıntıladığımız yerler çıktı. Hayal kırıklığı da olmadı hiçbir kitap :) Kocan Kadar Konuş da kendi adıma başlarda epeyce alıntı işaretlediğim bir kitap oldu. Umarım sizin de fikir sahibi olmanıza yardımcı olur alıntılar.

Okuma Etkinliği || Kocan Kadar Konuş-Şebnem Burcuoğlu || Kitap Yorumu


Kitabın Yazarı: Şebnem Burcuoğlu
Yayınevi: DexPlus

Kitap Türü: Çik-lit, Komedi, Günümüz Aşk

Yayınlandığı Yıl: 2014

Sayfa Sayısı: 220

ARKA KAPAK
"Türkiye'de kadınların DNA'larına kodlanmış olan evlenme saplantısı, ne yazık ki bizim ailede daha yoğun. Millete ailesinden genetik miras olarak mavi göz kalır, bize bu evlenme saplantısı kalmış. 'Sinek kadar eri olanın dağ kadar feri olurmuş' atasözü, anneannem Peyker'in lafıdır. Yani o sözü söyleyen ata, bizzat benim anneannem.
Sözün özü, kocan varsa varsın, yoksa da geçmiş olsun. Hele ki bir de 30'una gelip de bekâr kaldıysan bu dünyada yatacak yerin yok!"
Evli misin?
Ya nişanlı?
Sevgilin var mı?
O da mı yok!
Yaş kaç?
Hmm. Anlaşıldı.
Sen en iyisi bu kitabı bir oku. Yalnız değilsin Türk kızı! Senden çok var -ay bunu da yanlış anlayıp trip atarsın sen şimdi. Yok, öyle demek istemedik. Ailen, çevren, eşin-dostun-arkadaşın-kankan, hepsi evlilik lafı ediyor değil mi? Ama zor iş.
Koca bulmak ÇOK zor iş arkadaş…
(Tanıtım Bülteninden)

Çıktığı günden bu yana herkesin hem elinde hem de dilinde olan Kocan Kadar Konuş'la nihayet kavuştuk :)
Hem de ne kavuşma... Öncelikle size kitabın bana ulaşma macerasından bahsedeyim birazcık :) Kitabın siparişini verdim ama bana gelmedi kitap, İzmir'e gitti. Durun durun, hata falan olmadı :) Malumunuz İzmir Kitap Fuarı vardı. Meltem'im yazarın imza günü var diyince kitap daha bana ulaşmadan İzmir'e gitti. Zavallım Meltem iki gün helak oldu benim kitapları da imzalatacak diye; ama neticede elime bir adet imzalı Kocan Kadar Konuş geçti :) Aslına bakarsanız kitabı okumamıza sebep de Meltem'in annesi Sibel Teyze'dir. O çok beğenip, kıkırdadığı için biz de dayanamadık okuma listelerimize ekledik. Üstelik yine aynı dönemde okuyup beraber yorumladık. Meltem'in yorumu için TIKKK :)

Kitaplığıma Son Eklenenler

Çok fazla yeni kitap postu giriyorum değil mi :) Neyse bundan sonra çok fazla yeni kitabım olmaz muhtemelen, belki mayısta da kendime torpil geçerim ama ondan sonra bir süre ara vereceğim :) Özellikle takasa.
Takaslarla başlayalım :)
Yağmur Sonrası ve Kraliçenin Hamlesi'ni Okur Yazar'la takaslaştık. İki kitap da çok iyi kullanılmıştı. Yağmur Sonrası'nı okumuştum malum, ama kitaplığımda yoktu. Çok iyi isabet oldu :) Aynı şekilde  Açlık Oyunları Serisi'nin iki kitabı da kitaplığıma eklemek istediğim okunmuş kitaplardı. Şimdi bir tek serinin ilk kitabı kaldı.
İkinci Şanslar Durağı ve Sevgilimden Son Mektup ise çok çok uzun zamandır edinmeyi beklediğim kitaplardı. Onlara da acayip sevindim :) Kör Kuyu'yu ise Pınar'la takaslaştık. Ne zamandır İlker Balkan okumak istiyordum, denk geldi :)

RKBT 2. Gün || Süper Güvercin-Ester Gerritsen || Yorum ve Çekiliş

Kitabın Yazarı: Ester Gerritsen
Orjinal Adı: Super Duif

Çeviren: Filiz Yarlıbucak Salman

Yayınevi: Trend Yayınevi

Kitap Türü: Roman, Psikolojik kurgu
Yayınlandığı Yıl: 2014
Sayfa Sayısı: 160
ARKA KAPAK
Kim olduğunuzu ilk ne zaman anladınız?
Büyümek hepimiz için çok zordu. Ancak Bonnie için büyürken normal davranmak zorunda olmak daha da zor!
Özel bir yeteneğiniz olsa ve herkesin bunu göremeyecek kadar kör olduğunu anlasanız, ne yapardınız?
On iki yaşındaki Bonnie'nin dilinden yetişkinlerin dünyasında bir 'Süper Güvercin' olmanın zorluğunu okurken, içinizdeki çocuğu ne zaman dinlemekten vazgeçtiğinizi fark edeceksiniz...
(Tanıtım Bülteninden)
Turumuzun ikinci gününde hepinize merhaba :) Evvela kitabın ön okumasına göz atmak isterseniz sizleri BÖYLE alayım.
Süper Güvercin benim Trend Yayınevi'nden okuduğum ilk kitaptı. Tür olarak farklı bir kitap olduğunu hemen belirteyim. Son sayfasına kadar neyle karşılaşacağınızı bilemiyorsunuz.
Bonnie 13 yaşında bir çocuk... Aslında tahmin edebileceğiniz gibi ergenlik döneminin başında, çocuk kalmakla yetişkin olmak arasında bocalayan bir karakter. Evde yaş ortalamaları diğer anne babalarınkinden biraz büyük iki ebeveynle yalnız hisseden, yaşıtları arasında da epeyce izole olmuş bir kız. Süper Güvercin ise okuyucunun Bonnie'nin zihninde giriştiği bir serüven. Karakter ağzından anlatılan, okumayı soru işaretleriyle devam ettiren bir kitap.

Su ve Ateş

İlk film yorumum, sanırım bir daha da olmaz. Gecenin birinde Meltem'in aklına uyup attığı linke bir bakayım dedim ve saat oldu üç buçuk ben filmi bitirip bir de yorum giriyorum :) Bazen abartıyoruz farkındayım :)
Yahu kafa dağıtmak için film izlenir güya ben üstüne salya sümük ağlayıp bir de düşünmemem gereken şeyler düşündüm iyi mi :) Yok arkadaşım yok, demek ki neymiş komedi izlemek lazımmış, aşk filmleri bana göre değilmiş :)

Neyse... Sanırım bir çoğunuz izlemişsinizdir. Londra gibi bir yerde hem gidip Türk'ü hem de aşiret mensubunu bulan bir kızcağızın hazin öyküsü filmimiz. Yağmur'la Haşmet...
Filmin pek çok karesinde 'Yok artık, bu kadar da klişe olmayın' desem de yine de izledim. Tipik bir kız oğlanı sever, oğlan da kızı sever ama kader onları ayırır filmi... Aşiretimiz, kan davamız, anlaşmalı evlilikler... Oooo, ne ararsanız var. Peki kızım bunları biliyorsun da niye ağladın diyecek olursanız o da benim halt yemem işte :) (Not: Bunları yazdım diye Meltem bana RUHSUZ dedi (:   )
Ama soundtracktaki şarkı... İrem Candar'ın söylediği Bilmezdim... Bayıldım şarkıya:

Kaç Benimle-Kristen Proby || Kitap Yorumu

Kitabın Yazarı: Kristen Proby
Orjinal Adı: Come Away with Me

Seri Adı: Seattle'da Benimle Serisi #1
Çeviren: Gizem Pekin
Yayınevi: Aspendos Yayınları
Kitap Türü: Günümüz Aşk, Yetişkin Okur
Yayınlandığı Yıl: 2014
Sayfa Sayısı: 392
ARKA KAPAK
Fotoğraf çekerek geçireceği huzurlu bir sabah, sahilde seksi bir yabancıyla uğraşmak, Natalie Conner'ın planları arasında yoktu. Onun fotoğraflarını çektiğini nereden çıkarmıştı ki hem? Kimdi ki o? Kesin olan bir şey varsa, o da çok yakışıklı ve Natalie'nin yaralı ruhuna dokunacak kadar romantik olduğuydu.
Luke Williams dünyanın onu biraz rahat bırakmasını istiyordu, o yüzden bir kameranın daha yüzüne odaklandığını görünce, lenslerin arkasındaki güzel kadının üstüne atladı. Kendisinin kim olduğunu bilmediğini öğrendiğindeyse, kadın ilgisini çekmiş ve onu baştan çıkarmıştı bile. Natalie seks için yaratılmış bir vücuda, küstah bir havaya sahipti ve Luke ona doyamıyordu. Ama ona kim olduğunu söylemeye de hazır değildi.
Yalanlara ve sırlara gelemeyen ve akıllı bir kadın olan Natalie, Luke'un sakladıklarını öğrendiğinde bu yeni ilişkiye ne olacak dersiniz?
(Tanıtım Bülteninden)

Memnuniyetsiz bir dönemimde miyim neyim bilinmez elime neyi aldıysam beğenemedim şu ara. Peş peşe talihsiz seçimler mi yapıyorum, sorun bende mi kitaplarda mı anlayamadım işin açığı. Delidolu'dan sonra yeni çıkanlardan biri olan Kaç Benimle'ye bir fırsat vereyim dedim. Üstelik yanlış anımsamıyorsam bu benim okuduğum ilk Aspendos kitabı. O da pek iyi bir tercih olmadı. Aslında yorumlamayacaktım ama sonradan vazgeçtim...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
BLOG DESIGN BY BİR OTAKUNUN DÜNYASI