Umutsuz-Colleen Hoover || Kitap Yorumu



Kitabın Yazarı: Colleen Hoover
Orjinal Adı: Hopeless
Seri Adı: Hopeless Serisi #1
Çeviren:  Kübra Tenekeci
Yayınevi: Epsilon Yayınevi
Kitap Türü:  Aşk, Günümüz Aşk
Yayınlandığı Yıl: 2013
Sayfa Sayısı: 429
ARKA KAPAK

Lise son sınıf öğrencisi olan Sky çapkınlığı kendi şanıyla yarışan Dean Holderla tanışır. İlk karşılaştıkları andan itibaren Holder onu hem korkutur hem de cezbeder. Ona dair bir şeyler, Skyın derinlere gömmek için çok uğraştığı sıkıntılı geçmişine ait anılarını ateşler. Sky ondan uzak durmaya kararlı olsa da Holderın kararlı tutumu ve esrarengiz gülümsemesi savunmasını yerle bir edip aralarındaki bağın güçlenmesini sağlar. Ama gizemli Holderın sakladığı sırlar vardır, bu sırlar ortaya çıkar çıkmaz Sky sonsuza kadar değişir ve güven duygusu gerçekler karşısında yenilgiye uğrar.
Sky ve Holder ancak çıplak gerçeklerle cesurca yüzleşerek yaralarını iyileştirebilecek ve sınır tanımadan yaşayıp birbirlerini sevebileceklerdir.

Umutsuz nefesinizi kesecek, merakınızı uyandıracak size ilk aşkınızı hatırlatacak bir roman.

Sınav dönemi okuyamadıklarımın acısını çıkarıyorum resmen, bu ara bir okuyasım var ki sormayın. Bildiğim tek kafa dağıtma yöntemi bu çünkü, bunun da etkisi büyük...  Neyse efendim hemen kitaba geçiyorum ben lafı uzatmadan.

Başlarda, ki bu ilk 100 sayfa falan, sıradan bir kitap okuyorum izlenimine kapıldıysam da yazar beni şaşırtmayı başardı. Öncelikle şunu söylemem gerek; yazar okuyucunun aklındaki soru işaretlerini taze tutarak ve olayları acele etmeden azar azar aydınlattığından okurken kesinlikle sıkılmıyorsunuz. Aksine bir sonraki sayfada neler olduğunun merakı içinde buluyorsunuz kendinizi. Ki yazarın arada geçmişten minik kesitler sunması kitaba çok hoş bir etki katmış. 
Araştırmalarım sonucu öğrendim ki Umutsuz yazarın ilk romanı değilmiş, ki bu kesinlikle belli. Pek çok ilk romandaki gözden kaçırılan detaylara bu kitapta rastlamadım ben. Onun dışında anlatımın son derece yalın ve sürükleyici olduğunu da hemen belirteyim. Ki bunda çevirmenin de katkısı göz ardı edilmemeli. Çevirmen de son derece başarılı bir iş çıkarmış...


Sky ve Holder daha ilk sayfadan okuyanı avuçlarının içine alıyorlar resmen. Dediğim gibi başlarda on sekiz ve on dokuz yaşınlarında ergen temalı bir aşk öyküsü okuyacağımı sandımsa da ilerleyen sayfalarda yanıldığımı görünce acayip sevindim. Başlarda tipik bir kaçma kovalama kısmı vardı. Bu iki ileri bir geri tutturulan ritmin esas nedeni Holder olsa da adama kızamıyorsunuz, yazar karakterin haklı bir nedeni olduğunu hissettirmiş okuyana. Sayfalar ilerledikçe kendinizi Holder'ın sakladığı sırrı merak ederken bulacaksınız, en azından bana olan buydu :) Bu kısımdan sonra SPOİLER var; aman dikkat!

Sky Holder'ın evine gittiği akşam Holder'la geçmişte tanıştıklarını öğrendiğinde en az onun kadar şaşırdım. Meğer bizim bu muhteşem ikilimiz ve Holder'ın ikizi Less, Sky beş diğerleri 6 yaşındayken komşularmış, üstelik çok da iyi arkadaşlarmış. Ta ki bir gün Sky, yani o zamanki adıyla Hope ortadan kaybolana kadar...
İnanın kurguda böyle bir detay beklemiyordum. Yazar bu noktada tam bir özgünlük yakalamış. 
En başta Sky'ın evlatlık olduğunu biliyor olmak böyle bir ayrıntıya hazırlamaya yetmiyor okuyanı. 
Sanırım bunda en büyük etken Sky'ın 5 yaşında evlat edinilmiş olması ve öncesine dair bir şeyler hatırlamamasıydı. 

O akşam Holder'ın cevap verdiği sorular beraberinde yeni soru işaretleri bıraktığında zihnimde olacakları az çok netleştirmiştim. Ama yine de kitabın sonunda yazar beni yine şaşırtmayı başardı.

Esasında hepimiz arızalı erkek karakterlere aşinayız, bu kahramanlar son zamanların trendi malum. 
Ama Holder'ın öfke probleminin ardında kızkardeşi Less'in kaybının olması beni acayip etkiledi. 
Ölümlerin böyle etkileri var maalesef geride kalanlar üzerinde. Ki bu noktada Holder'in kendine olanlardan pay biçmesi, kızkardeşine intihar ettiği için kızgın olması falan son derece anlaşılır tepkiler. 
Yazarın okuyanı hazırlıksız yakaladığı nokta karakterlerin kaderlerinin acayip bir biçimde birbirine dolanmış olmasında gizli. 
Mesela Sky babasıyla yüzleştiğinde, ki o adama baba demeye bile dilim varmıyor, adamın bu kadar da pislik olabileceğine ihtimal vermemiştim. Yani tamam kendi öz evladına tecavüz eden biri pisliklikte sınır tanımaz ama bunu sadece kızına değil başkalarına da yapmış olması daha da iğrençleştirdi adamı gözümde. 
Bir adam düşünün ki kendi öz kardeşine, beş yaşındaki küçük kızına ve daha on yaşındaki komşu kızına tecavüz ediyor. Tüm bunları göz yaşları içinde anlatmış olması gram sempati besletmedi kendisine, aksine intihar etmesine son derece memnun oldum. böyleleri yaşamayı hak etmiyorlar bence.


Neticede onun anlattıklarıyla Less'in intiharı da netleşmiş oldu bir parça. Genç kız Sky'la aynı kaderi paylaşmış ve Sky'ın babasının tecavüzüne maruz kalmış. Üstelik belli ki bununla da baş edememiş ve intihar etmeyi seçmiş. 

Tüm olanların üzerine Sky'ın annesiyle yüzleşmesi ayrı etkileyiciydi. Karen'ı tüm bu olanlarla bağdaştırıp, beş yaşındaki bir çocuğu kaçırmasını böylelikle anlamlandırmış oluyorsunuz. Karen esasında Sky'ın halası ve bir nevi beş yaşındaki o küçük kız çocuğunun da kurtarıcısı olmuş. 

Velhasıl-ı kelam son derece etkileyici bir kitaptı bence kesinlikle okumanızı öneririm. 

Holder'ın kolundaki 'HOPELESS' dövmesinin gizemi çözüldüğünde bir kez daha sevdim bu karakteri.
Hayatındaki iki önemli kişiyi kalbinde taşıyışının nişanesiydi bu bence. 
Ve dedim ki içimden 'Bu hayatta gerçekten de birilerinin UMUDu olmak lazım'
ve o umudu bulduğunuza inandığınızda da asla bırakmamanız lazım...


Neyse efendim ben çok konuştum yine :)
Yayınevinin orjinal kapağı muhafaza etmesi ayrı bir artı daha alıyor benden.
Kitaba puanım 9...

Keyifli okumalar:)
Ha unutmadan, UMUT konusunu düşünün bence...



Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
BLOG DESIGN BY BİR OTAKUNUN DÜNYASI