Uyumsuz - Veronica Roth || Kitap Yorumu

Kitabın Yazarı: Veronica Roth

Orjinal Adı: Divergent

Seri Adı: Divergent #1
Çeviren: Uğur Mehter
Yayınevi: Artemis Yayınları
Kitap Türü: Fantastik, Macera, Aşk
Yayınlandığı Yıl: 2012
Sayfa Sayısı: 516
ARKA KAPAK
Priorın Chicago'sunda toplum, her biri belli bir erdemi yaşatmaya adanmış beş topluluğa bölünmüş durumda. Dürüstlük, Fedakarlık, Cesurluk, Dostluk ve Bilgelik.
Her yıl, belli bir günde bütün on altı yaşındakiler, hayatlarının geri kalanında birlikte yaşayacakları grubu seçmek zorunda.
Beatrice, hem ailesiyle kalmak, hem de kendi benliğini bulmak istiyor ama ikisini birden seçemez.
Bu nedenle kendisi dahil, herkesi şaşırtan bir seçim yapıyor.
Genç yazar Veronica Roth heyecanlı seçimler, kalp kıran ihanetler, kan donduran sonuçlar ve beklenmedik aşklarla dolu karanlık bir geleceği anlatan gerilim serisinin ilk kitabıyla edebiyat sahnesine çıkıyor.
Hızını alamayan blogger geldi :) Fantastik okumak ne kadar zevkli bir uğraşmış Study Serisi'yle hatırlayınca uzun zamandır okuma listemde beklettiğim Uyumsuz Serisi'ne başlamaya karar verdim. İyi de yapmışım... Yazarların okuyucuya sunduğu o fantastik dünyaya çekilmek kendi dünyamızın stresinden kaçmanın en iyi yollarından biri, tavsiye ederim yani :) Evvela belirteyim yorumum bir parça Spoiler içeriyor olabilir :)

Uyumsuz'da yazar bizi kendi gelecekteki Şikago'suyla tanıştırıyor. Bilinmeyen bir gelecekteki şehir beş
topluluğa ayrılmış durumda: Bilgelik, Cesurluk, Dostluk, Dürüstlük ve Fedakarlık... Her bir topluluğun belirli görevleri var... Bir de Topluluksuzlar var ki onlar apayrı bir mevzular...
Şehirdeki on altı  yaşına gelmiş her çocuk yetenek sınavına girip, beş topluluktan hangisine ait olduğunu öğreniyor ve sınavın ertesi günü yapılan bir törende de topluluklarını seçiyorlar. Doğup büyüdükleri toplulukta kalmayı seçenler çoğunlukta olsalar da transfer olmayı seçenler de var. Seçimini yapan gençler belirli bir süre eğitimden geçerek, tabi tutuldukları sınavlar sonucunda seçtikleri topluluğa kabul ediliyorlar. Başarısız olanların yeri Topluluksuzlar'ın yanı...



İşte Tris (Beatris Prior) da ağabeyi Caleb'le beraber yetenek sınavına girdiğinde kendisiyle ilgili çeşitli endişelere sahip. Endişelerinden en büyüğü ailesiyle beraber Fedakarlık Topluluğu'nda olmasına rağmen kendini tam anlamıyla bir fedakar gibi hissetmediği için sınav sonucunun farklı çıkması. Ki zaten kızımız sınava girdiğinde simülasyon sonucunda tek bir topluluk çıkmıyor. Tris Fedakarlık, Cesurluk ve Bilgelik Toplulukları'nın üçüne de eğilimli çıkıyor. Ki bu hiç de iyi bir haber değil Tris için... Evvela sınavını yapan Cesur ona bir Uyumsuz olduğu haberini veriyor ve Uyumsuz olduğunu hiç kimseye söylememesi konusunda uyarıyor onu. Kafası yeterince karışık olan Tris bir de Uyumsuz olduğunu öğrenince hepten karışıyor. ÜStelik hala büyük bir sorunu var: Üç topluluktan hangisini seçecek? Büyüdüğü toplumun Bilgelik'le olan anlaşmazlığı ve bilgelerin ukalalıklarını düşününce o seçeneği hemen elemesine rağmen Cesurluk ve Fedakarlık arasında bir seçim yapması gerekiyor. Ailesine olan sadakati Fedakarlık'ı seçmesi gerektiğini düşündürürken, bencil olduğunu hissetmesi onu Cesurluk'a yönlendiriyor. Sonuçta seçim günü Tris kendisi için hiç de kolay olmayacak bir seçim yapıyor.

Kitap boyunca Tris'le beraber topluluklar arasındaki bölünmeleri ve dengesizliği keşfediyoruz. Cesurların arasında aldığı eğitimin zorluğundan hiç bahsetmiyorum bile... Bir de eğitmeni Dört var ki kızımız için hiçbir şey sıradan kalmıyor. Tris kırılganlığından ve zayıflığından kurtulmayı öğrenirken korkularıyla yüzleşip bir Cesur olarak kabul edilmek zorunda. Tüm bunları yaparken Uyumsuz olmanın ne demek olduğunu keşfedip, bu gerçeği etrafındakilerden saklamalı da üstelik... Ha bir de şehir kaynayan bir kazan gibi... Her an bir şeyler olmak üzere... Tüm bunları öğrenmeye niyetliyseniz buyrun okuyun kitabı :) Ben daha fazlasını anlatmayacağım...

Yalnız hemen şunu söyleyeyim distopya özellikleriyle türünden ayrılan bir kitap okumayı umuyorsanız Uyumsuz bu konuda sizi bir parça hayal kırıklığına uğratabilir. Çok ahım şahım bir distopik dünya anlatmıyor yazar bize; ama güzel bir macera anlatıyor.

Bunun dışında bir noktayı daha eleştirmeden edemeyeceğim. Karakterlerin on altı yaşında olduklarına inanmak hayli güç... Yani on altı yaşındaki bireylerin havailiklerine sahip değiller, okurken daha büyük olduklarını düşünmeden edemedim ben :)


Gördüğünüz gibi orjinal kapaklardan birini kullanmış yayınevi bu konuda tebriği hak ediyorlar. Genelde yurtdışı edisyonlarında hep aynı görsel tercih edilmiş zaten... ama şahsen ben ilk kapağı daha çok beğendim.

Kitabın çevirisine gelirsek fena değildi. Bu noktada şunun kararını verememiş olmanın sıkıntısını yaşıyorum: Anlatımda şimdiki zaman tercih edilmişti. -yorum, -ediyorum... Acaba yazar orjinal anlarımda bu zamanı mı tercih etmişti yoksa çevirmen mi böyle çevirdi bilemedim. Sanırım yazardan kaynaklanan bir sıkıntı. Keşke geçmiş zaman kalıpları kullansaymış... 

Bi de bana ne kadar hak verirsiniz bilmiyorum ama kitapta biraz Açlık Oyunları esintisi gördüm gibi, ki Açlık Oyunları çok daha iyi bir distopyaydı.
Velhasıl-ı kelam kitaba puanım 7...

Keyifli okumalarınız olsun :) 



Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
BLOG DESIGN BY BİR OTAKUNUN DÜNYASI