Açlık Oyunları Serisi - Suzanne Collins || Kitap Yorumu


Uzun zamandır yoktum; ama bir önceki yazımda da dediğim gibi boş durmadım :)
İlk yorum-inceleme karışımım bu seriye olsun. Gerçi pek çoğunuz okumuşsunuzdur ama okumayanlar için başlıyorum.

SERİ ADI: Açlık Oyunları
YAZARI: Suzanne Collins

İLK KİTAP: Açlık Oyunları
Orijinal İsmi: The Hunger Games
Çevirmen: Sevinç Tezcan Yanar
Ülke: ABD
Özgün Dili: İngilizce
Türü: Macera, Bilim Kurgu
Ana Dilde Basım Tarihi: 14 Eylül 2008
Sayfa Sayısı: 384
Yayınevi: Pegasus Yayınları


İKİNCİ KİTAP: Ateşi Yakalamak
Orijinal İsmi: Catching Fire
Çevirmen: Sevinç Tezcan Yanar
Ülke: ABD
Özgün Dili: İngilizce
Türü: Macera, Bilim Kurgu
Ana Dilde Basım Tarihi: 1 Eylül 2009
Sayfa Sayısı: 408
Yayınevi: Pegasus Yayınları


ÜÇÜNCÜ KİTAP: Alaycı Kuş
Orijinal İsmi: Mockingjay
Çevirmen: Sevinç Tezcan Yanar
Ülke: ABD
Özgün Dili: İngilizce
Türü: Macera, Bilim Kurgu
Ana Dilde Basım Tarihi: 24 Ağustos 2010
Sayfa Sayısı: 416
Yayınevi: Pegasus Yayınları


Bu serinin adını o kadar çok duymuştum ki... Ama bir türlü elime alıp da okuyamamıştım. Pek çoğunuza böyle mi oluyor bilmiyorum ama sınav haftalarımda ben okuma aşkıyla dolup taşarım. Bu kitaplar da öyle bir zamanıma denk geldi. Bilim Kurgu türünü sevenler için zaten kitabın akıp gittiğini söylememe gerek yok. İşin içine macera da katılınca tadından yenmiyor doğrusu :)

Birinci kitapta 12. Mıntıka ve Capitol'le tanışıyorsunuz. Panem halkı hakkında, Açlık Oyunları'nın nasıl ortaya çıktığıyla ilgili bilgiler ediniyorsunuz. Yazar geleceğin belirli olmayan bir zamanından söz ediyor. Çıkan savaşlar ve isyanlar sonucunda geriye kalan 12 Mıntıka ve bu mıntıkaları yöneten Capitol...

Mıntıkalarda süren bir sefalet var. İnsanlar neredeyse yiyecek ekmek bulamıyorlar. Her ne kadar çağın ilerisinde bir teknolojiden bahsediliyor olsa da bu teknoloji yalnızca başkent Capitol'dekilere ait bir lüks. 
Her sene Toplama Günü adı verdikleri bir günde her mıntıkadan kurayla 12-18 yaş arası çocuklardan bir erkek bir de kız çocuğu seçilerek başkentte düzenlenen Açlık Oyunları'na gönderiliyor. Açlık Oyunları denen ölümüne girişilen bir mücadele... 24 çocuğun yalnızca bir tanesi hayatta kalıyor.

O sene kızların kurasından Prim Everdeen çekiliyor. Prim 12 yaşında bir çocuk ve kuraya ilk defa ismi yazılıyor. Ablası Katniss onun yerine gönüllü olup açlık Oyunları'na katılıyor. Mıntıkalarından erkek haraç Peeta Mellark ile birlikte... Gerisini okuyup siz öğrenin :) zaten kitap buradan sonra başlıyor bence :)

İkinci kitapta Açlık Oyunları'nın galiplerinin Panem halkını etkileyerek, isyan çıkma potansiyeli çıkarmaları üzerinde duruluyor. Başkan Snow bu kargaşa ortamını bastırabilmek için yeni bir oyun düzenliyor: Çeyrek Asır Oyunları. O güne kadarki galiplerin arasında düzenlenecek yeni bir oyun... Böylece ne olduğunu anlamadan Katniss kendini yeniden arenada buluyor...

Üçüncü Kitap ise Katniss'in Alaycı Kuş'a dönüşüp, isyanın yüzü olmasını konu alıyor. Capitol'le girişilen savaş halka ve Katniss'e zannettiklerinden daha fazlasına mal oluyor...

Bu seri süre gelen savaşlar ve savaşların etkileri üzerine değişik bir bakış açısı sunuyor aslında. Zaten yazar da kitapları yazarken Irak Savaşı ve günümüz reality şovlarından ilham aldığını söylüyor. Savaşın insanları neye dönüştürdüğüne, söz konusu kendi hayatınız ise nereye kadar gidebileceğinize ışık tutan güzel bir seriydi. Bundan sonrası SPOİLER içerir :)

Katniss on altı yaşından çok daha olgun bir genç kızdı üç kitap boyunca da. Zor seçimler yapmak zorunda kaldı, ama mücadeleden hiç kaçınmadı. Onun gönül ilişkileri konusunda arada kalışları bir parça sıkıcı olsa da sonunda Peeta'ı seçeceğini tahmin etmemiştim doğrusu. Bana hep Gale'e daha yakın gibi gelmişti. Mücadeleci yanları çok daha benzerdi o ikisinin. Peeta daha duygusal, daha fedakar biriydi ve hepimiz biliriz ki böyle tipler ne yazık ki genelde kaybederler... Ama yazar beni şaşırttı. Özellikler Alaycı Kuş'un son 100 sayfasında... Alaycı Kuş'da Gale'in dönüştüğü adamı sevmedim ben. bu yüzden de Katniss'i neden onu seçmediği konusunda suçlayamıyorum. 

Velhasıl-ı kelam bu seriyi okumadıysanız okuyun derim ben :) 
İlk kitaba puanım 9, ikincisine 8 ve üçüncüsüne 10...


Veee veda etmeden önce Açlık Oyunları'nın filmiyle alakalı da birkaç şey söyleyeyim :)
Genellikle okuduğum kitapların filmlerini beğenemiyorum ben. Bunda da öyle oldu...
Filmi yetersiz buldum. Pek çok detay atlanmıştı... Peeta ile Katniss arasındaki ilişki yüzeysel tutulmuştu.
Oyuncu seçimleri de ayrıca ben de bir parça hüsrana neden oldu. Özellikle Peeta konusunda... 



Neyse efendim lafı çok uzattım farkındayım :)
Keyifli okumalar sizlere :)



6 yorum :

  1. Ben ilk kitabi okudum ve sonra biraktim.Fazla heyecanliydi .Seriyi neden bitrmedigimi bende bilmiyorum .Filme gelirsek oyuncu secimini bende begenmedim .ve ewet hic bir film kitabin verdigi o tadi etkiyi vermiyor
    ~Alya

    YanıtlaSil
  2. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  3. bence devam et seriye. Özellikle son kitap muhteşem canım :)

    YanıtlaSil
  4. Fazla heyecanliydi kalbim dayanmadii ve bir de e book olarak okuyunca bayagi kötü oluyor :-)

    YanıtlaSil
  5. Her zamanki gibi güzel bir yazı teşekkür ederim

    Açlık Oyunları Serisini yeni bitirdim,

    1. Kitap Açlık Oyunları’nın 2 ve 3 e göre daha iyi olduğunu söylemeliyim, oyunlar daha heyecanlı, duygular daha yoğundu..

    2. Kitap Ateşi yakalamak biraz ağır geldi bana, tekrar Capitol’ e döndükleri kısımdan itibaren güzeldi sonunu ise iyi bağlamışlardı 3. kitabı merak etmek açısından : )

    3. Kitap Alaycı Kuş’ un ilk yarısı yine ağır tempoda geçiyor , Capitol saldırısında biraz heyecan katılmıştı

    Kitapta sevdiğim karakterlerden biri Katniss’in stilisti Cinna idi, tasarladığı kıyafetlerle aslında çok şey söylüyordu Capitol’ ün başındakilere, bir keresinde şöyle demişti “ Ben Duygularımı Her Zaman İşime Kanalize Ederim” En son tasarladığı kıyafeti ile öylede yaptı..

    Peeta harikaydı sürekli Katniss’i korumaya çalışmasına bayıldım ilk başlarda duygularından bende şüphelenmiştim öyle bir durumda insan emin olamıyor, oyun içinde oyun durumu : )

    Gale karakterine pek ısınamadım Katniss’ le olan ilişkilerinde en büyük hatası her şeye geç kalmış olmasıydı : )

    Katniss karakterinden nefret ettim, kıvrak zekasına diyecek bir şeyim yok ama geri kalan her şeyi beni delirtti : ) özellikle Gale ve Peeta arasında gidip gelmesi , neredeyse ikinizide alayım diyecekti : )

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Katniss'i sevmediysen sen bir de The Sellection serisine başla:) Orada bir America var ki aynı uyuzluk inan :D
      Peeta benim de favorimdi; hani böyle tipler genelde kaybeder. Kız gider diğer adamı seçer falan.. Allah'tan burada öyle olmadı. Ama bence adam KAtniss'den daha iyisini hakediyordu :D

      Cinna'ya da yazık oldu :( Ama inandıkları uğruna savaştı sonuçta...
      Distopya olarak düşünüldüğünde güzel bir seriydi bence de; ama dediğin gibi 2. ve 3. kitaplarda temponun yavaşladığı yerler vardı.

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
BLOG DESIGN BY BİR OTAKUNUN DÜNYASI