Dublin Caddesi-Samantha Young || Kitap Yorumu



Kitabın Yazarı: Samantha Young
Orjinal Adı: On The Dublin Street
Seri Adı: On Dublin Street #1
Çeviren:  Deniz Ece
Yayınevi: DexPlus
Kitap Türü:  Aşk, Yetişkin Aşk, 
Yayınlandığı Yıl: 2013
Sayfa Sayısı: 364
ARKA KAPAK
Joss geçmişte yaşadığı acıları bir kutuya kilitleyip her şeyi unutmak için Amerikadan iskoçyaya yerleşmişti ve şimdi yeni bir ev arıyordu.
Bulduğu ev Dublin Caddesindeki havalı binalardan birindeydi.
Yolda bir adamla karşılaştı.
Takım elbiseli, bronz tenli, çıldırtıcı İskoç aksanlı, maço tavırlı, seksi bakışlı Bradenla.
Joss, Bradenın her zaman kolunda taşıdığı Barbşe kılıklı kızlardan biri değildi, olmaya da hiç niyeti yoktu. 
Ama insan arzularına nereye kadar gem vurabilir? 
Kalbiniz başka, beyniniz başka şey söylüyorsa, hangisinin sözünü dinlesiniz?
Trajedi. Seks. Tutku. Kahkaha. Kıskançlık.
#1
New York Times Bestseller
The Wall Street Journal Bestseller
Amazon Bestseller
USA Today Bestseller
Ve 30 ülkede milyonlarca okuyucuya ulaşmış, son yılların en çok konuşulan aşk hikayesi.

 İlk çıktığı günden beri okuma listemde yerimi almış bir kitaptı Dublin Caddesi esasında ama ancak fırsat oldu. Bestseller oluşunun hakkını verircesine dün gece 3'e kadar uyutmayıp kendini de bitirtti. Seviyorum böyle hemen biten kitapları :)

Jocelyn 14 yaşındayken tüm hayatını sarsacak bir travma yaşar. Gayet sıradan gibi başlamış bir gün okula gelen iki polis ve bir sosyal hizmetler görevlisinden ailesinin öldüğü haberini alır. Hiç beklemediği anda aldığı bu haberle sarsılan Jocelyn bundan bir sene sonra da en yakın arkadaşının ölümüyle sınanır. O günden sonra da hiçbir şey eskisi gibi olmaz genç kız için. 

On sekizine kadar koruyucu ailelerin yanında kalan Jocelyn'in acısıyla baş etme yöntemi ailesi hiç olmamış gibi davranmak olur. 
Üniversiteyi bitirdiği yıl ev arkadaşı ve sevgilisi Londra'ya taşınınca Jocelyn'in yeni bir ev bulması gerekir. Böylelikle yolu Ellie ile kesişir. Esasında Ellie'den daha evvel ağabeyiyle.


Dublin Caddesi'ndeki eve giderken aynı taksiyi paylaştığı Bay Takım Elbise Ellie'nin ağabeyi çıkar. Ki, ikilinin yeniden karşılaşmaları da ayrı ironik. Bu noktaya değinmeyeceğim :)
Ellie, Joss ile Bredan tanışmadan evvel Bredan'ın pek çok kirli çamaşırını ortaya döküyor esasında. Ne gibi mi? Beyimizin mankenden bozma para avcısı sarışınlara zaafı gibi...

Karşılaştıkları ilk andan beri aralarında gizlenemez bir çekim oluşan ikilinin kaçma kovalama oyunu çok eğlenceli. Okursanız bana hak verirsiniz. Ben biraz daha karakterlerin üzerinde durmak istiyorum.
Joss son derece içe dönük bir karakter. Geçmişinden, kendinden ve ailesinden neredeyse hiç bahsetmiyor. 
Acıyla baş etme yöntemi kaçma ve görmezden gelme olmuş hep. Tabi bu durum Bredan'la tanışınca değişiyor.
Bredan'a gelince... Kendisi tipik bu tarz kitap karakteri... Genç, zengin, yakışıklı... 
Bu noktada klişeler tradımı yeniden söylüyorum, bu adamlar hep birbirlerine benziyor.
Bu beyefendi de her daim annesine benzeyen türden, yani para düşkünü, kadınlarla gönül eğlendiriyor. 
Başlarda, Jocelyn'le aralarında henüz bir şey yokken, bu tür kadınlardan biriyle de ilişkisi vardı üstelik. 

Neticede sevgilisinden ayrılıp Jocelyn'i ikna etmeye karar verdiğinde Bredan'ın önünde pek de kimse duramıyor. Kendisi kararlı tiplerden, hani şu aklına ne koyarsa elde edenlerden.

Başlangıçta ilişkilerini üç ayla sınırlandırıp, duygusal bağlardan tamamen arındırma kararı alsalar da evdeki hesap çarşıdakine uymuyor. Onların bu gelgitli ilişkileri de okuyanı eğlendiriyor.
Hikayenin kırılma noktası ise Ellie'nin hastalığı... Ki bu noktada yan erkek karakter Adam'ın harekete geçmesi de taaa buraya kadar uzuyor. Kendilerini pek sevemedim ben ne yalan söyleyeyim. Ellie'ye açılmak için kızın ölümden dönmesini bekledi beyefendi!!! 

Neyse efendim lafı çok uzattım farkındayım. 
Daha fazla detay vermeden hemen çeviriye, kitabın üslubuna falan da değineyim.
Çeviri başarılıydı bence, samimi bir dil yaratılmış. 
Ama yazarın argo bir dil kullandığı gerçeğini değiştirmiyor samimiyet unsuru. Ki ben ne yazık ki argodan pek haz etmem...


Kitabın yurtdışı edisyonlarının kapakları yukarıdaki gibi. Yayınevi bunlardan birini kullanmayıp farklı bir tasarım seçmiş. şahsen ben Türkiye'deki kapağı da pek sevemedim.

Tüm bunların ışığında kitaba puanım 8...

Keyifli okumalar :)

2 yorum :

  1. Yazı için teşekkürler çok güzeldi .: )

    Kitabı çok beğendim , fakat aynı şeyi Joss için söyleyemeyeceğim : ) kadın karakterden hiç hoşlanmadım bana oldukça itici geldi. Braden’ dan daha meraklıydı sadece sex için birlikte olmaya sırf sex için anlaşma yapmaya , Braden’a gelince çok seksi çok tatlı harikaydı :)

    Bence Adam’a bir şans vermelisin : ) çünkü Ellie en yakın arkadaşının kardeşi ve Adam’ın da Braden’ dan aşağı kalır yanı yok : ) Braden’ ın tepki vereceğini düşündü sanırım, bu nedenle duygularını açmakta bu kadar gecikti

    Açıkçası Ellie ve Adam’ a ait kitabın çıkmasını bekliyorum bence onların hikayeside en az diğerlerininki kadar güzel olacak : )

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Joss hakkında sana katılmadan edemeyeceğim. Kız resmen kütdü yani :D
      Ama Bredan'ın klişe olduğu kısmında fikrim hala değişmedi canım :D Yani tamam adam sonradan çok anlayışlı, çok itinalı biri oluverdi ama başlardaki o Bay Ego halleri neydi öyle...
      Kendimle ilgili bu kitaptan sonra şunu farkettim: Bu tarzın klişelerinden sıkılmışım ben ve bir süre ara vermem lazım sanırım :)

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
BLOG DESIGN BY BİR OTAKUNUN DÜNYASI