Ya Da Biz Masal Olsak- Ezgi Durmuş || Kitap Yorumu

Kitabın Yazarı: Ezgi Durmuş
Yayınevi: Destek Yayınları
Kitap Türü: Çağdaş Türk Edebiyatı
Yayınlandığı Yıl: 2017
Sayfa Sayısı: 200
ARKA KAPAK
Dünyanın en şanslı kadını; hayatında, tıpkı hayran olduğu babasına benzeyen bir adam olan kadındır. Ve dünyanın en şanslı bir diğer kadını; olmayan babasının yerine koyabileceği kadar güvendiği ve sevildiği bir adama sahip olan kadındır.
Ben ikinci şanslı gruptandım.
Ve bir gün evlenirsem; kızının saçlarını okşarken ona kendi uydurduğu masalları anlatabileceğine emin olduğum bir adamla evlenmeye kararlıydım.
Çünkü masalsız ve babasız büyümek çok zor...
(Tanıtım Bülteninden)



Bir kitabı okumaya karar vermenizin pek çok sebebi olabilir. 
Benim sebeplerimin en başında merak gelir çoğu zaman. Eee, peki merakımızı ne tetikliyor bu kadar?
Tabi ki sosyal medya!
Ya Da Biz Masal olsak da o kadar yorum alan, o kadar paylaşılan bir kitaptı ki, aldığı övgülerden sonra merak etmemek neredeyse imkansız. Tabi bunda yazarının tanınan bir bookstagram olmasının da etkisi büyük.

Çıktığı günden beri neredeyse her bookstagram hesabında karşımdaydı bu kitap ve her yorumda da fazlasıyla beğenildiği dile getiriliyordu. Eee, bir kere merak ettiyseniz, o kitabı okumadan rahat edemezsiniz. Ben de işte hemen bir sonraki kitap siparişime ekledim kitabı.

Neyse efendim, girizgah kısmını kısa kesmek gerekirse; kitap dün gece bitti. Son elli sayfasında kurguyla ilgili beni şaşırtmayı başararak bitti üstelik.
Kitaba başladığınız andan itibaren Nehir'le bağ kurduğunuzu hissettiğiniz pek çok an oluyor. Bunda kitabın karakter bakış açısıyla yazılmasının etkisi büyük elbette. Söylemeden geçemeyeceğim, kitapta herkesin kendinden bir şeyler bulacağı cümleler var. Yani sırf o cümleler için bile kitabı başarılı bulmak mümkün. 

Sayfaları Nehir'in 'acı'sına sebep olan şeyi öğrenme merakıyla çeviriyorsunuz. Ve tabii bir de Hakan var ki... Ne olacak bu çocukların sonu demeden edemiyorsunuz.
Kitabın son 50 sayfasında da sizi şaşırtan bir sürprizle olayların akışı bir parça değişiyor ve kitap bitiveriyor. Spoiler vermeden ancak bu kadar bahsedilebilir :)

Gelelim benim kitap hakkındaki fikrime. Genel itibariyle beğendim kitabı, ama ne yalan söyleyeyim okuduğum bookstagram yorumlarından sonra beklentim yükselmişti ve hal böyle olunca kitap tam olarak tatmin etmedi beni.
Bir de kitap içinde italik yazılmış cümleler vardı ki, nedense battılar bana. Evet, çok hoş cümlelerdi ama keşke bıraksalardı da okur kendisi satır altı çizecek cümleleri ayırsaydı. Tabii bu benim düşüncem, siz bu durumdan hoşlanabilirsiniz :)

Benim kitaba puanım 7 :)
Keyifli okumalarınız olsun...

Huzursuzluk-Zülfü Livaneli || Kitap Yorumu

Kitabın Yazarı: Zülfü Livaneli
Yayınevi: Doğan Kitap
Kitap Türü: Çağdaş Türk Edebiyatı
Yayınlandığı Yıl: 2017
Sayfa Sayısı: 160
ARKA KAPAK
Merhamet zulmün merhemi olamaz!
İstanbul’un kargaşası içinde sıradan bir yaşam süren İbrahim, çocukluk arkadaşı Hüseyin’in ölüm haberi üzerine doğduğu kadim kent Mardin’e gider. Onun, önce sevdaya sonra ölüme yazılmış, Mardin’de başlayıp Amerika’da sona ermiş hayatını araştırmaya koyulur. Böylece âdeta bir girdabın içine çekilir, tutkuyla ve hırsla gizemli bir kadının peşine düşer.
Harese nedir, bilir misin? Develerin çölde çok sevdiği bir diken var. Deve dikeni yedikçe ağzı kanar. Tuzlu kanın tadı dikeninkiyle karışınca bu, devenin daha çok hoşuna gider. Kanadıkça yer, bir türlü kendi kanına doyamaz… Ortadoğu’nun âdeti budur, tarih boyunca birbirini öldürür ama aslında kendini öldürdüğünü anlamaz. Kendi kanının tadından sarhoş olur.
Mardinli Hüseyin ile IŞİD zulmünü misliyle yaşamış Ezidi kızı Meleknaz’ın ve kelamın çocuklarının hikâyesi... Livaneli okuru, sevda ile acının iç içe geçtiği bir Ortadoğu gerçeğiyle buluşturuyor.
(Tanıtım Bülteninden)



Nihayet!!
Kitap okumak için vakit yaratmak zorunda kalacağım günler olacağını duysam inanmazdım bundan birkaç yıl önce. Ama ne yazık ki tam da bu dramı yaşıyorum! Bu dramı, içimi dökerek uzun uzun yazmak isterdim ama kafanızı şişirmemek en iyisi :)

Neyse... Geleyim kitaba.
Su gibi akan, kendini merakla okutan bir Livaneli kitabı Huzursuzluk. Hüseyin'i kim, nasıl öldürdü? Meleknaz şimdi nerede? Bu zavallı kızın başına ne gelmiş?
Bu soruları kılavuz edinip okuyorsunuz. Hem de merakla.
Kitabın en büyük bilinmezi Meleknaz... Ha, son sayfayı kapadığınızda bu gizem hâlâ tam manasıyla açıklanmamış oluyor ya neyse!

Haberleri ve gündemi takip edenler için İŞİD belası ve Ezidilere yapılan zulümleri -sözde- biliyoruz. En azından az da olsa fikrimiz var. Bu kitap tam da o kızlara parmak basmış. Parmak basmış basmasına da öyle yüzeysel öyle derine inmeden öyle sığ şekilde yapmış ki kitabın son sayfasını kapattığınızda bu kadar mı, diyorsunuz.
Meleknaz acıdan dilsiz kesiliyor anlıyorsunuz da, onu biraz daha okumak istiyorsunuz. O acıyı bir parça daha deşebilmek... Mümkün olmuyor.
Keşke dedim kitabı kapattığımda, bu kitap Meleknaz'ın ağzından anlatılsaydı. Keza herkes bir şeyler anlatıyor, bir o dilsiz.
Zamane insanının, metropole ve plazalara sıkışıp kalışını daha az okusaydım da Ortadoğu'nun kadına zulmü daha fazla yer bulsaydı keşke diyorsunuz.

Adı gibi bir HUZURSUZLUKla kapatıyorsunuz kitabı.
Bir de ne çok harase dikeniyle imtihan edildiğinizi sorguluyorsunuz.
160 sayfa, minik, acılı bir mola...


BEN GELDİM!


Uzun zaman olmuş...
Ne oldu da buraya yazmayı bıraktım, inanın size bir sürü şey sıralayabilir ama tam olarak sebebi söyleyemem. Hayat koşuşturması deyin adına, kendinden bile kaçma deyin... Size kalmış işte ne söylerseniz söyleyin.
Neticede, tilkinin dönüp dolaşıp geleceği yer yine kürkçü dükkanıymış. Ben de kürkçü dükkanıma döndüm.
Hani uzun zaman dediysem lafta da değil. 2015 Mayıs'ından beri uğramamışım buraya. Dile kolay neredeyse iki sene olacak. Oysa, blogu takip ettiyseniz veya birkaç posta denk geldiyseniz burayı ve yazmayı ne kadar sevdiğimi de fark etmişsinizdir!
Peki ben bu iki senede ne yaptım dersiniz?
Ruhumun göçebeliğini kanıtlarcasına başka bir şehre taşındım. İşimi, ailemi, tanıdığım kim varsa neredeyse hepsini Ankara'da bırakıp İstanbul'un yolunu tuttum, pek çok hayalperest gibi.
Sonra mesleğimin cilvesi bir işe girdim, asansör tepelerinde gezdim bir süre. Sonra o işi beğenmedim, bir zamandır freelance sürdürdüğüm editörlüğü ofis ortamına taşıdım. 
Tam zamanlı olarak bir yayınevinde işe başladım. 
Gece gündüz çalıştım, o kitap fuarı senin bu kitap fuarı benim gezdim.
Bir süre sadece editörlüğünü yaptığım kitapları okudum. Hatta bu kısıtlanmışlıktan bir süre sonra gına gelmeye başladı.
Sonra efendime söyleyeyim, o yoğun tempoya bir aşk sığdırdım. Bir nişan, bir nikah, bir düğün... Tabi bu merasimlerin her birini itinayla fuar aralarına serpiştirdim. Neticesinde evlendim!
Bir ben eksiktim, farkındayım. Başın göğe erdi mi, diye soracak olursanız; erdi efendim :)
Neticede bir de baktım, oooo hayat beni takmış peşine, bir şeylerin akışına yetişememeye başlamışım.
Soluğu burada aldım yine. 
Umarım ara ara yazmayı başarırım.
Kitap okumak hayatının neresinde kaldı derseniz, zorlansam da artık kendime okuma zamanları ayırmayı başardım. Arada o kitapları da paylaşırız belki.
Belki ben hızımı alamam ve elim değmişken bir iki yorum da girerim.
Ne diyelim... Kısmet!
Velhasıl-ı kelam özlendiniz efenim...




Deniz Kızları ile Okuma Etkinlikleri || Ben O Değilim-Fatma Erdek || Kitap Yorumu


Kitabın Yazarı: Fatma Erdek
Yayınevi: Ephesus Yayınları
Kitap Türü: Günümüz Aşk
Yayınlandığı Yıl: 2015
Sayfa Sayısı: 544
ARKA KAPAK
Siz hiç, birbirine tıpatıp benzeyen ikizler gördünüz mü? İşte ben onlardan biriyim... Adım, Arın Soylu.
Genç, yakışıklı, güçlü ve mutlu bir erkeğin hayatı, bir anda nasıl altüst olur? Kolay… Bunun için, serseri ikizinizle, akıl almaz bir oyunun içine girmeniz yeterli. Sadece üç haftalığına, başka birinin hayatını yaşamaya cesaret ederseniz, beraberinde gelecek bütün sürprizlere de hazırlıklı olmalısınız. 
Ben de hazırlıklıydım. Ta ki onu görene kadar... Tuna'mı… Bal rengi saçları ve güneş gibi parlayan yüzüyle, birdenbire hayatımı kökünden değiştirmişti. O benim beklediğimdi, o benim geleceğimdi. Onu elde etmeme kimse engel olamazdı. Hiçbir şey beni durduramazdı. Durduramadı da… 
Başardım mı? Evet! Onu aşkıma inandırdım. Onu kendime âşık ettim. Peki ya sonra? Hiçbir yalan sonsuza dek sürmez, öyle değil mi? Bir gün, hiç ummadığım bir anda, yalanımla yüzleşmek zorunda kaldım. Artık 'Ben o değilim' desem de bir faydası yoktu. Tuna bana inanmıyordu. Ne yapacaktım şimdi? Vaz mı geçecektim hayatımın kadınından? Elbette hayır! Bedelini ödeyip, seni kazanacağım, Tuna cadısı! Her ne olursa olsun… 
(Tanıtım Bülteninden)
Ben geldimmmmm!!! Blogumu ihmal etmiş olduğumun utancıyla posta başladığımı çaktırmayın :) Tek tesellim dönüşümün çok çok çok çokkkkk güzel bir kitapla olması. Ki bu noktada sizlere hemen başlığa tekrar bakmayı öneriyorum. Evet evet, doğru okudunuz: Fatma Erdek kitabıyla geldim!

Sınır-Beyza Alkoç || Kitap Yorumu

Kitabın Yazarı: Beyza Alkoç

Yayınevi: Yakamoz Yayınları
Kitap Türü: Günümüz Aşk
Yayınlandığı Yıl: 2015
Sayfa Sayısı: 391
ARKA KAPAK

Hayatı hırslarından ve tutkularından ibaret olan bir adamın sınırları; engelleri olan genç bir kız tarafından aşılabilir mi? Peki, bu adam... Aşık olabilir mi? Tutku dolu satırlara hazır olun.
Bu hikâyedeki Mavi Kuş benim, sevgilim. Hareket edebiliyorum ama hiçbir yere gidemiyorum. Sen de benim kafesimsin. Senden giderken sana çarpıp yaralanacağım günü bekliyorum. Çünkü biliyorum, sen beni yaraladığında, işte ben ancak o gün özgür olacağım. Şimdi beni özgür bırak, istersen öldür, ama önce özgür bırak...
Herkese selamlar... Deniz Kızları olarak bu seferki konuğumuz Yakamoz Yayınları'ndan Sınır oldu. Son gün yorumu da benden geliyor...

Daktilo Sevdası

Herkese selamlar :)
Nasılsınız bakalım? Umarım keyifleriniz yerindedir.
Uzun zamandır, blogla verimle şekilde ilgilenemiyorum maalesef. Hazır vakit bulmuşken, birazcık çene çalmaya geldim.

Tutku Oyunları-Aleatha Romig || Kitap Yorumu ve Alıntılar

Kitabın Yazarı: Aleatha Romig
Orjinal Adı: Consequences
Seri Adı: Consequences #1
Çeviren: Gizem Yeşildal
Yayınevi: Arkadya Bitter
Kitap Türü: Yetişkin, Gerilim
Yayınlandığı Yıl: 2015
Sayfa Sayısı: 639
ARKA KAPAK
Aşk, günahlarla yoğrulmuş bir oyunu bozabilir mi?
Claire Nichols, kusursuz hayatların, büyülü masalların ardında en kötü kâbusların yaşanabileceğinden habersizdi. Ta ki onunla tanışana kadar; Anthony Rawlings. Zorba, acımasız, gözü kara. Fakat aynı zamanda da zengin, kibar, güçlü ve nefesleri kesecek kadar yakışıklı.
Parıltılı yaşamların gürültüsünden uzak, sıradan bir barmen olan Claire, onun tatlı tuzağına düştüğünde ise artık her şey için çok geçti. Nefretin bile çekici geldiği bu dünyada, tutku ve şehvet dolu bir oyunun en önemli parçasıydı artık.
Bu oyunun sınırları yok ama kuralları var. Hayatta kalmaksa ancak bu kurallarla mümkün.
Selamlar ve de güzel bir haftasonundan günaydınlar!!!
Umarım keyfi bol bir haftasonuna başlarsınız.
Malumunuz Deniz Kızları olarak bu sefer Arkadya Bitter'in yeni bebeği Tutku Oyunları'nı konuk ettik. Eğer hazırsanız kemerinizi bağlayın ve yoruma geçelim :)

Şeytan Tüyü-Julie James || Kitap Yorumu

Kitabın Yazarı: Julie James

Orjinal Adı: Something About You
Seri Adı: FBI/US Attorney #1
Çeviren: Süreyya Çalıkoğlu
Yayınevi: Ephesus Yayınları
Kitap Türü: Aşk, Romantik, Macera
Yayınlandığı Yıl: 2015
Sayfa Sayısı: 470
ARKA KAPAK
Kader iki azılı düşmanı birbirlerinin kollarına atarsa…
Savcı yardımcısı Cameron Lynde, Chicago'da gizli kaçamaklar yapan onlarca senatörün tuttuğu onlarca otel odasının arasından, vahşice bir sevişmenin tuhaf bir cinayetle sonuçlandığı 1308 numaralı odanın yanındakini seçer. Ve Illinois'deki, bu özel davada görevlendirilebilecek onlarca FBI ajanının arasından, Özel Ajan Jack Pallas görevlendirilir. Özel Ajan Jack Pallas yıllar önce, beceriksizliği yüzünden kariyerini mahvettiği gerekçesiyle, savcı yardımcısı Cameron Lynde'i ulusal televizyonda rezil eden Jack Pallas'ın ta kendisidir.
…elbette ortalık birbirine girer.
Cameron Lynde'le birlikte çalışmak mı? Şaka mı yapıyorlar? Jack bunun belki de, yıllar önce Cameron yüzünden Chicago'dan sürüldüğü ve nihayet bu yıl geri geldiği için, kötü bir hoş geldin şakası olduğunu umuyor. Fakat fena halde yanılıyor. 
"Julie James bir harika! Kendinizi sesli gülmekten alamayacak ve size ait bir FBI ajanınızın olmasını isteyeceksiniz!"
-New York Times'ın en çok satan yazarlarından Sandra Hill-
(Tanıtım Bülteni)
Selam millet ben geldim :) Hazır elim değmişken bugün birkaç yorum girmeye iyetlendim. Umarım başarabilirim :)
Son dönemde okuyup yorumlamaya fırsat bulamadığım kitaplardan ilki Ephesus Yayınları etiketiyle okurla buluşan Şeytan Tüyü...
Hemen yoruma geçelim:

Tutku Oyunları-Aleatha Romig || Kitap Tanıtımı

Kitap Adı: Tutku Oyunları 
Yazar Adı: Aleatha Romig
Orijinal Adı: Consequences
Yayınevi : Arkadya Bitter Yayınları
Türü: Yetişkin Aşk
Çeviren: Gizem Yeşildal
Sayfa Sayısı: 648 
Tanıtım Bülteni
Aşk, günahlarla yoğrulmuş bir oyunu bozabilir mi?

Claire Nichols, kusursuz hayatların, büyülü masalların ardında en kötü kâbusların yaşanabileceğinden habersizdi. Ta ki onunla tanışana kadar; Anthony Rawlings. Zorba, acımasız, gözü kara. Fakat aynı zamanda zengin, kibar, güçlü ve nefesleri kesecek kadar yakışıklı.

Parıltılı yaşamların gürültüsünden uzak, sıradan bir barmen olan Claire, onun tatlı tuzağına düştüğünde ise artık her şey için çok geçti. Nefretin bile çekici geldiği bu dünyada, tutku ve şehvet dolu bir oyunun en önemli parçasıydı artık.

Bu oyunun sınırları yok ama kuralları var. Hayatta kalmaksa ancak kurallarla mümkün.

“Kimse onun kurallarının sonuçlarından kaçamaz.”

Alfred A. Montapert
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
BLOG DESIGN BY BİR OTAKUNUN DÜNYASI