Kuzey ve Güney-Elizabeth Gaskell || Kitap Yorumu

Kitabın Yazarı: Elizabeth Gaskell
Orjinal Adı: North And South

Çeviren: Derman Kızılay

Yayınevi: Altın Bilek Yayınları

Kitap Türü: Klasik İngiliz Edabiyatı, Aşk, 
Yayınlandığı Yıl: 2014
Sayfa Sayısı: 656
ARKA KAPAK

Viktorya Dönemi edebiyatının en özgün kadın kahramanlarından Margaret Hale ile tanışmaya hazır mısınız?
Kuzey ve Güney, döneminin en önemli sosyal eleştirilerinden ve en tutkulu aşk hikâyelerinden birini barındıran ve yazarı Elizabeth Gaskell'a o muhteşem ününü kazandıran bir yazınsal şölen… Margaret Hale, yaşamının baharında yer değiştirerek farklı bir yaşamın içine girmek zorunda kalan genç bir kız olarak, karşısına çıkan ve üstesinden gelmesi gereken sorunlara ürettiği çözümlerle, dönemin okurları üzerinde düşünsel bir devrim gerçekleştirmiş gerçek bir kahramandır.
"Bugün şahit olduğum bu büyük acılardan sonra, artık nasıl güzel elbiseler giyip bu şık eğlencelere katılmaya devam edebilirim ki?"
Margaret'ın babası ise kendi cemaatlerinin bir papazı olarak hayatında meydana gelen değişimler ve şahit olduğu korkunç acılardan sonra, neredeyse inancını kaybetmek noktasına gelen bir adam halini alır. Ama yaşamın onlara oynadığı oyun yeni başlamaktadır…
Her şeyi değiştiren bir tanışma… Delicesine bir aşk… Yürek yakan sorgulamalar… Tadı damakta kalan bir edebiyat şaheseri…
Kuzey ve Güney, yazılışından 160 yıl sonra, nihayet Türkçede… Üstelik büyük yazar Charles Dickens'ın kendi yayınevinden yayınlamak için yaptığı değişiklik ve yazarın onayını da almış düzeltmelerle birlikte…
"Mary Burton ile Kuzey ve Güney… Şanslı olan okurun denk gelebileceği ve okuyanların asla bir daha eski kişiler olamayacakları iki büyük başucu kitabı…"
Virginia Woolf
"Kuzey ve Güney, gerçek bir başyapıt… Tüm Gaskell eserleri kadar ihtişamlı ama hepsinin arasında daima zirvede."
Wilkie Collins
"İlk okuduğumda adı Margaret Hale idi. İçerdiği zıtlık, toplumsal derinlik yanında duygusal derinliği de düşünerek, kitabın adının Kuzey ve Güney olmasında ısrar ettim. Bu kitap sadece enfes bir anlatı değil, aynı zamanda insanları ve sorunları yüzleştiren bir metin. Okudukça, daha iyi anlaşılacağı konusunda inancım tam."
Charles Dicken
(Tanıtım Bülteninden)

Hadi itiraf edeyim, nadir Türk Klasikleri'ni saymazsak çok da klasik sever bir okur olduğumu savunamayacağım. Ama bu kitap benim klasik ön yargımı büyük oranla yıktı. Altın Bilek Yayınları benden büyük bir Gaskell hayranı yarattı :)

Kitap Margaret'ın kuzeni Edith evlenince hayatının eğitimi için teyzesinin yanına gönderildiği bölümüne veda etmesiyle başlıyor.
Londra'daki süslü ve hareketli yaşamdan Helstone'daki esas yuvasına döner genç kız. Helstone'u cennetin tasvir edildiği tablolara benzeten Margaret için bu kötü bir haber değildir. Aksine tekrardan ailesiyle yaşayacağı ve şehir yaşamının tüm şatafatından uzaklaşacağı için sevinmektedir bile. Genç kız Helstone'daki mütevazı yaşamına döndükten kısa bir süre sonra babasının aldığı bir kararla tüm yaşamının değişeceğinden habersizdir. 

Helstone'da rahip olan Bay Hale inançlarıyla ilgili ciddi sorgulamalara düşmüş ve rahipliği bırakma kararı almıştır. Böylece Helstone'dan ayrılma kararı alan aile, sanayi şehri olan İngiltere'nin kuzeyindeki Milton'a göçer. Ve kitap da bence tam da bu noktada hareketleniyor.
Milton Margaret'in şimdiye dek gördüğü yerden öylesine farklı bir şehir ki genç kız buradaki yaşama alışmakta zorlanır başlarda. Zamanla hayatlarına dahil olan insanlarla kuzey hakkında daha fazla şey öğrenmeye başlar Margaret. Tüm bu süreç onun için öğretici olmakla beraber aynı zamanda önyargılarının yumuşamasını da sağlayacaktır. Ve tabi pek çok şeye de göğüs germesi gerekecek tüm bu süreçte. 

Kitap boyunca Margaret'le ilgili değişmeyen tek kanaatim 'kibirli' oluşuydu. Aslında kibir tam anlamıyla
karakteri karşılayan bir kelime olur mu emin değilim. Zira Margaret'in içinde bulunduğu tutum karşısındakini küçük gören bir tutum değil, aksine aşağı tabakadan kabul edilebilecek insanlarla geliştirdiği ilişkiler göz önüne alındığında bu tezi bir parça çürütüyor bile olabilir. Yine de özellikle Bay Thorton'la olan ilişkisinde daha çok hissettiriyor kibirli hallerini. 
Ama Margaret'in kesinlikle çok güçlü bir karakter olduğunu da belirtmek lazım. Peş peşe çok fazla sorunla baş etmesi gerekti kitap boyunca. 

Diğer yandan başta Margaret için acımasız bir işverenden öteye gidemeyen ama zamanla çok daha fazlasına dönüşen John Thorton var. Kitap boyunca pek çok konuşmanın ve tartışmanın bel kemiklerinden biri kendisi. Sert görünüşünün yanı sıra benim bu karakteri tanımlayacağım ilk sıfat 'gururlu' olurdu. Aristokratik sınıfların önemini eskisi kadar korumadığı, çok kazananın statü de değiştirdiği bir zamanda başarısının kendisine sağladıklarının son derece farkında Bay Thorton. Diğer yandan kitap içindeki bir değerlendirmeye de katılmadan edemeyeceğim. Aslında iki farklı karakterin buluşması gibi... Bir yanı sert ve katı bir işverenken; diğer tarafı nereden geldiğini unutmayan, tartışmaya ve
öğrenmeye açık bir karakter. Yazarın kitapta arka planda verdiği aşkla bu iki zıt karakterin birbirlerinin önyargılarını çürütmelerine şahit oluyor okuyan esasında.

Şimdi aşk dedim diye dolu dolu bir aşk hikayesi okuyacağınızı zannetmeyin. Aksine bu ikilinin arasındaki ilişki yanlış anlaşılmaların ve talihsiz tesadüflerin önlerine sıraladığı pek çok engelle sınanıyor. Zaten bence kitapta başarı sağlayan da aşkta değil, yazarın dönemin analizini yaparken gerçekçi bakış açısını kaybetmeyip toplumsal bir konuyu detaylıca incelemiş olmasında saklı. 
Sanayi Devrimi'nin sonrasındaki yapıyı işveren-işçi açısından detaylıca sorgulamış yazar. Bunu yaparken kendileriyle çelişmeyen, sağlam karakterleri öyle güzel serpiştirmiş ki kitabın içine okuyan hemen fark ediyor. Şahsen tüm bu karşılıklı konuşmaları, sendika-işçi, işveren-işçi ilişkilerini sorgulayarak okumaktan büyük zevk aldım. 

Yani demem o ki klasik okumayı seviyorsanız hiç durmayın okuyun bu kitabı. Klasik sevmem diyorsanız bile şans vermenizden yanayım; çünkü ön yargınızı kırmaya aday güzel bir eser Kuzey ve Güney.

Kitabın yurtdışı edisyon kapaklarından bazıları böyle. Yayınevi ise kitap kapağında BBC'nin uyarlaması olan North & South Dizisi'nin görsellerinden birini kullanmış. Ben beğendim :) 
Sınavlar biter bitmez diziyi izlemeye niyetliyim ayrıca :)

Biraz da çeviriden bahsedeyim sizlere, zira bahsetmezsem yazık olur. Gerek dile hakimiyet konusunda olsun, gerekse cümlelerin kalitesi anlamında olsun klasiğin değerini azaltmayan çok başarılı bir çeviriydi bence. 
Sadece birkaç yerde kelime yazımlarında hata gördüm. Bir de kitabın en başlarında birkaç konuşma 'dedi' ile  kapatılmamıştı. Bunun dışında gözüme çarpan rahatsız eden ayrıntı olmadı :)

TKKB blogunun güzel sahibesinin incelemesini de okumanızı tavsiye, o klasikler konusunda benden daha uzman :) TIKK
Yine onun yazdığı güzel bir de deneme var kitapla ilgili, okumayı dilerseniz BUYRUN...

Yani efendim vel hasıl-ı kelam benim kitaba puanım 8 :)
Keyifli okumalarınız olsun :)



4 yorum :

  1. Çok güzel bir yorum olmuş. Tespitlerin çok doğru. Kitabı öyle aman da aşk meşk olsun diye okuyacaklar lütfen okumasın. Bu kitap bir klasik evvelinde. Çok müthiş tespitler içeriyor, yazarın kalemi de çevirmenin becerisi de çok harika. Senin de dediğin gibi son bir kere daha okuması yapılıp pürüzler giderilse ve bence bir de ciltli basılsa tadından yenmez bir kıvama gelecek. Bir de eksikliğini hissettiğim şey kitabın arkasında Gaskell'i tanıtan bir yazının olmayışı idi. Yazarı ilk bu eserle tanıyacak okurlar için çok iyi olurdu bu. Belki 2. baskıya böyle bir şey düşünürler, yayınevine söylemek lazım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ciltli baskı konusunda katılıyorum sana, çok güzel olur ama eser baya kalın bir de cilt girince işin içine sanırım adet az tutularak koleksiyonlar için özel baskı yapılabilir. Diğer türlü zor olur sanki... Redaksiyonundaki eksikler de yeni baskısına giderilir diye düşünüyorum, okur geri dönüşlerini dikkate alıyor çünkü yayınevi :) Ciddi anlamda beğendim ama kitabı umarım bir sonraki kitabı için çok bekletmezler :)

      Sil
    2. Mary Barton olacak sanırım bir sonraki. Çok bekleteceklerini sanmıyorum ama araya Jane Austen'in Lady Susan'ı girerse biraz uzayabilir. Onu da sabırsızlıkla bekliyorum <3

      Sil
    3. Leydi Susan daha evvel çıkar sanırım, onu duyurdular çünkü :) Bakalım hangisi gelecek önce, gerçi sen ikisini de aşkla bekliyosun :)

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
BLOG DESIGN BY BİR OTAKUNUN DÜNYASI