Wattpad, Hikayeler ve Hikayeciler-3 (Limon Çiçekleri-Hiçbirşey)

Yeni bir hikayeyle daha geldim :) Ama bu kez Wattpad linki veremeyeceğim sizlere. Bu hikaye Hayal Mahsülleri ve ArtizanClup'da yayınlanmakta. Bayağı da uzun bir yazma süreci var. Üstelik çokça da fanı... Ben de o fanlardan biriyim. Bir dünya hikaye okumuşumdur forumlarda; ama Limon Çiçekleri'nin yeri hep ayrı olmuştur. Üstelik ben Lale ve Batu'yla geç tanışanlardanım. Ben hikayeyi keşfettiğimde VE Forum'da yayınlanıyordu. Yıl 2012 :) Sonra bir baktım meğer hikaye asıl bahsettiğim diğer iki sitede yayınlanıyormuş ve bayağı da bir bölümü varmış. Tabi hemen okudum diye belirtmeme gerek yok değil mi :)

Sevgili Hiçbirşey hikayenin ilk kelimelerini eklemeye başladığında tarih 2009 un son günleriymiş. Yani 4 yılı aşkın süredir yazılıyor Limon Çiçekleri ve hala final yapmadı. Üstelik şu an öyle bıçak sırtı bir yerde ki diken üstünde bekliyoruz neler olacağını :) Hikaye ilk kelimesinden şu ana kadar 4701 word sayfası olmuş ve dediğim gibi hala final vermedi. "Hiç mi sıkılmadınız kardeşim okumaktan?" diye soracak olursanız emin olun hiç sıkılmadık. Kendi adıma bir bu kadar daha okuyabilirim. Karakterleri o denli özümsetti ki güzel yazarımız kesinlikle sıkılmak mümkün değil.

Yandaki afiş hikayemizin cast'ı :) Hemen az biraz konuya dokundurayım. Lale ve Batu en yakın arkadaşlarının nişan hazırlıklarında tanışan iki genç... Yer Hatay-Arsuz...
Lale varlıklı bir ailenin tek kızı; şımartılmış, el üstünde tutulmuş, nazlı bir prenses. Arsuz Prensesi :)
Batu ise Lale'nin deyimiyle Adana kırosu :) Büyük aşklar nefretten doğar tezini doğrularcasına kısacık bir zamanda birbirine aşık olur bu iki genç. Ama ortada büyük bir problem var: Lale Hristiyan...

İşte ikilimizin aşkı tam da bu gerçekle sınanıyor. Birbirinden farklı iki aile, birbirinden farklı iki genç, engel gibi dizilmiş bir dünya imkansızlık. Hepsinden vahimi kıskanç, arızalı, aşıkken deli fişek gibi olan iki insan... Fırtınalarla dolu, çalkantılı, ama diğer yandan insanın içine işleyen bir aşk hikayesi.
Bir süre sonra Lale'yle Batu o denli gerçek geliyorlar ki sanki en yakın arkadaşlarınız da onların çalkantılarına, sınavlarına, aşklarına tanıklık ediyorsunuz.
Öyle arızalar çıkarıyorlar ki birbirlerine çoğu kez ikisinden birine -muhakkak- kızarken buluyorsunuz kendinizi. Ve en önemlisi onlarla beraber oturup Sezen Aksu'nun Dört Günlük Bir Şey'ini dinleyip ağlıyorsunuz... Ah, evet ben bu hikayeyi okurken epey ağladım :)

Üstelik sadece onlar da değil... Geri planda buruk bir Leon-Selin aşkını, İrem-Levin karmaşasını, Derya ve Turgut'un emin adımlarla aşık oluşlarını, Melis'in Selçuk'un hakkından gelişini, cadı anneanne Hilda'yı ve şeker mi şeker Lena ve Daniel ikilisini de okuyorsunuz. Kahramanların hepsi öylesine sahici, diyaloglar öyle gerçekçi ki... Hatta belki denk gelmişsinizdir Leon-Selin olmamışlığı beni o kadar etkilemiştir ki kısa bir hikaye bile yazdım onlar için. Ama en çok Batu ve Lale... Ve ikisine de hep karmaşık duygular besleyeceksiniz. Yeri gelecek haklı bulacaksınız, yeri gelecek nefret edeceksiniz. Ama hiç kıyamayacaksınız...
Ellerini direksiyona koymuş, Lale’nin arkasından kapanan kapının arkasından bakarken midesinden dalga dalga yükselip boğazını düğüm düğüm tıkayan o korkunç pişmanlıkla baş başa kalmıştı Batu. kalbi hala deli gibi atıyordu. Dakikalardır ara vermeden bağırdıktan sonra solukları hala düzene girememişti. En kötüsü de o öpüşmeden… yalnız öpüşme de değil, aralarında geçen birçok şeyden sonra hala kendine gelememesiydi. Lale’ye delirmiş gibi bağırıp çağırırken bile hala kendini zapt etmeye çalışıyordu. Üstelik bütün çabasına rağmen artık kendini kontrol etmekte zorlandığının da farkındaydı. Kontrolü bir anlığına bıraksa… kendini bir daha asla tutamayacağını biliyordu.

Lale’nin arabadan inmeden önceki bakışları gözünün önüne gelince direksiyondan çektiği ellerini yüzüne kapattı. Onu kaldırımda başını kollarına gömmüş tek başına otururken bulduğundan beri ağzından çıkan her kelime ardı ardına kulaklarında yankılanıyordu. Keşke hiç konuşmasaydı.. keşke daha önce yaptığı gibi yine sussaydı, susabilseydi, susmayı başarabilseydi, kendini tutabilseydi.. dilinin ucuna kadar gelen sözcükleri bir kez daha yutabilseydi.. neden konuşmuştu ki zaten? bütün bunları söylemesinin kime ne faydası olacaktı.. ama işte ona dokunduğu anda kendini kaybetmişti.. ona dokunmasıyla beraber bütün kontrolünü de yitirmişti. Bu kadar zamandır susmuşken ona dokunduğu anda ipler elinden kaymış, bunun üstünü örtmeye çalışayım derken de yalnız bunca zamandır içinde tuttuğu değil, içinde tuttuğunun farkında olmadığı ne varsa bir anda ağzından fırlayıvermişti.

Bu son bölümlerden bir alıntı. Hikayeyi okumak isterseniz buyrun size LİNK.  Ama hemen belirteyim site üyelik istiyor. Bence bu hikayeye değer.

Bu arada yazarımız hikayenin kitaplaşacağı haberini duyurdu bizlere ama zamanı ve yayınevi hakkında net bir fikrim yok. Üstelik hikayenin başları senaryo şeklinde yazıldığı için epey bir düzeltmeye ihtiyacı da var. Bir de 4700 sayfadan bahsediyoruz... Kaç cilt olur tartışılır :) Hikayede muhtemelen kırpmalara, eksiltmelere gidecekler ama orjinaline nasıl kıyacaklar bilemiyorum. Ama bu hikaye kesin basılmalı ve benim kitaplığımdaki yerini almalı... Ben de çıkarıp çıkarıp okumalıyım Lale'yle Batu'yu :)

Başka bir hikayede görüşmek dileğiyle efendim :) Keyifli okumalarınız olsun :)

17 yorum :

  1. limon çiçekleri gerçekten çok güzel.. bu tarz tavsiye edebileceğiniz başka bir hikaye var mı ????

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. merhaba,
      yine aynı sitede Gençlik Hatırası var eğer okumuyorsanız. Bunun dışında Burcu Demet Peker'in hikayelerini de tavsiye ederim. Asteria'nın Gönülsüz Gelin diye bir hikayesi var ben okumadım ama okuyanlardan methini duydum, isterseniz ona da bir gözatabilirsiniz :)

      Sil
    2. nerden okuyabilirim ???

      Sil
  2. çok teşekkürler.... :) nerden okuyabilirim hikayeleri ??

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazıda linkini verdiğim Hayal Mahsülleri Sitesinden okuyabilirsiniz Gençlik Hatırası'nı. Gönülsüz Gelin de bizimhikayelerimiz.com da yayınlanıyor

      Sil
    2. peki.. teşekkürler :)

      Sil
  3. merhabalar .. bende yeni okudum ve bitirdim hikayeyi..ve uzun süredir merakla beklemekteyim yeni bölümleri ama yokk :( acaba yazarı tanıyo musunuz.. neden yeni bölüm gelmiyo bilginiz var mı ???

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba maalesef konu hakkinda benim de detayli bilgim yok, ben de bekliyorum :-)

      Sil
  4. Merhabalar ....Roportajlarinizi gördüm blog da.. Açaba limon çiçeklerinin yazarı ile de yapmaniz mümkün mu. ???? Merak ettiğimiz çok şey var :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bir ara vakit bulursam şansımı denemekten yanayım :)

      Sil
  5. Merhaba site açılmıyor. Hikayeye ya da yazara nasıl ulaşabilirim? Hikayeyi bir kez daha okumak istiyorum da :)

    YanıtlaSil
  6. Merhaba limon çiceklerini okuyan biri olarak size katılıyorum mükemmel bir hikaye ama site kapalı başka nerden okurum biliyormusunuz Ayrıca Gönülsüz Gelini okumuş biri olarak derimki mükemmel bir hikayede o mutlaka okuyun

    YanıtlaSil
  7. Merhaba limon çiceklerini okuyan biri olarak size katılıyorum mükemmel bir hikaye ama site kapalı başka nerden okurum biliyormusunuz Ayrıca Gönülsüz Gelini okumuş biri olarak derimki mükemmel bir hikayede o mutlaka okuyun

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhabalar hikayenin devamını Artizan Clup isimli siteden okuyabilirsiniz. Öneriniz için de ayrıca teşekkür ederim

      Sil
  8. Merhaba. Limon Çiçeklerini okumak istiyorum ama dediğiniz gibi Artizan Clup'dan baktım ama maalesef üyelik isteklerini onaylamıyorlar :( Acaba okumam için yardımcı olabilir misiniz?

    YanıtlaSil
  9. Merhaba artizan clup uyelik acmis ama onaylanmiyor ilgilenebilirmisinz

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
BLOG DESIGN BY BİR OTAKUNUN DÜNYASI