Birinci Öğrenci Velisi Olma Deneyimim


Gün gelip de veli toplantısıyla ilgili post yazacağım asla gelmezdi aklıma :) Ama gelin görün ki şaka maka yazıyorum...
Efendim eğitimci falan değilim yanlış anlaşılmasın; kuzeninin veli toplantısına katılmak zorunda kalmış bir zavallıcığım :)
Lise bıraktığım gibiydi demek isterdim ama pek öyle değildi, yeni nesil liseliler bizim dönemimizden epey farklılar. Eeee zaman değişiyor ben de yaşlanmışım epey sanırım :D Neyse konu bu değil, ben döneyim toplantıya...

Doğduğu günü anımsadığım minnak kuzenimin veli toplantısına gidebilir miyim acaba diye sorulduğunda 'ne var canım giderim' demiştim dün akşam. Ben ne bileyim minnak kuzenimin öğrencilik hayatının benimki gibi olmadığını :)

Evvela toplantının başında öğretmenimiz kılık kıyafet yönetmeliğinden bahsederken her kulağına 5'er küpe takan bir kızcağızdan bahsetti; meğer o kızcağız bizim kızcağızmış. Tabi bir de sıra bana gelip de kızımızın adını söylediğimde öğretmenin yüzünde derin bir kederle 'İşte o küpeli kız sizinki' demesi apayrı bir trajedi. 
Ki o kadar velinin acıyan gözlerle bana bakışlarını atlıyorum. 'Vah vah, onların kızıymış' bakışlarına, 'Allah'tan bizimki değilmiş' minneti karışmıştı... Meğer benim minnak kuzenim, her kulağa 5'erden 10 küpeyle okula gitmeyi alışkanlık haline getirmiş. 
Kıyafet serbest bırakılırken takıların haklarını korumayı unutmuş olacak ki yetkililer küpeler geçememiş özgürlük sınırını. Yahu geçemesinler de zaten, hani derdim o değil. Kılık kıyafette serbestlik getiren zihniyetin ürünü bunlar az biraz da.
Çocuk çantaya attığı küpeleri okulda takıyorsa anne baba ne yapsın. Zavallı teyzemin çocuğun kulağında küpe gördüğü yok ki uyarsın! Ah be çocuk, ağırlık da mı yapmıyor o halkalar kulaklarına!

Neyse efendim ben tam iyi bir şeyler duymayı umut edip, küpe felaketini hazmetmeye çalışırken öğretmen bir de demesin mi 'Derslere de çok ilgisiz' diye.
Hani hem küpeli, hem ilgisiz... Olacak şey mi :)
İşin şakası bir yana bir de bu çocuk öğretmen masasının hemen önünde oturuyormuş. Ki bilirsiniz o sıranın stratejik önemini...
Yani o sırada oturup öğretmeni dinlememek de büyük başarı, bizim kız muvaffak olmuş. 

Toplantının tek iyi haberi yarım gün devamsızlıktı, ki Allah'tan okuldan kaçmamış bir de onu duysam kalpten giderdim herhalde. 
Kısa günün kârı bir güzel notlar çıkardım kendime :)

Evvela gelecekteki çocuğuma not:
- Ne olursun evladım veli toplantılarında beni bu denli rezil etme! Hani üstün başarıyı geçtim, gidip de kuzenime çekme, annene çek sen :)

Kendime not:
-Çocuğunun başarısız olma ihtimalini hazmet, her daim arkasında durmayı bil!
(Şu an bu konuda sınıfta kalırım)

Bu postu okuyanlara not:
-Çocuk sizin değilse eğitim ve haylazlık durumundan haberdar olup öyle kabul edin toplantıya gitmeyi.
Sonu hüsranla sonuçlanabilir.

Kuzenime not:
-Her ne kadar bu yazıyı okumayacak olsan da çıkar o küpeleri kafanı kırmıyım :)


Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
BLOG DESIGN BY BİR OTAKUNUN DÜNYASI