Kusursuz Kimya-Simone Elkeles || Kitap Yorumu


Kitabın Yazarı: Simone Elkeles

Orjinal Adı: Perfect Chemistry
Seri Adı: Kusursuz Kimya (Perfect Chemistry) #1
Çeviren: Yeliz Üslü
Yayınevi: Artemis Yayınları
Kitap Türü: Günümüz Aşk, Yeni Yetişkin, Romantizm
Yayınlandığı Yıl: 2013
Sayfa Sayısı: 400

ARKA KAPAK


Önyargılarla ve Yasaklarla Sınanan, Aykırı Bir Aşk Masalı

Brittany Ellis görünüşte her şeye sahipti. Varlıklı bir aile, mükemmel bir sevgili ve 'doğru' bir arkadaş grubu. Ancak kimya dersinde, kasabanın 'yanlış' tarafında yaşayan çete üyesi Alex Fuentes'le laboratuvar partneri olmak zorunda kalınca, Brittany'nin kusursuz hayatı sarsılacaktı.
Alex 'kötü' bir çocuktu ve üstelik bunun farkındaydı. Brittany'yi baştan çıkaracağına dair arkadaşlarıyla bahse girerken, genç kızın duyguları hiç de umrunda değildi.
Fakat onları, kimyasal tepkimelerin en büyüğü bekliyordu. Aşk!

Alex ve Brittany, aralarındaki karşı konulmaz kimyaya kapıldıkça, hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını anlayacaktı. Alex hayatını ortaya koymalı, Brittany en büyük sırlarını gözler önüne sermeliydi. Bütün dünya onları ayırmaya kararlıyken, masum bir aşk onları bir arada tutabilecek miydi?

Aynı türde iki kitabı peş peşe yorumlayıp, birini çok beğendiğimi söyleyip diğerini beğenmediysem sanırım bu benim türle ilgili problemimden çok daha başka bir şeydir. Evet evet; Kolay'ı yorumlarken söylediğim tüm o iyi şeyleri unutun lütfen... Kusursuz Kimya benim için hayal kırıklığı olmaktan öteye gidemedi.

Halbuki kurgu olarak adam akıllı işlense türünden sıyrılıp göz dolduracak bir eser olmaya adayken, yazarın amatörlüğüne mi gelmiş ne yapmış anlayamadım. Detay verdikçe ne demek istediğimi daha rahat anlatabileceğim sanırım. 

Alex ve Brittany aynı şehirde yaşamalarına rağmen kuzey ve güney diye ayrılmış bu şehirde onları ayıran çok daha başka şeyler mevcut. Sınıf farkının acımasızca insanların yüzüne çarptığı bir şehrin çocukları onlar. Aynı liseye gitmelerine rağmen son sınıfa kadar doğru düzgün diyalogları da olmamış üstelik. Brittany yaşıtlarının hayalini kuracakları, dışarıdan mükemmel gibi görünen bir hayat yaşayan bir beyazken; Alex ailesini korumak için çeteye bulaşmış, kötü çocuk imajının fazlasıyla hakkını veren bir Latin.
Altı yaşındayken babası gözlerinin önünde vurulduğundan beri ailesini korumayı kendine misyon edinmiş bir çocuk Alex. Dahil olduğu çetenin yanlışlarının farkında olmakla beraber, ailesinden seçilen kurban olmanın sorumluluklarını taşıyor ve kendisinden küçük iki erkek kardeşini uzak tutmak için elinden geleni yapmaya çalışıyor.



Brittany ise dışarıya çizdiği mükemmellik imajının içine sıkışıp kalmış bir genç kız. Herkesin gördüğünün aksine hayatının mükemmel olmadığının farkında. Beyin felci geçiren ablası ailesi tarafından öyle büyük bir hata gibi görülüyor ki bu eksiği mükemmel olarak kapatabileceğini zannediyor Brittany. Tabi bir de ablasına duyduğu kocaman sevgi var. Sanırım kitapta beni en çok etkileyen kısımlardan biridir bu. Ailesinin ablasını evden uzakta bir kliniğe yatırma isteğine karşı koyan yegane kişi o...

Birbirinden akla kara gibi farklı görünen bu iki genç lise son sınıfın kimya dersinde aynı gruba düşünceye kadar yollarının kesişme ihtimalleri yok gibi bir şey. Brittany Alex için dokunamayacağı, imkansız bir yerde. Ama bu genç adama engel olmak için kafi değil elbette. Başlangıçta ikili arasındaki atışmalar, sonra Alex'in iddia uğruna Brittany'i elde etme çabaları falan derken iki genç birbirlerine karşı sahiden de bir şeyler hissetmeye başlıyorlar. Dışarıya çizdikleri o imajların ve taktıkları maskelerin altını ilk kez birbirlerine gösteriyorlar. Bu da beraberinde haliyle daha fazla yakınlaşma ve bağlılık getiriyor.

Tüm bunların yanı sıra Alex'in çete içindeki muallak durumu, Brittany'nin genç adamı çeteden ayrılmaya ikna etme çabaları; her ne kadar Alex imkansız görse de üniversiteye gidebilme hayalleri derken çiftimizin arasında sular hiç durulmuyor.

Dedim ya yazar incelikle işleseymiş konuyu kurgusu türünden ayrılmasına yetecek kadar farklı bir kitaptı. Ama hem olaylar çok hızlı anlatılmış, hem karakterlerin hisleri detaylandırılmamış.
Bölümler bir Brittany'nin bir Alex'in ağzından anlatılırken anlatımda bütünlük sağlanamamış. Bir de bolca İspanyolca cümlenin oluşu kitaba eksi puan kazandırmaya devam etmiş.

Yorumu bitirmeden önce serinin diğer kitapları hakkında da bilgilendirmeye çalışayım sizleri:

 Üç kitaptan oluşan seri Fuentes Kardeşler'in hikayesi esasında.
İlk kitap Alex ve Brittany'nin hikayesi olan Perfect Chemistry
İkinci kitap Rules of Attraction ortanca kardeş Carlos'un ve Kiara'nın hikayesi
Son kitap Chein Reaction ise küçük kardeş Luis ve Nikki'nin hikayesi...
Bağlantılarda tanıtım videolarını bulmanız mümkün :)
Şahsen devam kitaplarını okumayı düşünmüyorum...



Gelelim kapaklara...
Orjinal kapak kullanmayan yayınevi kınanmayı fazlasıyla hak ediyor bence. Gerçi orjinal görsellerden ilki fena olmamakla birlikte kapak tasarımları sınıfı geçmeye yeterli değil bence. Artemis'in Türkiye edisyonu için seçtiği görsel ise kitapla alakasız... Kapak görseli seçenlerin mantıklarını anlamak bazen imkansız olabiliyor :)

ÇEviriye gelecek olursak bence sınıfta kalan bir çeviriydi. 
Öncelikle karakterlerden birinin Latin olmasını, İspanyolca konuşmasını falan anlayabilirim ama konuşmaların yarısında Alex'in söylediklerini Türk okuyucunun anlamaması normal mi sizce? Madem İspanyolca'yı olduğu gibi bırakacaksın o zaman dipnot düş bir zahmet. Ya da çevirmen de İspanyolca bilmeyip oraları es geçti...
Bu mazeret değil o ayrı.
Unutmadan BMW'yi bir çevirişi vardı çevirmenin 'Yuh' dedim, başka da bir şey diyemedim...

Velhasıl-ı kelam kitaba puanım 6...

Keyifli okumalarınız olsun :)

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
BLOG DESIGN BY BİR OTAKUNUN DÜNYASI