Cennetin Rengi-E.V. Mitchell || Kitap Yorumu

Kitabın Yazarı: E. V. Mitchell
Orjinal Adı: The Color of Heaven

Seri Adı: Cennetin Rengi Serisi #1
Çeviren: Çağla Dirice Çakır
Yayınevi: Arkadya Yayınları
Kitap Türü: Aşk, Aile, Dram
Yayınlandığı Yıl: 2014
Sayfa Sayısı: 336
ARKA KAPAK

Sophie Duncan herkesin hayalini kurduğu bir hayatı yaşıyordur. Başarılı olduğu bir işi, mutlu bir yuvası ve bu yuvayı neşesiyle taçlandıran bir de iki yaşında kızı vardır. Ancak bir gün aldığı bir haberle tüm dünyası altüst olur. O zamana kadar yaşadığı hayatın bir yalandan ibaret olduğunu anlayan Sophie, artık kaderini karşılama vaktinin geldiğinin farkındadır. Yok saydığı annesiyle yüzleşerek geçmişindeki sırların kilidini açacaktır. Ve öyle bir an gelecektir ki gerçekten yaşamakla sevmenin ne demek olduğunu doğaüstü bir olayla keşfedecektir.
Cennetin Rengi her zaman umut vardır dedirten muhteşem bir hikâye. Aşkın gücünü, kendini yeniden keşfetmeyi, kalp kırıklığını ve iyileşmeyi anlatan bu romanı okurken, sayfaların akıp gittiğini anlayamayacaksınız. "Bu kitap tam anlamıyla yürek burkuyor." Romantic Times
(Tanıtım Bülteninden)

Çıktığı günden beri merakla okumayı beklediğim bir kitaptı Cennetin Rengi. Üç kitaplık bir serinin ilk kitabı olduğunu öğrendiğimde acaba diğer kitapları beklesem mi diye tereddüt etmiş olsam da, geçen hafta sonu bir alışveriş merkezinde Arkadya Kitapları'nı indirimde görünce tercihimi Cennetin Rengi'nden yana kullandım. Bu arada ben gördüğüm tüm Arkadya Kitapları'na bayılıyorum :) Bunda elbette kitap tasarımlarının etkisi büyük, bir diğer neden de okuduğum kitapların beni pişman etmiyor oluşu.

Bu kitap da yine dikkat çeken bir kapak tasarımıyla raflardaki yerini aldı. Tasarımın İlknur Muştu'ya ait olduğunu belirtmeme gerek yok sanırım. Diğer yandan Arkadya Kitapları'nda  iç sayfa ve ayraç sürprizleri de okuyucuyu mest ediyor. Bu kitabın ayracında mor bir püskül vardı mesela ve ben yine ayracı koparmaya kıyamadım :) Neyse tasarımı bir yana bırakıp hemen kitap hakkında konuşmaya başlayayım. 

Sahip olduğu her şeyi kaybettiğini düşünen bir kadının ikinci şansını arama hikayesi belki de Cennetin Rengi.
 Sophie 'sonsuz kadar mutlu yaşadılar' tablolarının birini gerçek hayatta yaşarken bir andan küçük dünyası çatırdamaya başlıyor. Herkesin imrendiği ilgili bir eşe ve dünya tatlısı güzel bir kız çocuğuna sahipken kızının lösemiye yakalanmasıyla hayatının muhteşem dönemi de kapanmış oluyor. Kızıyla beraber çetin bir mücadele verip kanseri yenmelerine rağmen hayatlarının bir daha eskisi gibi olmayacağının da farkında genç kadın. Bu diken üstündeki bekleyişi kızının kanserinin nüksetmesiyle son buluyor. Ve çok daha ağır bir tedavi sürecine girişiyorlar. Ama tüm bu uğraşlar Megan'ı kurtarmaya yetmiyor.

Kızıyla birlikte umutlu yanını da kaybeden Sophie'yi bekleyen tek sürpriz bu yaşadıkları da üstelik. Henüz yası sona ermemişken kocası da genç kadını terk ediyor. Mükemmellik abidesi kocasının hayatında yeni biri var çünkü; üstelik kadın hamile!

Neyse asıl hikaye bu değil... Bu başlangıç! Tüm bu sınavların ardından Sophie bekleneceği gibi hayattan tüm beklentilerini tüketmiş durumda. Kızkardeşini ziyaret etmek için yola çıkıp da bir kaza geçirene kadar geçmişinde hesaplaşması gereken üstünü kapattığı şeyler olduğunu da unutmuş gibi. Ama arabası buz tutmuş göle yuvarlandığında Sophie erteleyip durduğu yüzleşmeyi yapması gerektiğini kavrıyor. 14 yaşındayken hayatından çıkan annesini bulup, yıllardır içinde tuttuğu soruları sormak yapması gerekenlerden ilki. Bundan sonrası da zaten kitapta gizli...

Kitap ismi gibi Cennetin Rengi'ni, hayatın nasıl da incecik dengelere bağlı olduğunu sorgulatıyor insana. Ölümle yaşam arasındaki o belirsiz boşlukta insanın neler yaşayabileceğine dair ufacık bir bakış açısı sunuyor. Bu serüvende bir annenin kaybını, yürek burkan bir aşkı, yürek burkan başka bir aşkı ve umudun hiç tükenmediğini okutuyor yazar.

Bu noktadan sonra SPOİLER var, kitabı okumayı düşünenler okumasınlar!

Sophie'nin kızıyla beraber kanserle savaşını okurken o denli etkilendim ki... Bir de üstüne kocası Micheal'a kızdım. Genelleme yapmak çok doğru değil farkındayım, o yüzden erkekler diye başlayan cümleler kurmayacağım. Ama bir baba olarak adamın kızını bu kadar kolay gözden çıkarabilmesine, yas sürecini bu denli etkilenmeden atlatabilmesine o kadar şaşırdım ki. Üstelik yazar bu adamı mükemmel eş olarak gösterdikten sonra vermiş bu çelişkiyi.
Diğer yandan Peter-Cora-Matt üçlüsü vardı ki hiçbirine kızamadım. Tamam, belki Cora'ya kızmış olabilirim biraz :) O da şundan kaynaklanıyor: Yazar Peter ile ilişkilerini anlatırken tamamen mantığa dayalı bir ilşki çizmiyor en başta. Aralarında çekim de var... Ama sayfalar ilerleyip Matt ortaya çıkınca Peter birden mantık abidesi, sıkıcı adam oluveriyor. Ama aynı zamanda bu sıkıcı adam Cora'ya destek olacak kadar da karakterli... 'Ben senin için doğru insan değilim; ama sen benim için öylesin' cümlesinden sonra zaten Peter'a hayranlığım katlandı :)

SPOİLER BİTTİ

Diğer yandan yazarı eleştireceğim birkaç nokta var. Malumunuz kitabın yazarı her ne kadar takma isim kullanmış olsa da Julianne Maclean, yani bu bir ilk kitap değil. Her ne kadar tür olarak tarihi aşk kurgularından tanıyor olsak da yazarı, ilk tecrübesi değil Cennetin Rengi. Bu açıdan baktığımda kitapta eleştiriye açık noktalar mevcut. Ne gibi mi :) Benim açımdan en önemli nokta yazarın hızı oldu. Tabiri caizse 'Atlı kovalıyor' gibi anlatmış hikayeyi. Sadece Sophie'nin değil Cora'nın hikayesini de. Ama yine de bu detay Sophie'de daha çok çarptı gözüme. Karakterin yaşadıkları dram yönü oldukça kuvvetli olaylardı ama yazar karakter duygularına pek yer vermeden olayı hızlandırıp anlatmış. Aynı şey Sophie'nin kazasından sonraki süreçte de tekrar ediyor. O kadar hızlı ki olaylar yazara 'Bir dur da soluklan' demek istedim sık sık.


Kitabın orjinal edisyonlarında kapaklar bu şekilde, ki Arkadya'nın seçimi çok çok daha başarılı. En başta da belirttim zaten :)
Akıcı ve güzel bir çevirisi vardı kitabın. Çabuk okunuyordu, birkaç saatte bitirilebilecek yormayan bir kitap...
Ama dediğim gibi bu hikayeyi daha detaylı, karakter analizlerinde eksik olmadan okumak isterdim.

Bu arada serinin devam kitapları anladığım kadarıyla farklı karakterlerin hikayeleri. O yüzden tüm kitapları beklemeden okumanızda sakınca yok :)

Cennetin Rengi Serisi:1-The Color of Heaven (Cennetin Rengi)2-The Color of Destiny (Kaderin Rengi)
3- The Color of Hope (Umudun Rengi)

Velhasıl-ı kelam kitaba puanım 7...

Keyifli okumalarınız olsun:)


2 yorum :

  1. Merhaba,
    Kitabın kapak tasarımı çok hoş. Yorumunuzdan sonra okunacaklar listeme aldım. Bundan böyle takipçinizim. Ben de bloğuma beklerim.
    Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şimdiden keyifli okumalar, ama beklentinizi yüksek tutmayın bence hayal kırıklığına uğratabilir çünkü o şekilde :)

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
BLOG DESIGN BY BİR OTAKUNUN DÜNYASI