Gabriel'in Cehennemi-Sylvain Reynard || Kitap Yorumu



Kitabın tanıtımında "grinin elli tonu'nun yazarı rekabete hazırlan" diyor... Sanırım yayınevi bunu bir pazarlama hilesi olarak kullanmak istedi, zira kitabın karşılaştırma yapılan seriyle pek de ilgisi yok. İyiki de yok...

Şunu söyleyebilirim ki bu çok daha edebi, çok daha kaliteli bir eserdi. Hatta edebi açıdan ağır bile sayılabilir. Yazar pek çok klasikten alıntı yapmış... Klasik sevmeyen biri olarak bu yönde kendimi eksik hissettim. Alıntı yapılan, ilişki kurulan edebi karakterlerin bir kısmını bilmeyişim okuduğum bölümleri bir parça havada bıraktı. bu eksiklerimi tamamlar tamamlamaz kitabı tekrar okuyacağım...

Erkek karakterimiz Profesör Gabriel Emerson Toronto Üniversitesi'nde Dante Uzmanı... Kitap başından sonuna kadar Dante ve Beatrice'e atıflarla dolu. Profesör son derece kibirli, soğuk, kendini beğenmiş ve bencil bir adam; ya da sadece dışarıdan görünen kısmı öyle. Zira karakterimizin geçmişi sırlarla, ruhu ise yaralarla dolu. Kendini günahkar olarak tanımlıyor ve hatalarının affının olmadığına inanıyor... Bayan karakterimiz Julianna Mitchell ise profesörün lisansüstü sınıfında öğrenci. O da kendine güvensiz, sessiz, ürkek bir tip... Kahramanlarımızın ilk tanışıklıkları pek de hoş değil aslında, Julia profesörün gazabına uğruyor zira... Ama Julia'nın bildiği Gabriel'inse unuttuğu bir detay var: Onlar daha önceden tanışmışlardı...

Daha evvelki tanışıklıklarının detayına fazla inmek istemiyorum, okumak isterseniz kendiniz keşfedin... Ama sırf bu yüzden bile ikili arasında aşk yüzeysellikten uzak. Grinin Elli Tonuna yapılan atıfı sırf bu yüzden bile anlamsız bulabilirsiniz, buradaki aşk çok daha yoğun hissediliyor. Romanın yetişkin okurlar için kategorilendirilmiş olmasına rağmen bu tür içeriğin çok çok az olduğu konusunda güvence verebilirim. 

Julia ve Gabriel'in birşeylere başlamak için aşmaları gereken sorunları var, en azından bu sırlarını birbirleriyle paylaşmak zorundalar...
Bu tür kitapları şu açıdan seviyorum; karakterlerin ruh analizini adım adım okumak güzel oluyor. 
Gabriel'in geçmişiyle yüzleşmesi sancılı bir süreç, ben kendi adıma üzüldüm onun için...

Ama belirtmeden edemeyeceğim bir şey daha var bu kitapla ilgili, o da çevirmenin yeteneksizliği... Bir kitap ancak bu denli baltalanabilirmiş, çevirmene rağmen sevdim kitabı o kadar diyeyim. Özenle ve oldukça gereksiz bir çabayla eski kelimeler kullanmış sevgili çevirmenimiz, halbuki daha güncel kelimelerle daha akıcı bir çeviri yapabilirmiş. Pek çok yerde çevirmen notu olmalıydı bence, edebi eserlerden alıntılar konusunda hele ki... Ama ben o açıklamaları göremedim. Bir de üstüne çok komik bir sansürü vardı çevirmenimizin: ditmek! Bu sözcüğü ilk kez duymamın komedisinin yanında, kullanımı da gereksiz gibi geldi bana. Bir sürü küfürü çevirirken sansür uygulamazken neden bu kadar komik bir kelimeyi kullanmayı yeğledi kendileri sormak lazım...

Okumanızı tavsiye ederim, tek eksik yanı çeviriydi...
Kitap 5 üzerinden 4 alır benden:)



2 yorum :

  1. Kitapları çok beğenmedim açıkçası, 1. kitabın en başında Gabriel’in kendisi ile tanışmadan gözyaşları ile tanışma kısmına sinir oldum :) erkeğin ağlaması bir kadını derinden etkiler kabul ama keşke daha ileriki sayfalarda yapsalardı iyi olurdu : )

    Gabriel zengin bir adam ama yinede cimri gibi geldi bana : )) çanta ve bazı şeyler alması için kardeşiyle konuştuğu bölümlerde ortaya rakam konmasını sevmedim paranın sözü olsun ama rakam ortalarda dolaşmasın bence hoş olmuyor : )

    Sevmediğim yerlerden biride birlikte geçirdikleri ilk gecelerinin anlatıldığı bölümdü, arkadaş uzattıkça uzattı, artık bayılma noktasına gelmiştim, belkide iki karakterden de hoşlanmadığım için sayfalar bitmek bilmedi benim için : )

    Şahsen bir Christian Grey hayranı olarak, vanilya'nın bu kadar sayfalar dolusu uzatılması taraftarı değilim üstelikte fifty shades taki gibi eğlendirici unsurlar yoksa : ))

    Üçüncü kitap henüz çevrilmedi sanırım hoş yazar üçüncü kitaba neden gerek duymuş onu da anlamadım ikinci kitapta her şey bitirdi zaten, en azından bana öyle geldi ..

    Bu tarz Yetişkin ve Cinseliğin ön planda olduğu romanlarda Christian Grey ve Gideon Cross karakterlerinin üzerine kimseyi tanımam :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hahahhh :D Tamam ben senin Christian ve Gideon hayranlığından iyice emin oldum :D Şu noktada da hak veriyorum Gabriel soğuk nevalenin tekiydi :D Ama canım şu noktada kitabın hakkını ver; ne Elli Ton Serisi ne de Crossfire Serisi kadar cinsellik yoktu bu kitapta. Bir tek sonunda senin bahsettiğin şu uzatmış da uzatmış dediğin bölüm vardı, ki o noktada haklısın. Bence ona bile gerek yokmuş.

      Bu kitabın senin bahsettiğin kadar sıkıcı olmasının nedeni kesinlikle çevirmen bence. Çevirisi berbat iki kitabın da, üstelik ikinci kitabı okurken bana afakanlar bastı. Özellikle o 'Nasıldı' soruları 'Ya yeter artık' dedirtti.
      Ama dediğim gibi bir ara(bu bir ara baya uzun bir zaman sonrası) kitapların ingilizcesini okumayı düşünüyorum. Bakalım çeviri konusunda haklı mıyım :D

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
BLOG DESIGN BY BİR OTAKUNUN DÜNYASI