Araf-Jamie McGuire || Kitap Yorumu


Kitabın Yazarı: Jamie Mcguire

Orjinal Adı: Providence
Seri Adı: Providence Üçlemesi #1
Çeviren:  Nergis Karababa
Yayınevi: Yabancı Yayınları
Kitap Türü:  Fantastik, Yeni Yetişkin, Aşk
Yayınlandığı Yıl: 2013
Sayfa Sayısı: 504



ARKA KAPAK

Işığın olduğu yerde, karanlık da vardır.
Nina, babasının ölümüyle kendisini Providence'ta varlığından hiç haberdar olmadığı bambaşka bir dünyanın içinde bulur. Babasının cenazesinin olduğu gün otobüs durağında tesadüfen karşılaştığına inandığı çekici, karşı konulamaz Jared ile yakınlaşmasıysa Nina'nın hayatını tamamen altüst eder.
Jared ile Nina'nın birbirlerine âşık olmaları işleri tamamen zora sokar. Jared, Nina'yı sadece babasının düşmanları olan insanlardan değil, kendi soyundan olan yarı meleklerle Cehennem'deki Şeytanlar'dan da korumak zorunda kalır. Jared ile Nina'nın birlikte olabilmek için kaderlerine karşı gelip düşmanlarını alt etmeleri gerekir.
Tatlı Bela ve Ayaklı Bela romanlarıyla olay yaratan Jamie McGuire, bu kez farklı bir seriyle karşımıza çıkıyor.
Providence üçlemesinin ilk romanı Araf, devamını merakla bekleyeceğiniz fantastik bir aşka sahne oluyor. 


Şükür bitirebildim kitabı, resmen elimde süründü bir haftadır. 
Şimdi kimse üzerine alınmasın ama burada çok sevgili blogger arkadaşlara ufacık bir sitem etmeden duramayacağım. Elbette zevkler ve renkler tartışılmaz ama özellikle blog turlarda kitapların bu kadar abartılmasına anlam veremiyorum. Çok severek takip ettiğim birkaç arkadaşı tenzih ederek söylüyorum ki bu kitap blogger yorumlarını ciddiye alıp okuduğum ve hayal kırıklığına uğradığım kaçıncı kitap sayısını unuttum. 

Neyse efendim, kitaba dair bir parça detay verecek olursam:
Nina üniversiteye yeni başlamış esas kızımız oluyor. Babasının cenazesinden çıktığı gün otobüs durağında karşılaştığı ve aynı taksiyi paylaştığı Jared ile karşılaşması genç kızın hayatını allak bullak etmekle kalmıyor varlığından haberdar olmadığı pek çok şeyle de yüzleşmesini sağlıyor. Karşılaştıkları ilk andan itibaren Jared'a karşı bir şeyler hissettiğinin farkında olan kızımız bu gizemli yabancıyla pek çok kez karşılaşmaya devam ediyor. Ama bu bölümlerde Jared'in kararsızlığıyla karşı karşıyayız.
Tam bir şeyler açığa çıkıp ikilimiz bir ilişkiye başladıklarında da yeni sorunlarla karşılaşıyorlar.


Melekler ve şeytanların varlığıyla renklenen fantastik bir dünyada Nina'nın karşı karşıya kaldığı tehlikeler ve Jared'in onu korumak için verdiği çabayı okuyorsunuz 504 sayfa boyunca.

Ne yalan söyleyeyim pek de detay vermek gelmiyor içimden çünkü fazlasıyla boş bir kitaptı.
Bir kere başlardaki Jared'ın bir görünüp bir kaybolmaları, Nina'yı kafa karışıklığıyla bıraktığı bölümler acayip sıktı beni. Neredeyse 'yetti be' diyecek raddeye geldim, o kadar söyleyeyim.
Sonrasında Jared'ın Nina'ya karşı dürüst olmaya karar verip her şeyi açıkladığı sayfalarda Nina'nın her şeyi o denli cool karşılaması falan gerçekçi gelmedi bana. Sanki kızımız her gün koruyucu bir melekle karşılaşırmış gibiydi. 
Bu noktadan sonra ikilinin birlikteliği başlayınca ve Nina'nın annesinin tepkisini okuyunca pek de şaşırdığımı söyleyemeyeceğim. 
Diğer yandan babasının ölümünden sonra Nina'nın içine düştüğü sır dolu gerçekler de öyle pek enteresan cinsten değildi. 

Kitaba en çok sinir olduğum yeri hemen söyleyeyim:
Nina'nın sözde Jared'ın ailesini güvende tutmak için adamı terketmesi üzerine bir de Ryan'la sevgililik oyunu oynaması acayip sinir bozucuydu. Üstelik bunu yaparken Ryan'ın kendisine karşı olan hislerinden haberdardı kızımız.
Bir de şöyle bir ironi vardı kitapta...
Nina Jared'ın koruyucu meleği olarak hissettiği her şeyi hissedeceğini bilirken nasıl olur da bu oyuna inanabileceğini düşünür aklım almadı. 
Kızın verdiği tepkiler ergen tepkileriydi resmen...

Sonunda en başından beri Nina'dan pek haz etmediğini düşündüğümüz Claire kızımızı biraz sarstı da kendine geliverdi Nina.
Hemen yeri gelmişken söyleyeyim, benim kitaptaki favorim Claire'dı...

Tüm bunların dışında serinin devamını merak ediyor ve bekliyor musun derseniz cevabım koca bir 'HAYIR' olacak. Kurguyu fazlasıyla basit ve çocuksu buldum...


Orjinal kapaktansa Yabancı Yayınları'nın tercihini daha yerinde bulduğumu hemen belirteyim. Ama kapak görseli bile kurtarmaz bu kitabı :/
Kitaba puanım 6...

Keyifli okumalarınız olsun :)


6 yorum :

  1. Aslına bakarsan ben Tatlı Bela'yı da beğenmemiştim. Dediğin abartma olayına yürekten katılıyorum, biliyorsun. Ben bir kitabı beğendimse beğenmişimdir, beğenmedimse beğenmemişimdir. Bedava gönderilen kitapları pohpohlayıp,boşa beklenti yükseltiyorlar. Ben bir blog tur yapsam bu işte olmak istediğim ortak kesinlikle sen olurdun. Neyse sonuç olarak son zamanlarda edindiğim tavır; bir kitabı 15-18 arası ergenler beğenip ayılıp bayılarak anlatıyorsa, sen o kitaba önyargıyla yaklaş kızım, elinde patlar :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Meltem'im valla doğru söze ne denir bilmiyorum :D NEw Adult tür olarak da biraz sıkıntılı aslında, bir de ben yaşlanıyorum ya artık ondan sanırım :D Ama mesela bir Umutsuz2u okurken rahatsızlık duymamıştım; ama bu yazarın yazdıkları son derece boş geliyo ne yalan söyleyeyim.
      Tatlı Bela'yı okuduktan sonra da abartıldığı kadar değil demiştim. Ayaklı Bela'yı başlar başlamaz bıraktım... Araf da fiyasko oldu :(
      Ama kitap seçerken değerlendirmeye aldığım bloggerlar kesinlikle bir avuç kaldılar :/

      Sil
  2. Yorumlarınızı takip ettiğimden samimiyetinize dayanarak bir şeyler söylemek istiyorum. Umarım yanlış anlaşılmam.
    Araf yorumunu yayınladığınızda görmüştüm. Okumadım dürüst olmak gerekirse. Yine de öven bir yorum gelecek diye es geçtim. Benim yarım bıraktığım bir kitap. Üstelik ben diğer kitaplarını da sevdim yazarın. Ablam da okudu bunu bir şans daha ver dedi hatta. İleride yine denerim tabi ki ama şu ara yorum görüp etkilenmek istemiyorum çünkü haliyle kızıyorsunuz beğenmeyince.
    Aslında benim değinmek istediğim blog turları ve pohpohlama. Bunun olmadığını söylersem yalan olur ama sadece turlara indirgememek lazım bence. Sırf kitap gelsin diye blog açanlar varken objektif yorumlar görmek zor. Belki gün geliyor bunu bende yapıyorum. Gerçi bizim şansımız iyi bu konuda tur kitaplarımızın %90ını gözüm kapalı överim. Ama şu rahatlığım var ki kimseye git al oku demem. Beğendm demek bir şey mutlaka okuyun demek ayrı bir olay bana göre. Belki bu züğürt tesellisi gelir ama zaten beni çileden çıkarmadığı sürece çok sövmediğim içinde vicdanen rahat oluyorum :D
    Uzattım ama son bir şey daha demek istiyorum. Bazı yorumlar da diğer övenlerin yanında kaynıyor. Mesela bu kitabı gerçekten beğenenlerde var ama diğer yorumlarda kaynıyor.
    Bir de çok ufak bir örnek. Sizde de gördüğüm biri isim var. FMA. Hayatımda en nefret ettiğim isimlerden biridir. Ama çokta övülen biri, sizde seviyorsunuz anladığım kadarıyla. Bu koşulda sizi de o insanlarla aynı kefeye mi koymalıyım. Bence hayır. Çünkü arada bedava sirke baldan tatlı mantığı gütmeyenler de var. Jamie de bence öyle bir kazaya kurban gitmiş biri. Benim naçizane fikrim. Umarım yanlış anlamazsınız. Hayran çok olunca bir şey diyemiyoruz. Hazır görmüşken içimi dökmek istedim :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. estafirullah neden yanlış anlayayım :D esasında şu blog tur olayını en son üzerine alınması gerekenlerdensin bence, ben senin yorumlarını ciddiye alarak takip ediyorum. Sözüm ele aldıkları her kitabı 'Muhteşemdi', 'aman çok güzeldi' diyenlere. Bence blog turlarında kapsamlı incelemeler yapılmalı, kitabın reklamı değil... Ama bu konuda senin söylediğinin payı büyük, benim kastettiğim blogerlar bedava kitap geliyor mantığını güttükleri sürece objektif yorumlar minimumda kalacak. Ama dediğim gibi hakkıyla inceleme yapanlar yok mu, var ; onları kesinlikle tenzih ediyorum :)

      İkincisi şu FMA olayına açıklık getireyim :) Yalnız Gözlerin İçin kitabına yaptığım yorumu gördüysen yazarın kalemini pek de beğenmediğimi açıkça söyledim... Bu son okuduğumdan başka da gidip yazarın bir kitabını alıp okur muyum dersen almam :)

      Araf'a gelince... Post'da da söylediğim gibi, belki sorun sahiden benim New Adult'a göre artık biraz yaşlı kabul edilmem :D Ama cidden sarmadı... Tatlı Bela'yı da bu blog turlarının övgüleri sonucu okumuştum, idare ederden öteye gidememiştim. O yüzden yazarı bir daha okur muyum tartışılır :D New Adult yazmazsa belki...
      Ama şimdi tüm New Adultları da harcamayayım :D Dün mesela Tut Elimi'yi okudum ve sahiden beğendim, Umutsuz'u da beğenmiştim. Demek ki bana biraz daha dram yönü ağır basan şeyler lazım :D

      Sil
    2. Yanlış anlaşılma için kusura bakma. Yorumunu okudum. Daha ziyade diğer kitaplardakini bulamadım gibi bir izlenimim olmuş nedense. Beğenmediğin yerleri okudum özellikle. Tabi yazarı hiç sevmeyince yorumda bile algıda seçicilik yapmışım :D

      Sil
    3. ahahhhh :D nedense bu konuda seni anlayabilirim ;)

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
BLOG DESIGN BY BİR OTAKUNUN DÜNYASI