Günaha Davet- Sylvia Day || Kitap Yorumu

Kitabın Yazarı: Sylvia Day
Orjinal Adı: Seven Years to Sin
Çeviren: Müge Kocaman Özçelik
Yayınevi: Pegasus Yayınları
Kitap Türü: Tarihi-aşk
Yayınlandığı Yıl: 2013
Sayfa Sayısı: 400

ARKA KAPAK 


"Baskılara tüm gücüyle karşı koyan genç bir kadın.
Yedi yıl önce, düğün arifesindeki narin Leydi Jessica Sheffield hiçbir masum genç kızın hayal edemeyeceği kadar ateşli bir manzaraya tanık olur. Şaşkına düşen ancak tuhaf bir şekilde heyecanlanan genç kadın, skandallarla dolu Alistair Caulfield hakkındaki sessizliğini koruyarak evliliğine adım atar. Ancak Caulfieldın cazibesi genç kadının hayalinde ateş gibi yanarak en yasak rüyalarını süslemeye devam eder.
Kalbini aşka açmaktan korkmayan genç bir erkek
Alistair, gözlerinde tutkunun ateşi yanan bu ciddi genç kızın cazibesinden kaçarak uzaklara gider. Ancak yıllar sonra Jessica denizaşırı bir yolculuk için genç adamın gemisine adım attığında, yedi yıldır bastırdıkları arzularının esiri olurlar. Eğer bu tutkuya teslim olurlarsa, birbirlerine kapılıp gideceklerdir...
Erotik, kışkırtıcı ve reddedilemeyecek bir davet"


Sylvia Day! Şu sıralar favori yazarlarım arasında olduğunu söylemiş miydim acaba :)
Kitaptan haberdar olalı uzun zaman oldu aslında; ama okusam mı okumasam mı tereddüt içerisindeydim. Olumsuz bir yorum duyduğumdan falan değil; şu sıra historical, tarihi-aşk türü pek ilgimi çekmediğinden.
Ama çelişkilerim konusunda ne kadar haksız olduğumu yazar daha ilk sayfadan kanıtladı.
Sayfaları çevirdikçe kitabı daha çabuk bitirmek istiyorsunuz bir kere :)

Öncelikle belirteyim, yetişkin okurlar için bir kitap. Kesinlikle yaş sınırı var...
Ama bu durum historicallarda genellikle karşılaşılan bir detay. Yine de ben belirtmeden geçemedim:)
Kitaptaki cinselliği ve yaş sınırını bir kenara bırakırsak karakterler kesinlikle sığ değiller. 
Ben Jess'e de Alistair'e da bayıldım. Sadece onlarla kalsa iyi Hester ve Michael de en az onlar kadar ilgi çekici.

Kocasının ölümünün ardından geçen bir yıl Jess'e kaldığı yerden devam etmesini hatırlatan bir süreç olur. Genç kadın yeni bir başlangıç yapmak için eşinin miras bıraktığı çiftliğe denizaşırı bir ziyaret gerçekleştirir. Yolculuğa başlar başlamaz onu bir sürpriz beklemektedir: Yedi yıl öncesinde, düğün günü zihnine yer etmiş Alistair... Genç adamın refakati Jess'e yepyeni bir başlangıç sunmakla kalmaz, kendini de keşfettiği kışkırtıcı bir serüvene dönüşür.

Bu yolculuk Alistair için de kaçırılmayacak bir fırsat olur. İlk gençlik günlerinden beri benliğine yer etmiş kadınla arzu ettiği yakınlığı kurmasına vesile olur. İkilinin tutkuyla başlayan yakınlıkları, birbirlerini ve kendilerini yakından tanımalarını sağlar. 

Alistair ailesinin dördüncü erkek çocuğu... Bu konum genç adam için çocukluğundan beri fazlasıyla dezavantaja dönüşmüş durumda. Ama kaderin bu konuda Alistair'a sürprizleri oluyor elbette :)
Jess'e gelince... Fazlasıyla kontrollü bir genç kadın Jess. Babasının yıllarca süren şiddet içerikli disiplini onu öyle bir kalıba sokmuş ki benimsediği o kalıbın kendisini ne kadar yansıttığını o bile bilmiyor. Bu açıdan Alistair onun kendisini keşfetmesine fazlasıyla yardımcı oluyor.  

Diğer yandan Hester'i günden güne tüketen evliliği... Genç kadının gözlerinin önünde eriyişinin Michael'i kahredişi de ayrı bir serüven okuyucu için. Ne yalan söyleyeyim ben bu ikiliyi daha çok sevdim.

Çocukluklarında babalarından gördükleri şiddet Jess'in de Hester'in de ruhlarında onarılmayacak yaralar açmış. Hester eş seçiminde Jess kadar şanslı bir kadın değil maalesef. Jess'in ölen eşi ne kadar nazik ve saygılıysa Hester'in eşi bir o kadar şiddet eğilimli bir adam. Eşinden gördüğü şiddet Hester'in günden güne daha melankolik ve hüzünlü bir kadına dönüşmesine neden oluyor. Ondaki bu değişimi fark eden sadece kız kardeşi Jess değil, Michael de. Genç adam, ilk gençlik günlerinden beri Hester'e aşık... Aşkının imkansızlığının da fazlasıyla farkında.
Ama kitabın sonu bu ikili için sürpriz bir şekilde bitiyor.

Çeviriyi gayet başarılı bulduğumu söylemeden geçemeyeceğim. Yayınevine tek eleştirim kitap kapağı konusunda. Ben orjinal kapakların muhafaza edilmesi taraftarıyım. Bence orjinal kapağı kullansalarmış daha iyi olurmuş.



Benim bu kitaba puanım 8...

Eğer bu tarza ilgi duyuyorsanız okumanızı tavsiye ederim :)



1 yorum :

  1. sylvia day denen hatunu severken öldürürüm :D mıncıra mıncıra :D keza crossfire serisine asık oldum biliyorsun :D
    emme ve lakin
    bu kitaptan tiksindim :D
    kitap değil türden tiksindim daha çok :D
    Atatürk'ün aşk hayatını bile okuyamamış bir insan olarak bu kitaptan sonra emin oldum
    tarihi bol sevişmeli aşk serisi bana göre değil :D
    sarmıyor kızım beni :D
    baygınlık geçiriyorum sonra ahahah :D
    10 uzerinden 2 o da sylvia'ya olan saygımdan :D
    xoxoxo

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
BLOG DESIGN BY BİR OTAKUNUN DÜNYASI