Sana Muhtacım (Bridgerton Serisi-6)-Julia Quinn || Kitap Yorumu


Kitabın Yazarı: Julia Quinn

Orjinal Adı: When He Was Wicked
Seri Adı: Bridgerton Serisi #6
Çeviren:  Yasemin Kılınç
Yayınevi: Epsilon Yayınları
Kitap Türü:  Tarihi Aşk
Yayınlandığı Yıl: 2012
Sayfa Sayısı: 376



ARKA KAPAK

Her hayatta bir dönüm noktası vardır.Bu öyle muazzam, keskin ve belirgin bir andır ki 
insan şüphenin en ufak gölgesi olmaksızın hayatının bir daha asla aynı olmayacağını kesinlikle bilir.
Londra'nın Neşeli Hovardası Michael Stirling için bu dönüm noktası, Francesca Bridgerton'u ilk kez gördüğü andır. Evet, kalbinin hiçbir zaman birine bağlanmasına müsaade etmeyen Michael ona bir kez bakmış ve âşık olmuştur.
Bununla birlikte karşılaşma vesileleri kuzeninin bu genç bayanla evlenecek olmasını kutlamak adına düzenlenen bir yemektir. Hayat işte böyle ironiktir...
Ancak bir süre sonra Francesca eşini kaybeder ve arkadaşı, sırdaşı olarak gördüğü Michael'ın desteğini bekler. Michael ona olan aşkından bahsetme cesaretini kendinde bulamaz... Ta ki genç kadın bir gece masumane bir şekilde kollarının arasına sığınana ve tutkunun en ahlaksız sırlardan bile güçlü olduğu kanıtlanana dek.

Serinin 6. kitabına merhaba diyin :) Ya da demeyin... Zira en uyuz olduğum Bridgerton ile tanışacaksınız: Francesca! 
Bu kız kesinlikle o ailenin kanını taşımıyor :D Yani o kadar da taşımıyor diyelim de haksızlık etmiş olmayalım :D
Ailenin en ketum, belki bir parça acımasızlık olacak ama en sinsi üyesi bence Francesca, tamam kıza uyuz oldum kabul ediyorum :D
Gerçi kendisi de kabul ediyor diğer kardeşlerine pek benzemediğini...
Ailesinin içinde kendini eğreti hissettiğinden de hemen evleniyor tabi kızımız. Müstakbel damadımız John... Ama gelin görün ki tam da evliliklerinin ikinci yıllarını kutlamaya hazırlandıkları günlerde John ölüyor. 

John'un ölümü genç kadın için hiç de kolay olmayan bir dönemin başlangıcı oluyor. Kocasının ölümünün hemen ardından hamile olduğunu fark etmesi ve bebeği de kaybetmesi daha da kötü kılıyor yaşadığı günleri. 
Tam da bu zamanlarda en yakın arkadaşı olarak saydığı Micheal'dan yardım bekliyor ama genç adamın o günlerde en son yapabileceği şey Francesca'ya yardımcı olabilmek. Zira onun için de hiç kolay günler değil yaşadıkları. Neden mi? Genç adam yalnızca kuzeninin ölümüyle sınanmıyor çünkü, aynı zamanda içten içe de suçluluk ve vicdan azabı duyuyor. 

Esasında Micheal John ile Frencesca'nın evlilik haberinin kutlandığı yemekte Francesca'yı görür görmez aşık oluyor genç kadına. Hemen ardından da onun John'un nişanlısı olduğunu öğreniyor. Böylelikle hayattaki ilk ve tek aşkı derin bir imkansızlığın girdabına düşüp kalıyor. Kuzeninin evliliği boyunca hem John'a hem de Francesca'ya iyi bir dost olmaktan öteye gidemiyor ve içten içe de kendinden nefret ediyor. Kuzeninin karısına aşık olmayı kendine yediremiyor. O da hissettiklerini gizleyebilmek için alaycı ve çapkın bir maskenin altına gizleniyor. Bu noktada Micheal'i bir parça Colin'e benzetmek mümkün.
Neyse efendim... Tam da böyle zamanlarsa işte John ölünce genç adam kendini hiç de istemediği bir durumda buluveriyor. John'un ünvanının varisi olarak ondan kalan herşeye sahip oluyor... Francesca hariç tabi... 
Gerçi tam da bu zamanlarda Francesca'nın onu John'un yerine koyma gibi bir eğilimi var. Genç adam bunu farkeder etmez soluğu yurtdışında alıyor... Hindistan'a doğru çıktığı bu yolculukta amacı sevdiği kadından ve John'un bıraktığı yükten kurtulabilmek. 4 yıl süren bu macera nihayetinde son buluyor ve genç adam ülkesine dönüyor.

Döndüğünde Francesca'yı da toparlanmış buluyor. Hatta öyle ki genç kadın yas sürecini sona erdirmiş ve evlenmek niyetiyle Londra sezonuna hazırlıyor kendini. Evlenmek için en büyük nedeni bebek istemesi üstelik.
Ve böylelikle ateş ve barut muhabbetinin tam da ortasına düşüveriyoruz :D

Gerisini okuyun da görün... 
Ama Francesca'ya siz de sinir olacaksınız :)


Bu serinin her postunun altına eklemekten sıkıldım artık. 
Kapaklarla, çevirmen değişikliğiyle ilgili falan ne düşündüğümü herkes biliyor :D
Ama şu kadarını söyleyeyim; serinin 6. kitabında ilk kitapların tadı yok maalesef... 

Kitaba puanım 7...
Keyifli okumalarınız olsun :)



2 yorum :

  1. Bence yine de cömert olmuş puan. Ben Daphne'yi sevmezdim ama açık ara daha beter çıktı zor bitirmiştim. O da nazar boncuğu olsun artık belki kötü zamanına denk gelmiştir yazarın :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hakikaten de çok baterdi, çok zor ilerledi kitap yarısına kadar zaten :/
      Seri sonlara doğru baştaki tadı vermemeye başladı zaten

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
BLOG DESIGN BY BİR OTAKUNUN DÜNYASI