Fangirl Mevzusu ve Düstur-Bu Bir Tür İç Dökme Seansıdır :)

Bu başlık da neyin nesi diyebilirsiniz... Hemen belirteyim bu yazıyı yazmaya bir blogger'ın postunun altına yapılan destursuz yorumlardan ve bir yazarın bugün fark ettiğim bir durum güncellemesinden sonra karar verdim. Gülüp geçebilirdim; güldüm, orası ayrı da geçemedim ne yazık ki...
Ülkemizde tanınmış pek çok yayınevinin basım önceliği çeviri kitaplar malumunuz... Hal böyle olunca da Türk yazarların işi epey zorlu. İlk kitapların basım süreçlerine değinmiyorum bile. Ne yazık ki yazarların önünde meşakkatli, uzun beklemelerle dolu çetin bir yol var. Bu açıdan bakıldığında yazan, uğraşıp yazdığını bastıran herkesi can-ı gönülden tebrik ediyorum. Rabb'im hiçbirinin emeğini boşa çıkarmasın.

Blogu takip ediyorsanız eğer benim Türk yazar ön yargım olmadığını bilirsiniz. Hatta çok da hevesle okurum, takip etmeye çalışırım. Çok beğenerek okuduğum yazarlar da vardır. Ama belki bu bir marazdır bilmiyorum-her konuda geçerli- hiçbir şeyi 'fan'ı olacak kadar tutkuyla sevemedim ben. Kaldı ki bir yazarı sevmekle okuduğun kitabı sevmek arasında da fark var bence. Tam da bu noktada bir kitabı 'Beğenmedim' demek neden rahatsız ediyor birilerini anlamakta zorlanıyorum. Okuduğum kitabı yazarına göre değerlendirmiyorum ben arkadaşlar... Eğer dikkat ederseniz her daim objektifliğimi korumaya çalışıp dürüst yorumlar yapmaya özen gösteriyorum. Ve bir kitabı okurken de birden fazla kriterle değerlendiriyorum:


  • Yazarın üslubu nasıl
  • Karakteri ne kadar derinlemesine işlemiş
  • Kurguda boşluk var mı
  • Kapak görseli kitaba uygun mu
  • Arka kapak yazısı yeterli mi
  • Editoryal çalışması nasıl
  • Redaksiyonu nasıl
  • vs. vs...
Sizler neye göre değerlendiriyorsunuz okuduklarınızı bilemem; ama ben tüm bunlara bakıyorum. Hal böyle olunca da okuduğum hemen hemen her kitapta eksikler görüyorum ve de dile getiriyorum. Herkes her şeyi beğenecek diye de bir kaide yok ayrıca. Veee özellikle şuna dikkat çekmek istiyorum: Her elime aldığım kitaba ayılıp bayılmıyorum diye kimsenin bana UKALA deme hakkı yok! Ben nasıl incelediğim kitaplarda yazarın şahsına eleştiri yapma hakkına sahip değilsem ve belirli saygı kuralları çerçevesinde söylediklerime dikkat ediyorsam herkesten bu inceliği beklerim.

'Harika olmuş, süper yazmışsınız, muhteşemdi, çok beğendim'ler havalarda uçuşunca tabi eleştiren, eksik gösteren yorumlar yazarlara DEĞİŞİK geliyor olabilir; ama eleştirirken nasıl benim kastım yazara hakaret etmek, yermek, aşağılamak değilse bu tarz eleştiriler getiren başka insanların da niyetlerinin bu olmadığına inanıyorum. O yüzden de yazarlardan eleştirileri de hazmedebilmelerini bekliyorum. Bunu bir ego saldırısı gibi algılayıp bir de 'Aman da bakın beni beğenmeyenler de varmış' deyip, çok sevgili tutkulu fanlarının dikkatlerini çekmek ayrıca tuhaf görünüyor gözüme. Bir de o tutku dolu arkadaşların şaşkınlık uyandırıcı yorumları var ki aman ya Rabb'i! Evlerden ırak! Ne kıskanmamız, çekememiz kalıyor ne de meyve veren ağacı taşlamamız. Yahu durun ne oluyorsunuz!

Pardon da arkadaşlar benim bir yazarı eleştirerek ne gibi bir kazancım olabilir? Üstelik neyi kıskanabilirim?
Sadece dizüstü edebiyat okumamızdan tutun, bizlerin okumaktan ne anlayacağımıza kadar bir dünya hakaretvari yorumdan sonra susmayı kendime yakıştıramadım. Bir de bu yorumları yapanlar kendilerini OKUR olarak gören insanlar olmaları, KİTAP OKUMALARI ayrı ironi. Nerde kaldı saygı! Nerde kaldı senin gibi düşünmeyene tahammül!
Velhasıl-ı kelam demem o ki, lütfen biraz daha eleştirilere açık olalım... Kaldı ki bence eksik gösteren eleştiri yazarı besler...

Neyse efendim bıraksanız ben daha çok konuşurum da sınavlarım var, vaktim yok :) Ama ricam biraz nezaket...

Bu arada yazıyı okuyan, eleştirilerimden rahatsızlık duyan, beni ukala ve kendini beğenmiş bulan yazar veya fanları da benimle iletişime geçmeye davet ediyorum :) Yanda bir yerlerde iletişim formu var :)
Keyifle kalın :)

6 yorum :

  1. Bugun benzeri bir yorum da ben aldim. Yazdigim bir kitap yorumunu tamamen ters acidan okuyup kendince bana cemkirmis. Yani sirf saldiri icin usenmeden yorum yazmis. Sadecw bosveriyorum. Dimagi dar insanlarla vakit kaybetmemek lazim azizim...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öyle tepki veriyorlar ki sanırsın ona, ailesine, birine küfür etmişsin... Böyle bir şiddet bir celal... Sen ne anlarsın ki'ler... Dimağları dar onun farkındayım da o zaman bloglarımızdan uzak dursunlar. Ben normalde takılmam böyle şeylere ama dozunu abartıp çirkinleştiler

      Sil
  2. Sadece yazar değil yayıncı da yapıyor ki bunu. Eleştiriye gelemiyoruz. Ama yazar yapınca daha bir kötü. Kişiliğini sevmeyip kitaplarını sevebilir ya da kişiliğini sevip kitaplarını sevmeyebilirsin bu çok normal.
    Bizimkiler her şeye "ayyy bayıldım, süperdi" demeye alıştığından, gördüklerinde bünyeye ters etki yapıyor bence (:

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Her yayıncı böyle değil Pınarcım. Bak mesela ben Orkinos'un Seni İzliyorum'unu ne kadar eleştirdim burada; yayın yönetmeni döndü ve dedi ki haklısınız eleştirilerinizi dikkate alıyoruz. bu olgunluğu gösterebilen insanlar da var.
      Kimin ne yazacağına da ne yayınlayacağına da biz elbette karışamayız. Yayınevinin kendi politikasıdır, yazarın da kendi yazım kariyeridir. Ama eleştirilere kulak tıkarlarsa bir arpa boyu yol alamazlar. Onu da geçtim tahammülsüzlük dokunuyor insana...

      Sil
  3. Beğenenler olduğunda ve hatta bayılanlar bu normal karşılanıyor da beğenmeyenler olduğunda neden bu derece cephe alınıyor bilmem. Farklı insanlarız, farklı düşüncelere sahibiz, farklı yaşıyoruz ve dahası farklı hissediyoruz. Bunca farklılık içerisinde algıyı tek düze indirme çabası gereksiz ve de imkansız. İnsan doğası gereği farklıyken beğenmediğim bir şeyi söylemem kadar normal bir şey yok. Farklılıklarımı seviyorum, iyi ki varlar :) Ellerine sağlık gerçekten duygularımıza tercüman olmuşsun.

    YanıtlaSil
  4. Al benden de o kadar :-). Bazen kendime bile huysuz görūndügüm oluyo ama kara koyun olmak güzel:-)

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
BLOG DESIGN BY BİR OTAKUNUN DÜNYASI