Soldan İkinci Mezar-Darynda Jones || Kitap Yorumu


Kitabın Yazarı: Darynda Jones
Orjinal Adı: Second Grave on the Left
Seri Adı: Charley Davidson #2
Çeviren: Bilge Gündüz
Yayınevi: Doğan Kitap
Kitap Türü: Macera, Polisiye, Aşk, Fantastik
Yayınlandığı Yıl: 2013
Sayfa Sayısı: 336

ARKA KAPAK

Yarı zamanlı dedektif tam zamanlı ölüm meleği Charley Davidson yine işbaşında...
İyilerin kahramanı kötülerin korkulu rüyası… Yarı zamanlı dedektif tam zamanlı ölüm meleği Charley Davidson yine işbaşında...
Charley bu kez ardında şifreli bir mesaj bırakarak ortadan kaybolan Cookie'nin arkadaşı Mimiyi bulmaya çalışıyor. Miminin arkadaşları art arda ölüyor; izler Charleyyi ünlü bir politikacıya götürüyor. 
Charleynin gizemli âşığı Reyes ise ortalarda yok. Charley onu en son yoğun bakım ünitesinde bırakmıştı. Ama Reyes oradan kaçtı ve insan bedenini artık Charley'ye göstermiyor. Çünkü iblisler onu kullanarak Charley'ye de ulaşabilir, yani cennete giden yolu bulabilirler, ki bu dünyanın sonu olur. 
Başı beladan bir türlü kurtulmayan Charley her şeye rağmen hâlâ eğlenceli... 
Ve hâlâ Reyesa âşık...


Sağdan Birinci Mezar'ı bitirir bitirmez ne demiştim size, hatırlayanlarınız vardır mutlaka.
Bu seri tam benlik... Karakterin mizah anlayışı, klişelerden uzak oluşu, okuyanı sıkmayan polisiye kısmı, bir de çözdüğünü zannettikçe sarpa saran paranormal kısmı...
Daha ne olsun dediğinizi duyar gibiyim :) Eeee, bence de...

Birinci kitabın sonunda  Reyes sırra kadem basmıştı hatırlarsınız. İşte bu kitapta bir Reyes gizemidir gidiyor yine. 
Reyes yine bedeninden ayrılıp Charley'e geliyor ama ısrarla Charley'in bedenini bulmasını istemiyor. 
Çünkü bedenini iblisler ele geçirmişler ve onların Charley'e de ulaşmalarını istemiyor. 
Ama Charley bu, sizce uslu bir kız olup Reyes'i dinler mi? Elbette dinlemez!
Üstelik Reyes insan bedenini ölüme terk etmişken...

Kızımız Reyes'i ararken, onuın hakkında ne de az şey bildiğini de farkediyor. 
Düşünün ki Reyes'in internette FAN siteleri bile varmış :D
Adamın sağlantılı hayranları var...

Hayalimdeki Arzular ve İhtiraslar-Erin Quinn || Kitap Yorumu

Kitabın Yazarı: Erin Quinn
Orjinal Adı: Haunting Desire
Seri Adı: Mists of Ireland #3
Çeviren:  Merve Duygun
Yayınevi: Sonsuz Kitap
Kitap Türü:  Aşk, Fantastik, Macera
Yayınlandığı Yıl: 2012
Sayfa Sayısı: 368


ARKA KAPAK

Shealy yemek yedikleri restoranın önünde babasıyla İrlanda’ya gitmek için kavga ederken aniden karanlıkta iki ayrı pencere açılır. Birinde dünyanın tüm yükünü omzunda taşıyan kehribar gözlü, güçlü bir savaşçı diğerinde ise beyaz mermerlerle kaplı malikânesinde oturan zalim görünüşlü bir yabancı vardır. Her ikisi de Shealy’ye sahip olmak istemektedir… Aralarındaki kavgayı kazanan kadını alacaktır. Kavga bittiğinde Shealy kendini zamanı olmayan, lanetlenen insanların vahşi yaratıklara yem olduğu Fennore Adası’nın kalbinde bulur. Yanındaki erkek ise… Korkularını, düşüncelerini, bedenini ve tüm savunma duvarlarını yakıp yıkacak; onu koruyacak tek aşkıdır… Ama kehanet, adamın aynı zamanda onun katili olacağını söyler…
Hayatımı sana adıyorum…
Kalbimi ellerine bırakıyorum…
Kehanet gerçek oluyor…
Lanetlenen bir adam, köşeye sıkışmış bir kadın…
Aşk, aralarında ateşten bir nehir gibi aksa da gerçek değişmeyecek…
Adam, kadının katili olacak…
“Modern bir kadınla geçmiş zamana ait bir adamın aşkı kalbinizi eritecek.”
RT Book Reviews

Bir kere başlamışken kim tutar beni :) Bu da okunan bir diğer kitap...
Ama başlamadan şu kapakları biraz usturuplu yapın be kardeşim! Bakmayın siz kapaktaki adamın çıplaklığına, kitabın pek de öyle bir tarafı yok. 

Ve bu kitapla benliğimde bulunan cinsliğin bir kez daha farkına vardım. Tutup serinin 3. kitabından başlamışım okumaya aferin bana :D 
(Serinin Türkiyede'ki adı Hayalimdeki Serisi)
Hal böyle olunca kimi yerlerde boşluklar olmadı değil; ama yine de kitapta beğenmediğim yerler de var. Sayacağım birazdan...
Gerçi bu memnuniyetsizlik benim ruh durumumdan da kaynaklanmış olabilir :) Dikkatimi dağıtmak için okudum kitabı; ama dikkatim hiç dağılacakmış gibi değildi. Neyse efendim kitaba gelirsek:

Peşini Bırakmam-Elizabeth Baverly || Kitap Yorumu


Kitabın Yazarı: Elizabeth Baverly
Orjinal Adı: Her Man Friday
Çeviren:  Kübra Tenekeci
Yayınevi: Epsilon Yayınları
Kitap Türü:  Aşk, Romantik Komedi
Yayınlandığı Yıl: 2011
Sayfa Sayısı: 336
ARKA KAPAK
Bu adam bir şeyler çeviriyor!
Mali dedektif Leo Friday, birtakım şaibeli işlemleri aydınlatmak için milyarder Schuyler Kimball’ın malikânesine gönderildiğinde, baş şüphelisinin, bu tuhaf ailenin sosyal işlerinden sorumlu sekreteri güzel Lily Rigby olacağını asla tahmin etmez. Lily herkes tarafından sevilmektedir, ancak o aklı başında dış görünümünün altındaki özgürlüğünü kazanmak isteyen tutkulu kadın Leo’nun gözünden kaçmaz. Dahası Leo, Lily Rigby’yi son derece çekici bulmaya da başlar, ancak Kimball’ın kasasından milyonlarca doları hortumlayan kişinin Lily olması pekâlâ ihtimal dahilindedir.
Lily Rigby ise en başından beri Leo Friday’in, Kimball’ın hesaplarını düzenlemek için gönderilen sıradan bir muhasebeci olmadığını bilmektedir. Zira Leo, son derece çekici ve şişkin kaslara sahiptir ki bu da kendini rakamlara adamış sünepe bir memur olmadığının en önemli kanıtıdır. Ayrıca, Lily’ye özel hayatıyla ilgili rahatsız edici sorular sormaktan da geri kalmamaktadır. Ne var ki Leo onu kollarının arasına alıp da dudaklarını hayatının en heyecan verici öpücüğüyle ödüllendirdiğinde, Lily tüm şüphelerinden vazgeçmeye karar verir. Ne de olsa Leo’nun onun peşinde olması mümkün değildir, öyle değil mi?


Tembelliği bırakıp uzun bir aradan sonra kitap incelemesi yapmak istedim :) Ki tembellik son zamanlarda üzerime kalıp gibi oturan bir sıfat oldu laf aramızda.
Kitabı almama kapaktaki Julia Quinn tavsiyesi sebeptir, ki bir parça hayal kırıklığına uğradığımı gizleyemeyeceğim.

Evvela kitaptan söz etmek gerekirse, kitabımız romantik komediye gizem unsurları serpiştirilmek istenmiş bir tür.
Leo Friday ortadan kaybolan elli milyon doları bulmak için yönetim kurulu tarafından görevlendirildiğinde bunun da diğer işleri gibi çabucak halledebileceği bir iş olduğunu düşünüyor. Ne yazık ki göz önüne almadığı başka şeyler var esas erkeğimizin :)
Şirket araştırmaları yanıt vermeyip araştırmayı Kimball'ın evine yönelttiğinde esas kızımız Lily'den de bu denli etkileneceğini beklemiyor haliyle. Evin bu denli renkli insanlarla dolu olduğunu da elbette...

AŞK ÜZERİNE SERZENİŞLER--II


"Yine de eğri oturup doğru konuşmak lazım, aşk bir gerçeklikten çok, ütopya..."

Böyle yazmışım bu serinin ilk paylaşımında... Aşk üzerine ahkam kesmeye falan gelmedim, merak etmeyin. Zira bu konuda söylenmesi gereken her şeyi bizden öncekiler söylemiş. Bizlere yaşamak ve test etmek kalıyor sanırım; o sözlerin doğruluğunu, geçerliliğini sınamak...

"'Aşk bir sızma halidir!' ,'Aşk kendinden vazgeçme halidir, kendi benliğini ezmeden  'biz' olabilme halidir...  "

SIZMA hali... Ne de doğru bir tabir. Geçirdiğin zamanın uzun ya da kısa oluşunun bir ehemmiyeti yok bu noktada. Zaman oldukça göreceli bir kavram çünkü. Bir bakıyorsun, daha ne olduğunu anlayamadan sızı vermiş biri içine; en derinine, mahremine... Bir bakıyorsun yapmam dediğin, temkinli olmak için uğraş verdiğin her şeyi yapmışsın. Olmaz dediklerin oluveriyor bir anda. Attığın, atacağın her adımın yanlış olduğunu bilsen de içten içe; atıyorsun yine de o adımları. Bir an bile tereddüt etmiyorsun üstelik... Sonunu göremediğin yolları yürüyorsun, sonunda tek başına kalacağını bile bile. 'Acaba'ları, 'Keşke'leri hiç tüketemiyor yüreğin... Ah o yürekler... Bile  bile lades dedirtiyorlar insana...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
BLOG DESIGN BY BİR OTAKUNUN DÜNYASI