Melekler Zamanı-Fatma Erdek || Kitap Yorumu

KİTAP ADI: Melekler Zamanı
YAZARI: Fatma Erdek
YAYINEVİ: Papillon Yayınevi
SAYFA SAYISI: 725
TÜRÜ: Aşk-Macera
1. BASKI: Ocak, 2012




Uzun zamandır yorumlamak için bu denli sabırsızlandığım bir kitap olmuş muydu emin değilim.
Dolu dolu bir 725 sayfa okudum, olsa bir o kadar daha okurdum.
Lezzeti damağımda kaldı ve bu kitap benim favori listemde en üst sıralarda bir yer buldu kendine.
Kitabı ekimde almıştım ve o tarihten beri de bakışıp duruyoruz. Bir türlü elime alıp da okumaya başlamamıştım nedense. Meğer hissedeceğim çelişkiyi en başından biliyormuşum :) 
İlk defa bir kitabı bitirmek istemedim... Hem karakterlerin neler yaşayacağını merak ettim, hem de sayfalar bitmesin istedim. Ama her güzel şeyin bir sonu var nihayetinde...

Ben öncelikle yazardan bahsetmek istiyorum sizlere.
Yazarı 'Başarılı' diye geçiştirmek haksızlık olur inanın. Fatma Hanım çok daha fazlası bence...
Karakterleri öyle net oluşturmuş ki onları zihninizde ete kemiğe bürümek hiç zor değil. Kurgusu kesinlikle yavan değil.
Ve her şeyden önemlisi dili...
Yazarın tarzı sadelikten uzak; ama bu okumanızı zorlaştırmıyor. Aksine sayfalar akıp gidiyor. Cümleler itinayla işlenmiş nakışlara benziyor. Satır aralarında kendinizi buluyorsunuz. Duyguları öyle bir anlatmış ki her birini ta yüreğinizde hissediyorsunuz.
Yazar da tıpkı kitap gibi favorilerim arasındaki yerini aldı.

Hikaye forumlarında fazlasıyla gezinen biri olarak adını duymuştum Fatma Hanım'ın, o forumlarda tanınan ismiyle Lodoslar Kenti... 
Basılmamış dört romanı daha var kendilerinin. Melekler Zamanı basılan ilk kitabı...
İlk olmasına rağmen acemilikten çok uzak, son dereceli başarılı bir kitap.

Konusunu merak edenler için arka kapaktan birkaç satır paylaşayım:

Yusuf ve Yesra. İki kardeş. Tek can. Ve onları ayıran babaları. Küçük Yusuf'u tarikatın emrine gönderirken, gencecik Yesra'yı yaşlı tarikat liderine eş olarak verir. Sonra...
Sonrası mücadeleci Yusuf'un tarikattan kaçışı, Barlas oluşu. Hayatı keşfi. Mucizelerin ona getirdiği hayatın melekleri Nesil ve Ekin.

İnanın bana kitap bu yazılanlar kadar değil... Okursanız eğer ne demek istediğimi anlayacaksınız. Ben o kadar etkilendim ki... Boğazıma bir şeylerin gelip takılmasına mani olamadım. Barlas'ın o yalnızlığı, kimsesizliği öyle dokundu ki bana.

Sadece o da değil... Nevhis, Vural Kaptan, Larisa, Cemil...
İlmek ilmek işlenmiş yan karakterlerin hepsi de ayrı ayrı dokunuyor insanın yüreğine.
Ama en çok Yusuf'la Yesra'nın o el değmemiş kardeş sevgisi.
O öyle bir anlatılmış ki satırlarda, okuyan da en az onlar kadar hissediyor özlemi yüreğinde.

Bir de kitapların olmazsa olmazı aşk var elbette. Barlas'la Nesil'in aşkları...
Barlas'ın sevdası bile bir başkaydı. 
Ucuz değildi, yüzeysel hiç değildi...
Aşkı bilmeyen bir yüreğin aşla tanışıklığını okuyorsunuz o 725 sayfada.

Velhasıl-ı kelam ben ne yazsam, ne söylesem az gelecek. Yetmeyecek...
İyisi mi siz bu kitabı okuyun. Okuyun ve ne demek istediğimi kendiniz görün...

Bu kitaba utanarak 10 üzerinden 10 veriyorum. Keşke daha fazlasını vermem mümkün olsaydı...
Keyifli okumalarınız olsun :)

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
BLOG DESIGN BY BİR OTAKUNUN DÜNYASI