Fatma Erdek ile Söyleşi

Kara Kış Beyaz Düş'ü kapatır kapatmaz anlık bir deli cesaretiyle Fatma Hanım'a minik bir söyleşiye vakit ayırıp ayıramayacağını sordum. Tabi, vakit ayırabilir mi diye sormak için Bursa Kitap Fuarı'nın yoğunluğunu beklemişim :) Yine de Fatma Hanım sağ olsun kırmadı beni ve fuardan döner dönmez yanıtladı sorularımı. Bu benim ilk yazar söyleşim ve cidden kalemine hayran olduğum birini konuk etmek acayip heyecan verici :)
Lafı daha fazla dolandırmadan hemen sorulara geçiyorum :
  • Öncelikle kırmayıp teklifimi kabul ettiğiniz için çok teşekkür ederim Fatma Hanım. Klişe bir soruyla başlayayım: Kimdir Fatma Erdek? Nasıl bir kadındır, neler yapmaktan hoşlanır?

  -- İnsanın kendini anlatması, roman yazmaktan bile zordur. Hoş görürseniz; bu soruyu birkaç cümle ile kısaca geçmek istiyorum. Özgeçmişime pek çok yerde rastlamışsınızdır. Bunun dışında, yazarlık kimliğinden soyunduğunda herkes gibi, evlat, anne, eş, arkadaş, dost, Fatma Erdek. Evimde, özellikle mutfakta vakit geçirmekten, misafir ağırlamaktan, okumaktan ve yazmaktan son derece keyif alırım. 

  • O zaman daha fazlasını merak edenleri Resmi Web Sitenize alalım :) TIKK Biyografinizde yazmaya 2005 de başladığınız yazıyor. Kastınız kurgu yazmak zannederim... Peki nasıl oluştu bu fikir? Ne vesile oldu bu kararı almanıza?
--Bazı yaşlara geldiğinizde, geçmişe bakıp, yapmak istediklerinizle yaptıklarınız arasında ufak bir muhasebeye girişiyorsunuz. Yazma girişimim böyle bir muhasebe anının ardından başladı. Çocukluğumda ve ilk gençliğimde yazdığım bazı yazılar ve kompozisyonlardan aldığım ödüller vardı. Yıllar sonra denediğimde gördüm ki; yazmaya hevesim ve aldığım tat yerli yerinde duruyordu. Bu bir başlangıç oldu benim için.


  • İyi ki öyle olmuş da bizler de sizinle tanışma fırsatı yakalayabilmişiz :) Ben hikaye forumlarının Lodoslar Kenti zamanına denk gelemedim maalesef. O yüzden de sizin kaleminizle tanışıklığım Melekler Zamanı'na denk geldi. Ama methinizi çok duydum forumlardan :) O süreçten bahsetmek ister misiniz biraz. Forum yazarlığı size neler kattı? Olumsuz yanını gördünüz mü?
--Yazmaya başlamıştım, ancak yazdıklarımı yakın çevremle paylaşmaya henüz hazır değildim. Ürkeklik diyebiliriz, hissettiğim duygunun adına. Böyle bir arayış anında internette, takma isimle paylaşmaya karar verdim. Tarafsız bir mecra olacaktı orası. Hatır, kayırma olmadan, doğru tepkiler alabileceğime inanıyordum. Çünkü, kimsenin bana arkadaşlıktan, dostluktan kaynaklanan bir gönül borcu yoktu. Sadece “lodoslar_kenti” takma ismine yapılıyordu eleştiriler, yorumlar. Forum yazarlığı bana cesaret kattı. Bunun yanı sıra zamanla, benim için hâlâ değerini koruyan, kalıcı dostluklar edindim. Sıklıkla özlediğim bir eğitimhaneydi benim için. 


  • Melekler Zamanı için 'kalfalık dönemimin son kitabı' demişsiniz... Ama size samimi bir gerçeği söyleyeyim; benim Türk bir yazardan okuduğum en iyi romanlardan biriydi ve kesinlikle çıtası çok yüksekti. İlk kitabınızın basım sürecinden bahsetmek ister misiniz biraz?

--Melekler Zamanı’nı yazarken, içimden geçen hep buydu: “Kalfalık döneminin son romanı olsun” Ancak sonlara gelmeye başladığımda ortaya çıkan roman beni kurgu, dil, anlatım açısından fazlasıyla memnun etmiş olacak ki, yayınevlerine gönderme kararı aldım. Kitabın ilk 150 sayfasının çıktılarını alarak, ayrı ayrı on dosya hazırladım ve yayınevlerine postaladım. Böylece kalfalık dönemi son romanı diye düşündüğüm Melekler Zamanı, ustalık dönemi ilk romanı oldu.

  • Melekler Zamanı'nın Ephesus Yayınları'ndan çıkan baskısında epey bir kısaltma mevcuttu. İki baskıyı da okuyan biri olarak ve benimle aynı fikri paylaşan başka okurlarla da karşılaştığımdan o baskının kısaltmalarını kimin yaptığını merak ediyorum. Sizin açınızdan zor olmadı mı bu elemeyi yapmak?

-- İşin doğrusu Melekler Zamanı’nın okuduğunuz ilk baskısı da, romanın orijinal hali değildi. İlk baskısında da çok fazla kısaltma yapılmıştı. Baskı yapılmadan önce iki ya da üç kitaplık bir seri yapmayı düşünmüştük. Ancak bunun satış-pazarlama açısından büyük bir risk olacağı kararı alındı. Çünkü yazar tanınmıyordu. Ephesus Yayınlarından çıkan ikinci baskıdaysa, daha da kısalttık romanı. Bunun amacı; Melekler Zamanı’nın eleştirildiği tek noktanın giderilmesiydi. Sayfa sayısının fazlalığı, konunun çok fazla uzatıldığı vb. eleştiriler almıştım. Kısaltmaları ve düzenlemeleri her iki baskıda da aynı editör yaptı. Benim açımdan son derece zor oldu kısaltmalara onay vermek. Her satırım benim için çok kıymetliydi. Her cümlem çok özeldi. Romanlarımı okuyanlar hissetmiştir umarım, ben sırf akışı sağlayacak, olayı anlatacak cümleler kurmuyor, kalbimin sesini dinleyerek yazıyorum. Kısaltmalar elbette incitiyor beni, son derece kıymetli bir şeyleri yitirdiğimi hissediyorum.


  • İnanın beni de he şaşkına çevirip hem de üzmüştü kısaltmalar. Üstelik ilk baskının 725 sayfa oluşu bana hiç dokunmamıştı, olsa bir o kadar daha okuyabilirdim. Hatta ikinci kitabı sabırsızlıkla bekleyişimin en büyük nedenlerinden biri de kaleminize doyamayışımdı. İkinci kitap demişken; Kara Kış Beyaz Düş'ün yazım süreci nasıl gelişti? Ne ilham oldu bu kitap için size?
-- Kara Kış Beyaz Düş, Melekler Zamanı romanından çok önce kurgulandı. Yazmaya da daha önce başlamıştım. Roman karakterlerine bürünebilmek için doğru zamanı bekledim diyebiliriz. O sırada aklıma, kanıma girmiş olan “Yusuf-Barlas” karakteri vardı. Onu öne aldım, hepsi bu. Kara Kış Beyaz Düş romanının ilham kaynağı, “hayat ve kadın” sorgumun bana verdiği cevaplardan biridir, maalesef.

  • Her iki kitapta da son derece gerçekçi karakterlerle tanıştırdınız okuru. Adeta ilmek ilmek işleyişiniz var karakter ruhunu. İkinci kitap için benim en çok merak ettiğim, Akgül karakteri için esinlendiğiniz biri oldu mu?


-- Yayınlanan iki romandan sonra “Dram” kategorisine doğru uygun adımlarla yürüyorum sanırım J. Bir okur olarak, roman kurgularında, gerçekliği seviyor ve arıyorum. Belki bu yüzden, gerçekçi dediğiniz karakterler çıkıyor ortaya. Karakter ruhunu, duygu kaymalarını, bilincin insan üzerinde oynadığı oyunları irdeleyebilmek, topladığım verileri, kendi bakış açımla yorumlamak ve yazmak büyük bir keyif benim için. Karakterlerimi önce ete kemiğe büründürüp okurun gözünde canlandırmak, ardından hissiyatını en gizli köşelerine kadar ortaya sermek en büyük hedefim. Başarabiliyorsam, ne mutlu.


“Akgül” karakterine gelince; esinlendiğim biri var, evet. Ben 15-18 yaş aralığının birindeydim o zamanlar. Sırf üveylik durumu söz konusu olduğu için evde istenmeyen, başka bir şehirde, hiç tanımadıkları bir yere ve birine, evlendirmek adı altında başlık parası karşılığı derdest edilip satılan bir kız tanıyorum. Yıllar sonra geriye getirildiğini duydum. Akli dengesini yitirmişti. “Akgül”e can verirken, canı elinden alınmış o biçare kızı düşünmüşümdür hep.


  • Erzurum doğumlu olduğunuzu biliyorum. Kitapta da Narman'ın bahsi geçiyor... Kökleri Erzurumlu biri olarak son derece yerinde tespitleriniz vardı, hak vermeden edemedim. Kadına biçilen yer, hiç olmaktan öteye gidemeyiş... Yazım aşamasında yöreyle ilgili ayrı bir incelemeniz oldu mu?


-- Yöreye ve yaşayışa hakimiyetim tamdı. Zaten bu yüzden cesaret edebildiğim bu konuyu, doğu-batı çatısında birleştirerek yazmaya. Buna rağmen, son iki yıl içinde, tam beş kez gittim o topraklara ve her gidişimde roman sebebiyle daha gözlemci baktım etrafıma.

 
  • Bir sonraki kitap desem çok mu erken olur? Hazırda kurgunuz, hazırlıklarınız var mı? Ve tahminen ne kadar bekleriz yeni bir kitap için?


-- Kısa bir süre sonra, tamamlanmış romanlarımdan birini basmayı planlıyorum. Bunun dışında hazırda kurgum var ve yazım aşamasına başladım. Tarih vermek için henüz erken.


  • Peki forum zamanında tamamladığınız taslakların basılma ihtimalleri var mı? Yoksa yeni kurgularla şaşırtmaya devam mı edeceksiniz okuyucuyu?

-- Yukarıdaki soruda kısmen bu sorunun da yanıtını vermişim. Yeni romanların yazım ve basım sürecindeyken, aralara daha önce tamamlanmış olanları serpiştirmeyi düşünüyoruz. Çünkü onlar da benim için çok kıymetliler.


  • Ciddi anlamda başarılı bir çıta tutturdunuz Melekler Zamanı'yla ve Kara Kış Beyaz Düş de bu çıtayı düşürmek bir yana yükseltti. Bu üzerinizde baskı oluşturuyor mu?


-- Hem de nasıl… J Üzerime yüklenen bir şeyler var, ancak buna “baskı” değil de “sorumluluk duygusu” demek daha doğru bir ifade olur. Yine de güzel, çok güzel bir duygu bu.

  • Emeklilik nasıl gidiyor diye sorayım :) Yazma sürecinize faydası oldu mu emekliliğin?


-- Çok rahat edeceğimi, dinleneceğimi, kendime, sevdiklerime, okumaya ve yazmaya daha çok zaman ayıracağımı biliyor ve bu sebeple çok büyük bir hevesle bekliyordum emekli olacağım günü. Ancak, emekli olduktan sonra anladım ki; bu durumun asıl güzelliği, insana verdiği “özgürlük” duygusuymuş. Belli saatlerde bir yerlerde olmak, belli işleri yapmak, astına ve üstüne sorumlulukların… Bunların hiç biri yok artık. Zamanın efendisi benim. Bu yüzden, harika.

  •  Son olarak yazmayı tutku edinmiş amatörlere tavsiyeleriniz var mı?


-- Yazar olarak değil de, bir büyük olarak tavsiyelerim olabilir. Çünkü ben de henüz yolun başındayım.

Kendinize karşı kıyasıya “eleştirmen” olun. Bunu siz yapmazsanız, başkaları yapacaktır ve bu sizi daha çok incitecektir. Yaptınız işten, ortaya koyduğunuz kurgudan, metinden memnun olun. Ve son olarak ve bana göre en önemlisi: Yazdıklarınız, önce sizi etkilemeli… Siz kalbinizle, inanarak ve etkisinde kalarak yazıyorsanız, okur da aynı tepkiler ve aynı hissiyatla size dönüyor.

Çok güzel sorular hazırlamışsınız, ilginiz ve bütün güzel hisleriniz için çok teşekkür ederim. Herkese, çok sevgiyle. 

  • Asıl ben samimiyetiniz ve nezaketiniz için teşekkür ederim :) 




4 yorum :

  1. Bu söyleşi benim için süper oldu, kitaplarını alıp almama konusunda hiç tereddütüm kalmadı artık...Sanırım iki kitabını birden alacağım :)
    Bu arada sorular da çok iyiydi, gerçekten insana fikir veriyor. daha çok söyleşi yap lütfen, okumak çok keyifli :)
    Bu arada senin blogundan çıkmaz oldum, sabahtan beri dolanıyorum buralarda :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok iyi yapıyorsun, takıl buralarda :D
      Bu söyleşi bnm açımdan da çok keyifliydi, bakalım belki yenilerine fırsat olur <3
      Ve kesin oku kesin :D Ama bence önce Kara Kış Beyaz Düş'ü oku sonra Melekler Zamanı'nı :)

      Sil
  2. Ellerinize, yüreğinize sağlık... Çok sevdiğim iki yazarın söyleşisini okumak damağımda harika bir tat bıraktı ve söyleşi benim açımdan çok aydınlatıcı oldu :D harikasınız <3

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Münevvercim esas senin yüreğin harika cancağızım <3

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
BLOG DESIGN BY BİR OTAKUNUN DÜNYASI